Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi最新文献

筛选
英文 中文
Dijital Çağın İnanç Problemi: İnanç Göçebeliği 数字呼叫信任问题:信任移动性
IF 0.1
Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi Pub Date : 2023-05-14 DOI: 10.35415/sirnakifd.1245524
Fikrullah Çakmak
{"title":"Dijital Çağın İnanç Problemi: İnanç Göçebeliği","authors":"Fikrullah Çakmak","doi":"10.35415/sirnakifd.1245524","DOIUrl":"https://doi.org/10.35415/sirnakifd.1245524","url":null,"abstract":"Bu makalede teknolojinin en yoğun şekilde hissedildiği dijital çağda dinden çıkma veya din değiştirme olarak ifade edilen inanç problemleri irdelenmektedir. Ayrıca söz konusu inanç problemlerinin altında yatan sebepler yorumlayıcı araştırma tekniği ile belirlenerek problemlerin dijitalleşme ile olan ilişkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Dijital çağ enformasyonun ve iletişimin web 1.0, web 2.0 ve web 3.0 teknolojileriyle birlikte insan hayatına yoğun bir şekilde girmesi olarak ifade edilebilir. Web 2.0 teknolojileri kullanıcılar arasındaki kolektif zekayı ifade ederken web 3.0 teknolojileri ise yapay zekanın insan yaşamına dahil olması olarak tanımlanmaktadır. Söz konusu teknolojiler bireylerin duygu, düşünce ve davranışlarında oluğu gibi inanç dünyalarında da etkili olmuştur. Yapılan araştırmalar modernleşme ile başlayan dinden çıkma ve din değiştirme hareketlerinin dijital çağda farklılaştığını ve ivme kazandığını göstermektedir. Bu durum inanç değişikliği hareketlerinin dijitalleşme kavramları üzerinden yeniden okunması zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. Dijitalleşmenin birey üzerindeki etkisi noktasında literatürde iletişim, psikoloji, sosyoloji ve ilahiyat temelli çalışmalar bulunmaktadır. Özellikle ilahiyat temelli yapılan çalışmalar modernleşme ve sekülerleşme üzerine yoğunlaşmıştır. Bu çalışmalarda sanayi devrimi ile başlayan modernizmin dini hayata etkisi üzerine yoğunlaşılmış ve dijitalleşme bu çalışmalarda bir alt başlık olarak düşünülmüştür. Yine inanç değişikliği hareketleri sekülerleşme üzerinden okunmuştur. Ancak modernleşme ile başlayan dini hayattaki problemler dijitalleşme ile farklı bir boyut kazanmıştır. İnanç hareketleri de burada önemli bir yer tutmaktadır. Dijitalleşme üzerine yapılan iletişim, sosyoloji ve psikoloji temelli çalışmalarda toplumu ve bireyi anlamak için dijitalin ortaya çıkardığı kavramlar kullanılmıştır. Benzer okumanın inanç hareketleri üzerinden de yapılması gerekir. Çünkü dijitalleşme sürecinde insan başlangıçta süje konumunda iken, zaman içerisinde hem süje hem de obje olarak konumlanmıştır. Böylece dijital, nesneleri ve insanlığın tamamına yakınını kendi kitlesi olarak belirlemiştir. Bundan dolayı dijital çağda inanç hareketlerinin daha iyi tanımlanması, altında yatan sebeplerinin daha iyi irdelenmesi için dijitalleşmenin oluşturduğu kavramlar üzerinden yeniden okunması gerekir. Bu noktada çalışmamızda söz konusu inanç temelli hareketler dijitalleşmenin oluşturduğu kavramlar üzerinden okunmuş ve bu hareketler “inanç göçebeliği” adı verilen yeni bir kavramla tanımlanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde dijitalleşmenin ne anlama geldiği, ne gibi kavramlar ürettiği üzerinde durulmuştur. Daha sonra dijitalleşme ile birlikte değişen veya yeni ortaya çıkan inanç problemi ele alınmıştır. Din değiştirme olarak ifade edilen söz konusu inanç problemi inanç göçebeliği olarak tanımlanmıştır. İnanç göçebeliğinin dijitalleşme ile ilişkisi üzerine durulmuş, dijitalin oluşturduğu göçebe davranışın inançta nası","PeriodicalId":33450,"journal":{"name":"Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2023-05-14","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"49290500","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Fiqh Measures and Sanctions Against Domestic Violence 《反家庭暴力措施与制裁》
IF 0.1
Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi Pub Date : 2023-05-10 DOI: 10.35415/sirnakifd.1234144
Adem Yeni̇doğan
{"title":"Fiqh Measures and Sanctions Against Domestic Violence","authors":"Adem Yeni̇doğan","doi":"10.35415/sirnakifd.1234144","DOIUrl":"https://doi.org/10.35415/sirnakifd.1234144","url":null,"abstract":"Fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik çeşitleriyle karşımıza çıkan kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılmasıyla ilgili modern toplumların çabaları dikkat çekmektedir. Tüm bu çabalara rağmen kültürel veya dinsel etkilerle problemin devam ettiği gözlemlenmektedir. Bu sebeple modern hukuk gibi fıkhın aile içi şiddeti önlemedeki önleyici tedbirleri ve mağdura verdiği hakların tespiti önemlidir. \u0000İslâm hukukunda eşlerin sorumluluklarına bakıldığında kadına yönelik her türlü şiddeti önleyici tedbirin alındığı söylenebilir. Eşlerin birbirlerini tanımalarının vesilesi olan nişanlılığın meşruiyeti ve evliliği bitirirken dahi eşlerin aralarında ihsanı unutmamaları tavsiyesi bu düzenlemelerin örneklerindendir. Esas itibariyle fıkhın bütün aile kuralları aile içi şiddete yönelik düzenleyici fonksiyonlar içermekteyse de bu çalışmada fonksiyonu itibariyle ön plana çıkan hükümler işlenmiştir. Bu bağlamda kocaya yüklenen nafaka sorumluluğunun ekonomik şiddeti; kocanın eşine hoş muamelede bulunması gerekliliğinin psikolojik ve fiziksel şiddeti; cinsel yetersizlik durumunda şahsın evlenmemesi gerekliliği kısmen cinsel şiddeti önleyici tedbir olarak sunulabilir. Bu tedbirlere rağmen erkeğin kadına yönelik şiddetin herhangi birini sergilemesi durumunda kadına hukukî haklar verilmiştir. Bu bağlamda kocanın iktidarsızlığı sebebiyle boşanmak için kadına mahkemeye başvurma hakkı verilmesi cinsel şiddetle karşılaşan kadının hukukî hakkı; kocanın nafaka yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle mahkemeye başvurma hakkının verilmesi ekonomik şiddetle karşılaşan kadının hukukî hakkı; Mâlikîlerin şiddetli geçimsizlik ve kötü muâmele sebebiyle kadının başvurusu üzerine hâkimin eşleri ayırmasının caizliği kanaatleri psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalan kadının hukukî hakkı olarak gösterilebilir. Mâlikîler haricinde klasik fıkıhta görülmeyen bu yaklaşıma Hukûk-ı Âile Kararnâmesi’nin 130. maddesinde yer verilmiştir. Esas itibariyle kocaya ait olan boşama hakkının kadına verilmesinin (tefvîzü’t-talâk) meşruiyeti ve kadının kendisini boşaması için kocasına bir bedel vermesi (muhâlea) de İslâm hukukunun aile içi şiddeti önleyici düzenlemelerindendir. \u0000Sonuç itibariyle tüm bu düzenlemelerden İslâm hukukunda kocanın eşine karşı şiddetin her çeşidinden uzak durması gerektiği, aksi takdirde kadına tanınan haklar sebebiyle kocanın hukukî yaptırımla karşılaşacağı anlaşılmaktadır. Bahse konu düzenlemelere bakıldığında İslâm hukukunun modern hukuklar gibi aile içi şiddeti önlemede gerekli yasal düzenlemeleri yaptığı görülmektedir.","PeriodicalId":33450,"journal":{"name":"Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2023-05-10","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"69798502","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Artificial Intelligence and Hadith 人工智能和圣训
IF 0.1
Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi Pub Date : 2023-05-06 DOI: 10.35415/sirnakifd.1240725
Furkan Cakir
{"title":"Artificial Intelligence and Hadith","authors":"Furkan Cakir","doi":"10.35415/sirnakifd.1240725","DOIUrl":"https://doi.org/10.35415/sirnakifd.1240725","url":null,"abstract":"İslâm kültür mirasının en önemli ögelerinden biri de âlimlerdir. İslâm âlimleri kendilerinden önceki birikimden istifade etmiş ve bunun yanında çağın sorunlarına yaşadıkları dönemden ileriye dönük projeksiyonlar sunmak suretiyle çözüm önerileri sunmuşlardır. Nitekim İslâm entelijansiyası bilhassa sosyal, kültürel ve siyasi kriz dönemlerinde çağın ufkunu aşan yorumlar serdederek İslâm medeniyetinin sürdürülebilirliğine katkı sağlamıştır. Modern dönem bilginleri ise kimileri tarafından bu kültürel kalkınma operasyonunda ürkek, çekingen ve pasif kaldıkları için tenkit edilmiştir. Ancak diğer taraftan modern dönem telakkileri geçmişten çok daha hızlı değişim ve dönüşüm gösterdiği için söz konusu sessizliğin fırtınanın habercisi olduğu yorumları da yapılmıştır. Modern dönemin İslâm düşünce tarihi dönemlendirme faaliyetlerinde bir taraftan “duraklama dönemi” diğer taraftan “arayış dönemi” şeklinde isimlendirilmesi de bu yorum farklılığının mahsulüdür. Bu doğrultuda modern dönem araştırmacılarının içinde bulundukları çağın gerçeklerini göz ardı etmeleri mümkün olmadığı gibi, tarih sahnesinin muhtemel senaryolarını da göz önünde tutarak ne ile karşı karşıya kalınacağı ve bunlarla nasıl bir ilişki kurulması gerektiği hususunda çaba sarf etmesi zaruridir. \u0000Başlangıçta Hz. Peygamber (s.a.v.)’in, ashâbının ve onları takip edenlerin söz, fiil ve takrirlerinin sıhhat değerlendirmeleriyle dolu olan hadis ilmi, sosyo-kültürel ve siyasi zeminin olgunlaşması sonucunda pek çok kavram, mesele, problematik, anlam ve yorumun beslediği literatürle zenginleşmiştir. Bunun son ürünü “akademik hadisçilik” olarak tanımlanan çalışma faaliyetleridir. Akademik hadis araştırmaları da klasik dönemde olduğu gibi yaşadığı çağın gerçeklerinden kopamamıştır. Bu kapsamda klasik dönem meselelerinin tetkik edildiği akademik araştırmaların yanında modern dönemde ortaya çıkan yeni durumlarla ilgili çalışmalar da yapılmıştır. \u0000Modern dönemde ortaya çıkan hususlardan biri de yapay zekâdır. Esasında yapay zekâ faaliyetleri 1940’lı yıllara dayanır. Ancak yapay zekâ yazılım algoritmalarının günden güne gelişmesiyle bu çalışmaların akademik faaliyetlere ne gibi faydaları ya da zararları olacağı da gündeme gelmeye başlamıştır. Zira kendisine yöneltilen sorulara salt arama motoru işleviyle değil, veri madenciliği yapmak suretiyle cevap veren dil modelleri geliştirilmiştir. Zikri geçen dil modellerinin yakın gelecekte akademik çalışmalar yapabilme gücüne kavuşması beklenmektedir. \u0000Bu mütevazi çalışmada bir yapay zekâ dil modeli olan ve OpenAI tarafından tasarlanan ChatGPT-3 (Generative Pre-trained Transformer-3) modelinin genelde sosyal bilimler, özelde ise akademik hadis araştırmalarına ne gibi katkı sağlayacağı örnek metinler üzerinden tetkik edilmiştir. Araştırmamızın girişinde yapay zekânın tarihi ve OpenAI şirketinin bir dil modeli olan ChatGPT-3 hakkında bilgi verilecektir. Yapay zekânın akademik araştırmalara katkı sağlamasının mümkün olup olmadığı ve özellikle ilahiyat araştırmalarına nas","PeriodicalId":33450,"journal":{"name":"Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2023-05-06","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"47985411","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Positioning Knowledge on the Realm of Ethics: Zagzebski’s Virtue Theory 知识在伦理领域的定位:扎格夫斯基的德性理论
IF 0.1
Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi Pub Date : 2023-05-06 DOI: 10.35415/sirnakifd.1248797
Tuba Nur Umut
{"title":"Positioning Knowledge on the Realm of Ethics: Zagzebski’s Virtue Theory","authors":"Tuba Nur Umut","doi":"10.35415/sirnakifd.1248797","DOIUrl":"https://doi.org/10.35415/sirnakifd.1248797","url":null,"abstract":"Ahlak felsefesinin geçmişten bu yana en önemli kavramlarından olan erdem, epistemolojide de 1980 sonrasında gündeme alınmış, erdem epistemolojisi felsefî araştırmanın gelişen alanlarından biri haline gelmiştir. Erdem epistemolojisinde iki ana akım, güvenilirci yaklaşım ve mesuliyetçi yaklaşım öne çıkmaktadır. Bunlardan mesuliyetçi yaklaşımın önde gelen ismi Linda T. Zagzebski’dir (1946-). Teorik ahlak ile normatif epistemoloji arasında bir ilişki kuran Zagzebski, epistemik değerlendirmenin ahlakî bir değerlendirme türü olduğunu öne sürer. Bu çalışmada öncelikle Zagzebski’nin erdem epistemolojisi tartışmalarında nerede konumlandığı gösterilmektedir. Akabinde çalışma, Zagzebski’yi bilgi ile ahlak arasında bağ kurmaya iten sebepleri tespit etmekte, onun erdem teorisinde bu bağın nasıl kurulduğunu göstermeye çalışmaktadır. Bu çerçevede Zagzebski’nin entelektüel ve ahlakî erdemleri yakınlaştırma kaygısı, yani teorisinin arka planındaki saikler şu maddeler altında sunulmuştur: 1-Çağdaş felsefede empirik çalışmaların öne çıkmasıyla epistemolojinin normatif boyutunun ihmal edilmesi 2-Kadim düşünceden kopan modern felsefede ahlakın çerçevesinin daraltılması, 3-Epistemolojide mevcut yaklaşımların değer problemine açıklama sunmada yetersiz kalması, 4-Eylem temelli modern ahlak kuramlarının sorunlu yapılarının epistemolojideki teorilere yansıması, 5-İçselcilik ve dışsalcılık gibi epistemolojinin kendi iç tartışmalarında çıkmazların aşılamaması. Zagzebski söz konusu problemleri gözeterek alternatif bir erdem teorisi teklif etmektedir. Onun teklif ettiği erdem anlayışı, motivasyon ve güvenilir başarı unsurlarını ihtiva etmektedir. Zagzebski’nin motivasyon temelli erdem teorisi hem entelektüel erdemlere hem de ahlakî erdemlere ilişkin değerlendirme sunabilecek vüsattedir. Zagzebski, teorisi dahilinde etik ile epistemoloji arasındaki benzerlikleri ve ilişkileri göstermeye çalışır. Üstelik erdem teorisinin epistemolojide değer problemi, bilgi tanımı, Gettier meseleleri gibi problemlere çözüm sunduğunu, diğer teorilere göre avantajlarını ortaya koyar. Söz konusu yaklaşım Zagzebski nazarında ahlakî ve epistemik değerlendirme arasındaki keskin ayrımı anlamsızlaştırmaktadır. Bu itibarla o, ahlakın sahasını genişleterek entelektüel erdemlerin ahlaki erdemlerin bir türü olduğunu, normatif epistemolojinin etiğin bir alanı olduğunu savunur. Söz konusu teorik çerçevede ahlakta eylemlerin değerlendirilmesine paralel bir şekilde inançlar değerlendirilecektir. Ortaya koyduğu kaygılarla Zagzebski, çağdaş felsefeye ilişkin oldukça önemli sorunlara dikkat çekmiş, sorunları çözmeye yönelik teorisiyle de çok önemli bir teşebbüste bulunmuştur. Hususen Zagzebski’nin erdem teorisi erdemin neliğine dair detaylı açıklamalar sunması, motivasyon birleşeni ile yetinmeyip başarı unsuruna da dikkat çekmesi, entelektüel erdemler ve ahlakî erdemler arasındaki ilişkileri, yakınlığı göstermesi erdem teorisinin dikkate değer yönlerini oluşturur. Bununla birlikte Zagzebski’nin erdem teorisinin a","PeriodicalId":33450,"journal":{"name":"Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2023-05-06","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"69798783","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Analysis of the Opinions Regarding the Subject of the Sale Contract of the Undisclosed Goods in Shafi'i Sect 关于沙菲派未披露货物买卖合同主体的意见分析
IF 0.1
Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi Pub Date : 2023-05-04 DOI: 10.35415/sirnakifd.1249917
Mehmet Selim Aslan
{"title":"Analysis of the Opinions Regarding the Subject of the Sale Contract of the Undisclosed Goods in Shafi'i Sect","authors":"Mehmet Selim Aslan","doi":"10.35415/sirnakifd.1249917","DOIUrl":"https://doi.org/10.35415/sirnakifd.1249917","url":null,"abstract":"Akit meclisinde hazır bulunmayan veya hazır bulunduğu halde görülmeyen bir malın satış akdine konu yapılması Şâfiî fakihlerin tartıştığı meselelerden biridir. Bu konu aynı zamanda günümüz ticaret hayatını yakından ilgilendirdiği için güncelliğini koruyan bir meseledir. Şâfiîlere göre satış akdinin hukuken geçerli bir şekilde kurulması için mahallü’l-akd denilen akit konusunun mevcut, teslimi mümkün ve meşru olmasıyla birlikte “malûm” olması gerekmektedir. Onlara göre bu şartlardan birinin eksik olması durumunda akit bâtıl olur ve hiçbir hukuki netice doğurmaz. Yine onlara göre satılan malın tarafları aldanmaya ve nizaa sürüklemeyecek derecede “muayyen” olması gerekmektedir. Satış akdinde satılan malın akit meclisinde görülmesi veya akit yapılmadan önce görülmüş olması durumunda malum hale gelmektedir. İslam hukuku literatüründe satış akdi esnasında satılan malın akit meclisinde hazır bulunmaması veya hazır bulunmasına rağmen görülmemesi “gaibin satışı” adıyla ifade edilmektedir. Şâfiîlerin gaib malın alım satımı hakkındaki yorumlarından ve verdikleri örneklerden anlaşıldığına göre gaib mal, sözleşme sırasında akit meclisinde hazır bulunmayan veya bulunduğu halde taraflarca görülmeyen maldır. Şâfiîlerin kahir ekseriyeti, garar satışını yasaklayan hadisten hareketle akde konu olan malın akit kurulurken akit meclisinde hazır bulunması ve taraflarca görülmesi gerektiğini savunmaktadır. Zira onlara göre tarafların akit meclisinde hazır bulunan malları satış akdine konu yapmaları halinde belirsizlikten ve aldanmaktan korunmaları mümkün olmaktadır. Öte taraftan bazı Şâfiîler, akit meclisinde hazır bulunmayan bir malın satış akdine konu yapılmasını hem satıcı hem alıcı için caiz görmektedir. Şâfiîlerin bir kısmı da gaib malın satış akdine konu yapılmasının sadece alıcı için caiz olduğunu benimsemektedir. Gaib malın satış akdine konu yapılmasını caiz gören Şâfiî fukahâsı, gaib olan malın cinsi, nevi ve yeterli derecede ayırt edici özellikleri zikredilerek satılmasını uygun görmektedir. Bu fakihler, taraflara gaib malı gördükten sonra akdi feshetme imkânını vermektedir. Belirsizliğin tarafları aldanmaya ve çekişmeye sürükleyebileceği sebebiyle gaibin satılmasını caiz görmeyen Şâfiîlerin endişesi, taraflara akdi bozmaya yönelik muhayyerlik hakkının tanınmasıyla ortadan kalkmaktadır. Gaibin satışını caiz gören Şâfiîler alıcıya muhayyerlik hakkının tanınması sayesinde bu tür satımın garar içermeyeceğini belirtmiş ve konu hakkında olumsuz görüş sahiplerinin delil olarak gösterdikleri hadisin garar içeren, yani sonu belirsiz olan satış akitleriyle ilgili olduğunu söylemişlerdir. Gaibin satılmasıyla ilgili Şâfiîlerin bu tartışmaları, ticarî hayatın fazla gelişmediği, istenilen malın hemen elde edilemediği, iletişim ve ulaşım araçlarının bulunmadığı ve fabrikaların mevcut olmadığı bir zamanda söz konusu olmuştur. Günümüzde ise insanlar sadece malın etiketine bakarak veya satıcının beyanına dayanarak alışveriş yapmaktadır. Hatta akit konusunun sözleşme esnasında g","PeriodicalId":33450,"journal":{"name":"Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi","volume":"55 18 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2023-05-04","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"69798944","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Analysis of Narrations about Ṣalātal-Tasbīḥ and Evaluation of Fiqh Views 关于“塔萨布”的叙述分析与宗教观评价
IF 0.1
Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi Pub Date : 2023-05-04 DOI: 10.35415/sirnakifd.1229855
İsmail Yalçin
{"title":"Analysis of Narrations about Ṣalātal-Tasbīḥ and Evaluation of Fiqh Views","authors":"İsmail Yalçin","doi":"10.35415/sirnakifd.1229855","DOIUrl":"https://doi.org/10.35415/sirnakifd.1229855","url":null,"abstract":"Nâfile namazlar arasında ismi geçen tesbih namazı hakkında fıkıh literatüründe derin ihtilaflar bulunmaktadır. İhtilafların temel kaynağı tesbih namazı hakkındaki rivayetlerdir. Belli kişileri hedef alan rivayetlerde çok büyük mükâfat vaadiyle tarif edilen tesbih namazı, içinde her rekâtta önce on beş sonra onlu bloklar halinde yetmiş beş ve dört rekâtta toplam üç yüz tesbih cümlesi söylenen bir namazdır. Bu namazı Hz. Peygamber ve ashabından herhangi birinin kıldığına dair bir rivayet nakledilmemiştir. Rivayet kaynaklarında yer alan haberlere rağmen tesbih namazı ilk dönem fıkıh eserlerinde neredeyse hiç yer almazken sonraki eserlerin de birçoğunda zikredilmemiştir. Rivayetler hakkında hadis ve fıkıh eserlerinde yapılan değerlendirmelerde; tesbih namazı kılmanın çok faziletli olduğu, kılınmasında bir beis olmadığı ve kılınmasının bidat olduğu şeklinde başlıca üç eğilim tebarüz etmiştir. Tarihi süreçte özellikle iki uçta yer alan görüş sahipleri arasında karşılıklı olarak deliller kendi görüşlerini tahkim edecek şekilde değerlendirilmiştir. Günümüzde bazı dini çevrelerde tesbih namazını cemaatle kılmak için davet ve teşvikler yapılırken diğer bazılarında tesbih namazı bidat olarak telakki edilmektedir. Bu araştırmada tesbih namazı hakkında rivayet kaynaklarından başlayarak günümüze kadar yapılan değerlendirmeler eleştirel bir yaklaşımla gözden geçirilmiş ve yeni bir değerlendirme yapılmaya çalışılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Hz. Peygamber’in Müslümanların geneline tavsiye ettiği nâfileler arasında tesbih namazının bulunmadığı, bu sebeple bireysel olarak tesbih namazı kılmada bir sorun görülmese de faziletini abartarak insanları tesbih namazı cemaatine davet etmenin ve cemaatle tesbih namazı kıldırmanın doğru olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.","PeriodicalId":33450,"journal":{"name":"Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2023-05-04","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"48575619","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
An Investigation on the Relationship of Some Uses in the Qur'an with the Necessity 《古兰经》中某些用法与必要性的关系研究
IF 0.1
Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi Pub Date : 2023-05-01 DOI: 10.35415/sirnakifd.1239670
Muhammed Meşhud Hakçioğlu
{"title":"An Investigation on the Relationship of Some Uses in the Qur'an with the Necessity","authors":"Muhammed Meşhud Hakçioğlu","doi":"10.35415/sirnakifd.1239670","DOIUrl":"https://doi.org/10.35415/sirnakifd.1239670","url":null,"abstract":"Şiirin, nesir dilinden ayrılan kendine has bir üslubu vardır. Bunun sebebi şiirin bağlı kalması gereken vezin ve kafiyedir. Vezin ve kafiyeden ötürü normal kelamda bulunan serbestlik şair için ortadan kalkar ve şair sınırlı bir alanda hareket etme zorunda kalır. Nahiv ve sarf ilmi kaidelerine uymayan şâz bir kullanım, her ne kadar kural dışı olarak görülmüşse de nahivciler tarafından değersiz görülerek bir tarafa atılmamıştır. Bilakis bu husus önemli görülmüş, nahiv ve sarf ilminin temel kurallarına uyup uymadığı noktasında çeşitli bölümlere ayrılmış ve bu, nahvin anlaşılmasında önemli bir rol oynamıştır. Nahiv kitaplarında dil kuralları anlatılırken bunlara uymayan şiirdeki kullanımlar örnek verilmek suretiyle zarûret olgusuna dikkat çekilmiştir. Nahivciler de şiirdeki bu zorunluluktan ötürü şairin Arap dil kuralları dışına çıkması durumuna bir çözüm bulmaya çalışarak bunu “zarûret olgusu” adı altına ele almışlardır. Kurân-ı Kerîm’de bu olguya benzer kullanımlar görülmektedir. Örneğin kimi nahivci tarafından zarûret olarak görülen bazı hazif olguları, şiirde ve Kur’ân-ı Kerîm’de de çokça rastlanan bir durumdur. Bunun yanında bazı kırâat vücuhatlarında da farklı zarûret kullanımlarına benzer okuyuşlar görmek mümkündür. Bu da Kur’ân-ı Kerîm’in farklı lehçeleri ve kullanımları barındırdığına işaret etmektedir. Genel olarak zarûret kullanımları dilsel olarak güçlü görülmeyen kuraldışı, nadir ve benzeri kullanımlar olarak görüldüğünden nahivciler Kur’ân-ı Kerîm’i bundan soyutlamışlar, farklı cevaplar bulmuşlar ve bu konuda ittifak etmişlerdir. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm üst düzey Arap belagatini temsil etmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’in kendine has bir üslubu vardır. Bu da onun icâzına dayanmaktadır. Nitekim nahivciler zarûrete benzer bu kullanımları bazen câiz/ruhsat bir kullanım, bazen nüzul döneminde konuşulan dile uygunluk, bazen de dilsel bir genişlik ve zenginlik olarak değerlendirmişlerdir. Bu çalışma Kur’ân-ı Kerîm’deki bazı âyetlerde görülen zarûrete benzer kullanımlara nahivcilerin yaklaşımını âyetler örneğinde nitel araştırma yöntemiyle ele almaya çalışmıştır. Farklı kırâaatleri de ele alması yönüyle çalışmanın özgün olduğu söylenebilir. Çalışmada ilk olarak Kur’ân-i Kerîm bağlamında nahivcilerin zarûret olgusu hususundaki görüşleri, ardından hazif ve ziyâde olgusunun geçtiği bazı âyetler, mananın kalb edilmesi, mecâzî müennese dönem zamiri barındıran fiilin müzekker kullanılması gibi Kur’ân’ı Kerîm’de zarûret olgusuna benzeyen kullanımlar ele alınacaktır. Çalışmada zarûret olgusuyla ilgili şiirlerde geçen kullanımlara örnek verilmeyecek olup sadece kullanımın zarûret olgusu bağlamında değerlendirildiğiyle yetinilecektir. Çalışmanın sonucunda Zarûret olgusu şâz ve zayıf gibi güzel görülmeyen dilsel düzeylerle ilişkili olduğu, nahivcilerin “Kur’ân’da zarûret yoktur” konusunda hemfikir oldukları görülmüştür. Fakat bazı kullanımları zarûret kabul edilen olgulara hamletmişlerdir. Bu da çoğunlukla gramercilerin birçok zarûret konusunda birbirleriyle ihtil","PeriodicalId":33450,"journal":{"name":"Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2023-05-01","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"49336405","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
FIKH-I ZÂHİR VE FIKH-I BÂTIN BÜTÜNLÜĞÜNDE TEMİZLİK (FÜTÛHÂT-I MEKKİYYE ÖRNEĞİ) FIKH-I ZâHïR VE FIKH-I BâTIN BÜTÜNLÜ;ÜNDETEMÜZLïK
IF 0.1
Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi Pub Date : 2023-04-28 DOI: 10.35415/sirnakifd.1248407
Şeyda Öztürk, Mervenur Sohtaoğlu
{"title":"FIKH-I ZÂHİR VE FIKH-I BÂTIN BÜTÜNLÜĞÜNDE TEMİZLİK (FÜTÛHÂT-I MEKKİYYE ÖRNEĞİ)","authors":"Şeyda Öztürk, Mervenur Sohtaoğlu","doi":"10.35415/sirnakifd.1248407","DOIUrl":"https://doi.org/10.35415/sirnakifd.1248407","url":null,"abstract":"Fehim ve idrak anlamlarına gelen fıkıh kavramı, kişinin yararına ve zararına olan şeyleri bilmesini ifade eder. Fıkıh kavramının mahiyet itibariyle ibadet, muamelat ve ukûbat gibi konuların zâhirî hükümlerinin yanı sıra takvâ, niyet, ihlâs yahut yapılan ibadetin kalben de eda edilebilmesi anlamında bâtınî hükümleri vardır. Bu noktada fukâhâ zâhiri hükümleri, mutasavvıflar ise ibadetlerin zahiri hükümlerini kabul etmekle birlikte bâtıni hükümleri üzerinde yoğunlaşmışlardır. Fıkh-ı zâhir ve fıkh-ı bâtın olarak da ifade edilen bu iki ilim özünde birbirini tamamlamakta ve ibadetler başta olmak üzere dini vazifelerin hem görünen yönüyle hem de kalbî yönüyle eda edilmesini ortaya koymaktadırlar. Taharet, namaz, abdest, oruç ve zekât gibi görünen ameller zâhirî fıkhın konusunu; ihlâs, sabır, rıza, şükür, zühd gibi kalbî olarak yapılan ameller ise bâtınî fıkhın konusunu teşkil etmektedir. \u0000Diğer taraftan fıkıh sadece zahiri olguları düzenleyen bir hukuk sistemi değil, bunun yanında kişinin ahiretini de kurtarmayı gaye edinen bir ilimdir. Ancak fakihlerin fıkhın bu ahlâkî boyutunu kitaplara dâhil etmemesi hasebiyle tasavvuf fıkhın ihtiyaç duyduğu bu alanı doldurmaktadır. Dolayısıyla bu iki ilim arasında güçlü bir ilişkinin bulunduğu görülmektedir ki bu birbirini tamamlama ilişkisidir. Bu konuyu kapsamlı ve ilk olarak ele alan Gazzâlî’dir ki, farklı ilim tasnifleri ile bâtınî ve zâhirî ilmi açıklamaktadır. \u0000Disiplinler arası çalışmaya örnek teşkil eden ve bu konuyu geniş çerçevede ele alan diğer bir mutasavvıf ise İbnü’l-Arâbî’dir. Şeyhü’l-Ekber yahut Muhyiddîn lakabları ile bilinen ve zamanla tasavvufî tecrübeyi kendisinde gerçekleştirmiş olan İbnü’l-Arabî, tasavvuf başta olmak üzere hadis, tefsir ve fıkıh gibi birçok alana hâkim bir âlimdir. İlâhi imla ile eserlerini kaleme alan ve eserlerinde farklı birçok konuyu işleyen İbnü’l-Arabî’nin fıkh-ı zâhir ve fıkh-ı bâtın bütünlüğüne dikkat ettiği görülür. \u0000Bu makalede furû-ı fıkıh başta olmak üzere tüm ilimler nezdinde önemi haiz olan temizlik bahsi ve bilhassa abdest konusu zâhirî fıkıh ve bâtınî fıkıh bütünlüğünde ele alınmaya çalışılacaktır. İslâm düşüncesinde önemli bir yeri olan ve düşünceleri ile tasavvuf dünyasına öncülük eden İbnü’l-Arabî’nin keşif ve ilhâm ile yazdığını ifade ettiği 560 bab’dan müteşekkil olan el-Fütûhât-ı Mekkiyye adlı eseri örnek alınarak abdestin zâhirî boyutlarının yanında bâtınî hükümleri de değerlendirilecektir. İbnü’l-Arabî eserinde sade bir dil kullanmakla beraber abdestin farz, sünnet veya müstehab olan tüm hükümlerini ele almaktadır. \u0000Bir mutasavvıf olmasının yanında fıkhî hükümlere de bir fukâhâ kadar hâkim olan İbnü’l-Arabî, abdeste dair her uzvun ilk olarak fıkhî hükümlerini, mezhep âlimlerinin ihtilaflarını ve ittifaklarını ifade etmekte, bu hükümlerin üzerine bâtınî hükümlerini ortaya koymaktadır. İlgili ayet ve hadisleri dikkate alarak konuyu delillendirmesi, konunun zâhirî ve bâtınî hükmünün ardından kendi görüşünü ifade etmesi eserine özgün bir çerçeve sunmaktadır.","PeriodicalId":33450,"journal":{"name":"Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2023-04-28","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"69798665","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Age of Prophethood in The Context of Tafsīr Sources 塔夫斯基文献背景下的先知时代
IF 0.1
Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi Pub Date : 2023-04-14 DOI: 10.35415/sirnakifd.1257089
Ayşe Betül Oruç, Sümeyye Sayğin
{"title":"Age of Prophethood in The Context of Tafsīr Sources","authors":"Ayşe Betül Oruç, Sümeyye Sayğin","doi":"10.35415/sirnakifd.1257089","DOIUrl":"https://doi.org/10.35415/sirnakifd.1257089","url":null,"abstract":"Peygamberlerin hayatlarından kesitler sunan Yüce Allah, onların imanlarını, samimiyetlerini, sabır ve gayretlerini bize örnek göstermektedir. Bu örneklik serüveni içinde onların elçi seçilme dönemleri de zikredilmektedir. Onların peygamber olarak ilan edilmeleri ve bu vasıfla görevlendirilmeleri kimi zaman henüz dünyaya gelmeden önce ya da bebeklik çağlarında gerçekleşebilmektedir. Kimi zaman hayat serüvenlerindeki zorlu mücadeleleri aktarılarak onların peygamberlik görevine hazırlandıkları beyan edilmektedir. Bazen de onların uzun yıllar boyunca kavimleriyle yaşadıkları mücadele ve onları tevhide davet etmek üzere katlandıkları ızdırap hatırlatılmaktadır. Kavimleri tarafından tanınmaları ve değer bulma süreçleri de ayetlerde konu edilmektedir. \u0000Peygamberliğin kırk yaşında verildiği şeklindeki genel bir kabulün İslam düşüncesinde var olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte ayetler peygamberlik yaşı olarak belli bir rakam zikretmemektedir. Ancak Kur’an kırk yaşına işaret etmekte ve farklı bağlamlarda kırk sayısına yer vermektedir. Hadis kaynaklarında ise Allah Resulü’nün hayatından bahsedilirken kırk yaşında risaletle görevlendirildiği özellikle zikredilmektedir. \u0000 Kur’an ayetleri insan hayatının farklı dönemlerine işaret etmekte ve bu dönemleri belli rakamsal ifadelerle sınırlandırmadan zikretmektedir. Zira anne karnındaki dönemiyle birlikte bebeklik, çocukluk ve gençlik dönemleri ardından yetişkinlik ve nihayetinde yaşlılığıyla insan hayatının her aşaması birbirinden farklı özellikleriyle öne çıkmaktadır. Kuşkusuz bu dönemlerin belli bir yaşla değil de belli bir yaş aralığıyla ifade edilmesi mümkündür. Çünkü her insan kendi hayat tecrübesini yaşamakta ve birbirinden farklı olayları deneyimlemektedir. Hayat serüveni insanın gerek beden gücünün gerekse muhakeme yeteneğinin gelişmesi bakımından önemlidir ve bu noktada herkes için tekdüze bir gelişim gözlenmemektedir. Ayetlerin de bu hakikatlere işaret ederek insan hayatı için bir sınırlama ifadesi belirtmediği görülmektedir. Ayetler, bu farklı aşamaların genel niteliklerini ve öne çıkan yönlerini gündeme getirmektedir. Ancak istisnai durumları ve farklılıkları da hatırlatarak konuyu tekdüzelikten kurtarmaktadır. \u0000Peygamberlerden kimilerinin elçi seçilme süreçlerinin zikredildiği ayetlerde hayat serüveninin farklı dönemlerine işaret edildiği ve seçilen kimselerin belli nitelikleriyle zikredildiği görülmektedir. Henüz dünyaya gelmeden önce Hz. Yahya’nın bir peygamber olarak ilan edilmesi ve küçük yaşta değerli özelliklerin kendisine bahşedilmesi genel kabulleri ve değerlendirmeleri gözden geçirmeyi zorunlu kılmaktadır. Diğer yandan beşikte peygamberliğini ilan eden Hz. İsa, etrafında bulunan insanları hakikate davet ederek bir yönden peygamberlik görevini de icra etmektedir. Geçirdiği zorlu serüvenlerle dikkat çekici bir hayat sürdüren Hz. Musa, ayetlerde peygamberlik görevine hazırlık dönemiyle birlikte zikredilmektedir. Onun peygamberlik için uygun vakte geldiği ve böylece görevlendirildiği aktarılm","PeriodicalId":33450,"journal":{"name":"Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2023-04-14","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"69799013","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
A Comparison of the Mālikī Sect and al-Mudawvanat al-Usrā in the Context of the Issue of Custody Mālikī教派与al-Mudawvanat al-Usrā在羁押问题上的比较
IF 0.1
Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi Pub Date : 2023-04-14 DOI: 10.35415/sirnakifd.1244184
Yakup Dalmizrak
{"title":"A Comparison of the Mālikī Sect and al-Mudawvanat al-Usrā in the Context of the Issue of Custody","authors":"Yakup Dalmizrak","doi":"10.35415/sirnakifd.1244184","DOIUrl":"https://doi.org/10.35415/sirnakifd.1244184","url":null,"abstract":"Klasik fıkıh, insanın doğumundan ölümüne kadar hayatın her alanında karşılaştığı problemlere çözüm sunmak için şer‘î deliller çerçevesinde belli başlı hükümler koymuştur. Özellikle bireyin hayatında önemli bir dönüm noktası olan nikah ve boşanma gibi konulara dair hükümler bunların başlıcalarındandır. Sahih nikahla kurulan evlilik birliğinde doğan çocukların bütün temel ihtiyaçları, nikah bağı devam ettiği sürece ebeveynin uhdesinde görülmüştür. Ebeveynin boşanmasıyla dağılan ailede ya da taraflardan biri yahut her ikisinin vefat etmesi sonrasında korumasız kalan çocukların sağlıklı bir şekilde yetişmeleri, temel ihtiyaçlarının karşılanması ve oluşabilecek herhangi bir mağduriyetin ilk andan itibaren önlenmesi için varsa ebeveyne yoksa onların yakın akrabalarına bazı haklar tanınmıştır. Klasik fıkıh kitaplarında nikah, talak, velayet ve nafaka gibi konuların altında bir bölüm olarak ele alınan hidâne, anne babanın boşanması ya da ikisinden birinin vefat etmesiyle bakıma muhtaç kalan çocukların barınma, eğitim, mesken, nafaka ve temizlik gibi temel ihtiyaçlarının sağlanmasına ilişkin hükümleri konu edinmektedir. Söz konusu bölümde, çocuğun bakımını kimin üstleneceği, bakımı üstlenen kişinin taşıması gereken niteliklerin neler olacağı, hangi durumlarda bu hakkın kaybedileceği, bakımın süresi, hidânenin prensipte kimin hakkı olduğu gibi sorulara cevaplar aranmaktadır. Bu çalışmada zikredilen sorular bağlamında İslâm hukukunun en eski mezheplerinden biri olan Mâlikî mezhebi ile 2004 yılında Fas Aile Hukuku alanında reform niteliğinde olan Mudevvenetü’l-usrâ adlı kanun metninde alınan kararların karşılaştırılması hedeflenmektedir. Bu karşılaştırma ile modern dönemde yürürlüğe giren kanunun Mâlikî mezhebine ne derecede bağlı kaldığı ve hangi hükümlerde mezhepten ayrıldığı hususlarında bir çerçeve sunulması amaçlanmakta; ayrıca bu mukayesenin, nüfusunun hemen tamamı Müslüman olan ve çoğunluğu Mâlikî mezhebine mensup Fas ülkesinde mezhep görüşlerinin ve dolaylı olarak modern çağda yaygın olarak vurgulanan eşitlik, hürriyet, insan hakları, kadın hakları gibi kavramların yeni kanundaki etkisi hakkında fikir vermesi beklenmektedir. Çalışmada Mâlikî mezhebinin temsil gücü yüksek eserlerine başvurularak öncellikle mezhebin görüşleri işlenmiş; akabinde kanun metninin hükümleri, kanun metnine yazılan şerhler ve kanun üzerine oluşan ikincil edebiyattan istifade edilerek aktarılmıştır. Bununla beraber ulaşılabilen Fas Yargıtay Mahkemesi’nin içtihatları, yerel ve istinaf mahkemelerince alınan kararlar işlenerek bir mukayese yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda kanunda alınan kararlarda genellikle mezhep görüşlerine bağlı kalındığı; ancak bazı konularda mezhepten ayrıldığı görülmüştür. Bu anlamda kanunun; hidâne süresinin rüşd yaşına sabitlenmesi, çocukların on beş yaşında ebeveyn tercihi yapabilmesi, çocuğu yedi yaşından küçük olan annenin evlenmesi durumunda prensip olarak hidâne hakkının düşmemesi, çocuğun bakımını üstlenme yetkisinin anneden hemen sonra babaya ver","PeriodicalId":33450,"journal":{"name":"Sirnak Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2023-04-14","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"69798647","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
0
×
引用
GB/T 7714-2015
复制
MLA
复制
APA
复制
导出至
BibTeX EndNote RefMan NoteFirst NoteExpress
×
提示
您的信息不完整,为了账户安全,请先补充。
现在去补充
×
提示
您因"违规操作"
具体请查看互助需知
我知道了
×
提示
确定
请完成安全验证×
相关产品
×
本文献相关产品
联系我们:info@booksci.cn Book学术提供免费学术资源搜索服务,方便国内外学者检索中英文文献。致力于提供最便捷和优质的服务体验。 Copyright © 2023 布克学术 All rights reserved.
京ICP备2023020795号-1
ghs 京公网安备 11010802042870号
Book学术文献互助
Book学术文献互助群
群 号:604180095
Book学术官方微信
小红书