{"title":"Türkiye Türkçesi Doğu Grubu Ağızlarındaki Alıntı Sözcüklerde Ünsüz Göçüşmeleri","authors":"M. Kürüm","doi":"10.34083/akaded.1382182","DOIUrl":"https://doi.org/10.34083/akaded.1382182","url":null,"abstract":"Türkçenin ilk yazılı belgelerinden itibaren farklı dillerle etkileşim içinde olması, çok sayıda yabancı sözcüğün Türkçeye girmesine neden olmuştur. Başlangıçta daha az karşımıza çıkan bu yabancı ya da alıntı sözcükler, ilişkide bulunulan dil sayısındaki artışa bağlı olarak sonraki dönemlerde fazlalaşmıştır. Bugün ise çoğu hem ölçünlü Türkiye Türkçesinde hem de Türkiye Türkçesi ağızlarında Türkçenin ses özelliklerine göre şekillenerek kullanılmaya devam etmektedir. Arapça ve Farsça kökenli sözcükler başta olmak üzere Batı dillerinden de pek çok sözcüğün Türkiye Türkçesinin ana ağız gruplarından biri olan Doğu Grubu ağızlarında yaygın şekilde kullanıldığı bilinmektedir. Bununla birlikte bu ağızlarda kullanılan alıntı sözcükler, Türkçenin ses yapısına uygun şekilde telaffuz edilirken bazı fonetik değişimlere de uğramaktadır. İşte bu çalışmada, alıntı sözcüklerde meydana gelen yaygın fonetik hadiselerden birisi olan ve bir sözcük içerisindeki komşu veya uzak ünsüzlerin yer değiştirmesi şeklinde tanımlanan ünsüz göçüşmelerinin Doğu Grubu ağızlarında karşılaşılan alıntı sözcüklerdeki görünümü ele alınacaktır. Ayrıca çalışmada değerlendirilecek olan alıntı sözcükler, Doğu Grubu ağızlarıyla ilgili bilimsel kaynaklardan tespit edilerek alındığı kaynaktaki orijinal biçimiyle verilecektir.","PeriodicalId":505505,"journal":{"name":"Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi","volume":"32 2","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139158859","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Klasik Türk Şiirinde Bir Benzetme Unsuru Olarak “Beşik” ve “Beşik Çocuğu” Kavramları","authors":"Selim Gök","doi":"10.34083/akaded.1391526","DOIUrl":"https://doi.org/10.34083/akaded.1391526","url":null,"abstract":"“Beşik” kadim zamanlardan beri doğum sonrasında bebeklerin uyutulmasında kullanılan, sözlü ve yazılı edebiyata konu edilmiş bir eşyadır. “Beşik çocuğu” ise beşikte yatan, can taşıyan, anne sütü emen, akli melekesi olmadığından saflığı, masumiyeti ve acziyetiyle meşhur bebek yahut küçük çocuktur. Kutsi kitaplar ve halk söylencelerinde de sıklıkla yer bulan bu iki kavramın, klasik şiirde soyut ve somut pek çok kullanımı vardır. Zira beşiğin; amacı, kendine has şekli, sallanması, imalindeki malzeme çeşitliliği ve doğumla ilgili bir eşya olması gibi özellikleri bu anlam çeşitliliğini desteklemektedir. Beşik ve beşik çocuğu kavramlarından ayet ve dinî kıssalarda da bahsedilmesi, bunların toplumun inanç ve yaşantısının merkezinde olan iki kavram olduğunu göstermektedir. Bu dikkatle klasik edebiyatın divan ve mesnevilerinde (15 ila 19. yy.) beşik ve beşik çocuğu tasvirlerinin her ikisini de içeren şiir örnekleri tespit edilerek beşiğin şekli, görevi, hareket özellikleri, çocuk-beşik ilişkisi yönünden değerlendirilmiştir. Şiir örnekleri “mucize”, “insan”, “âşık”, sevgili”, “gönül”, “can/ruh”, “evren”, “dünya”, “gökyüzü” “tabiat”, “şair/şiiriyet” kavramları bağlamında tenkit edilmiştir. Nihai olarak bu çalışma, klasik Türk şiirinde beşik ve beşik çocuğu kavramlarının somut ve soyut şekillerde bir benzetme unsuru olarak kullanılmasını inceleyen tahlil ve mukayeseye dayalı bir değerlendirmeden müteşekkildir.","PeriodicalId":505505,"journal":{"name":"Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi","volume":"22 3","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139157710","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Functions of Sentence Constituents according to Syntax Theory","authors":"D. Gürkan","doi":"10.34083/akaded.1326585","DOIUrl":"https://doi.org/10.34083/akaded.1326585","url":null,"abstract":"Sözdizim, temel dilbilgisi bileşenlerinden biridir. Bugün farklı dilbilgisi kuram ve yöntemlerinin uygulandığı çok sayıda sözdizim çalışması mevcuttur. Bunların kimisi yapısal özelliklere odaklanırken kimisi yapısal özelliklerin yanı sıra anlamsal, işlevsel ya da edimsel özelliklere odaklanmaktadır. Yine de bütün bu çalışmaların ortak noktası sözdizimin dillerdeki cümle görünümlerini inceliyor olmasıdır. Bu çalışmanın metodolojisi Chomsky’nin sözdizim kuramına dayanmaktadır. Bu kuram temelde sonlu sayıda kuralla sonsuz sayıda cümle üretilebileceğini açıklamayı hedeflemektedir. Kurucular ise cümle içerisinde tek bir birim gibi işlev gören sözcük gruplarıdır. Kurucular cümle içerisinde hiyerarşik bir ilişkiyle birbirlerine bağlanırlar. Hiyerarşik kurucu ilişkileri ve bunlara dair kurallar da ağaç diyagramını oluşturur. Bu çalışma sözdizim kuramı doğrultusunda söz konusu kurucuların kategorileri ve işlevleri üzerinedir. Cümledeki her bir kurucunun ad öbeği, eylem öbeği gibi bir kategorisi ve özne, yüklem gibi bir sözdizimsel işlevi vardır. Bu çalışma, hiyerarşik kurucu ilişkileri temel alınarak Türkçe sözdiziminin genel yapısını ortaya koymaya yöneliktir. Ancak Türkçe sözdizimi çok kapsamlı bir konu olduğundan, burada, bu konu, sözdizim kuramının temel kavramlarını oluşturan baş (öbek kurucu), başın öbek oluşturmak için yanına aldığı tümleç, eklenti gibi üyeler ve bunlar arasındaki sözdizimsel-işlevsel ilişkiyle sınırlandırılmıştır.","PeriodicalId":505505,"journal":{"name":"Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi","volume":"37 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139159641","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"CONTEXTUAL MEANINGS OF SIMILARITIES IN ÂŞIK VEYSEL'S POEMS","authors":"Ceren Selvi̇","doi":"10.34083/akaded.1383337","DOIUrl":"https://doi.org/10.34083/akaded.1383337","url":null,"abstract":"Analysis of the signs used in the language of poetry means bringing what the poet wants to say from the deep structure to the surface structure. Poetry is the art of bringing signs together accurately and artistically. What this means is that the desired emotion of the poem is conveyed by bringing the chosen language elements together harmoniously. These language elements which come together form the framework of the poetic language with the semantic bonds they create with each other. The concept of \"context\" determines how all the words that make up the poem will come together. The language used in poetry is a tool for the poet. While using language as a tool, the poet will want to convey their thoughts and feelings to the reader through context. However, it’s not possible for them to go out of context while doing this. The concept of word, which corresponds to a sign in language, cannot be separated from the context. Words must be in a consecutive order to form a meaningful text sequence because the signs in language are linear. When using language, sounds and words are placed one after the other. When the words connect to each other, a meaningful relationship will arise between them. As a result of this meaningful relationship, contextual meanings emerge. In this study, the contextual meanings of the metaphors identified in Âşık Veysel's poems are explained through tables. Before moving on to the review section, brief information and examples are given about the concepts of sign/referent/context.","PeriodicalId":505505,"journal":{"name":"Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi","volume":"11 17","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139158404","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"An Example Of Limitative Functional Grammarization In The Historical Turkish Language","authors":"Ahmet Akpinar","doi":"10.34083/akaded.1376271","DOIUrl":"https://doi.org/10.34083/akaded.1376271","url":null,"abstract":"Dillerde belirli bir dilsel düzeyde (isim, fiil, sıfat, zarf, edat gibi) bulunan bir sözcük eşzamanlı ya da artzamanlı gramerleşme süreçlerinin etkisiyle şekilce, işlevce ve anlamca farklılaşabilir. Aynı zamanda, dil içerisindeki çeşitli süreçlerden (fonolojik, morfolojik, sentantik, semantik gibi) geçerek gramerleşme seviyeleri yükselmeye ve buna paralel olarak söz dizimindeki diğer ögelerle olan bağımlılık seviyeleri azalmaya da başlayabilir. Diğer bir deyişle, donuklaşma ve işlevsizleşmeye uğrayarak edat, son çekim edatı ve morfem gibi çeşitli gramer birimlerine dönüşebilir. Edatlar, uzamsal ve zamansal ilişkileri ifade eden ve çeşitli anlamsal rollere atıfta bulunan dil birimleridir. Tarihsel Türk dilinin bazı alanlarında ve çağdaş lehçelerin birçoğunda bulunan edat türündeki sözcüklerden biri de çAK’tır. İlk defa Karahanlı Türkçesinde isim kategorisinde tanıklanan bu sözcük; artzamanlı ve eşzamanlı gramerleşme süreçlerinde isim, sıfat, zarf gibi anlamlı ögelerin yanı sıra görevli ögelere de dönüşerek cek/cah, çen/çan/çın/çin, çenli, çekem, çeyin, çeyre, -çe/-ça gibi gramer şekillerini meydana getirmiş, ayrıca tarihî ve çağdaş Türk lehçelerinde limitatif işlevinde kullanılmıştır. Bu yazıda, çAK sözcüğünün uzun gramerleşme süreçlerinin etkisiyle nasıl limitatif işlevli bir gramer ögesi durumuna geldiği tarihî ve çağdaş Türk dillerinden tanıklarla gösterilecektir.","PeriodicalId":505505,"journal":{"name":"Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi","volume":"49 2","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-23","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139162719","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"THE CONCEPTS OF HASTE AND PATIENCE IN KUTADGU BILIG","authors":"Sümeyra Alan","doi":"10.34083/akaded.1384471","DOIUrl":"https://doi.org/10.34083/akaded.1384471","url":null,"abstract":"Olan yahut olacak bir durum karşısında telaş ve acele etmeden bekleme anlamına gelen sabır, dünya üzerindeki çoğu din ve öğretide inanırlardan istenilen bir erdemdir. Kuran-ı Kerim’de belirtildiği üzere sabrın zorluğunu bilen yüce Allah, kullarının her türlü bela ve musibete karşı göstereceği sabır karşısında onları müjdelemiş ve sabredenlere çeşitli mükâfatlar vadetmiştir. O hâlde kişi kendisine verilen nimetlerin ve sıkıntıların geçici olduğunun bilinciyle hareket etmeli bunun bir imtihan olduğunun farkında olmalıdır. Bunun farkında olan kâmil insan ise nimetin varlığında da yokluğunda da sabır göstererek hareket eden arzu ettiği durumun hemen gerçekleşmesi için aceleci bir tavır sergilemeyen kişinin faziletidir. XI. yüzyılda Yusuf Has Hâcib tarafından kaleme alınan Kutadgu Bilig, ideal bir devletin ve devlet liderinin sahip olması gereken özellikleri, hem lidere hem de yurttaşlara düşen görevleri ve ahlak kurallarını içeren bir eser olmasıyla bilinmektedir. Eser boyunca sembolik karakterler aracılığıyla her iki dünyada mutlu olmanın bilgisi ve bunun gerekleri anlatılır ve konuyla alakalı diyaloglara yer verilir. Bu diyaloglarda sıkça karşımıza çıkan sabır gösterme ve aceleci tutumdan uzak durma eylemi çalışmanın kavram alanını oluşturmuştur. Adı geçen eserde acelecilik ve sabırla alakalı beyitler taranarak tespit edilmiş; günümüz açıklamalarıyla birlikte verilmiştir. Beyitlerin taşıdığı değer üzerinden çeşitli başlıklara ayırdığımız çalışma aracılığıyla gerekli yorumlama ve değerlendirmeler yapılmıştır.","PeriodicalId":505505,"journal":{"name":"Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi","volume":"55 16","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-23","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139162246","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Lexical Units Related to Clothing in Chagatai Dictionaries","authors":"Ahmet Karataş","doi":"10.34083/akaded.1380331","DOIUrl":"https://doi.org/10.34083/akaded.1380331","url":null,"abstract":"Çağatay Türkçesi, XV. yüzyılın başlarından XX. yüzyılın başlarına kadar, Osmanlı Devleti sınırlarının dışında kalan Türk boylarının konuşma ve yazı dili olmuştur. Çağatay Türkçesi, Ali Şir Nevāyı̇̄’nin eserlerini kaleme almasıyla klasik dönemini yaşamış, tüm Türk dünyasında Çağataycaya olan ilgi artmıştır. Bu durum Çağatayca sözlüklerin yazılmasına öncülük etmiştir. Çağatayca sözlüklerin oluşturulmasının bir diğer nedeni de Babur İmparatorluğu’nda saray erkanının, ordu mensuplarının ana vatanlarında uzakta yabancı unsurların hakim olduğu bir bölgede yaşamasından dolayı, kendilerinin Türkçeyi unutmamak ve çocuklarına Türkçeyi öğretmek amacıyla gramer ve sözlük kitabı yazdırmalarıdır. Tüm bu sebeplerden dolayı beş yüz yıllık Çağatay Türkçesi döneminde pek çok sözlük yazılmıştır. Bu çalışmada Çağatayca sözlüklerde yer alan giyim kuşam ile ilgili sözlük birimler tespit edilmiştir. Kısa bir giriş bölümünün ardından, çalışmaya kaynak olarak seçilen Çağatayca sözlüklerde yer alan giyim kuşam ile ilgili sözlük birimler gruplandırılmıştır. Tespit edilen sözlük birimler, Özlem Tegün’ün “Tarihî Türk Şivelerinde Giyim Kuşam Kelimeleri” adlı doktora tezinde kullandığı sınıflandırma esas alınarak “Günlük giyim” ve “Askerî giyim” olmak üzere iki ana başlık içerisinde değerlendirilmiştir.","PeriodicalId":505505,"journal":{"name":"Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi","volume":"7 2","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-23","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139161338","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"KUTADGU BİLİG’DE BİR GEÇİŞ RİTÜELİ OLARAK ÖLÜM ALKIŞLARI","authors":"Özge EKER KAVALÇALAN","doi":"10.34083/akaded.1376829","DOIUrl":"https://doi.org/10.34083/akaded.1376829","url":null,"abstract":"Dünya hayatının kaçınılmaz gerçeği ölüm, duygusal, psikolojik ve sosyolojik süreçleri bünyesinde barındıran bir eşiktir. Olumsuz bir olay olmasına rağmen kişinin rahat ölmesi, ölmeden önce sevdiklerine olumlu değerler bırakması ve ölümünden sonra iyi bir şekilde anılması ölümün olumlu taraflarını oluşturmaktadır. Bu durum, ölüm mefhumuna sadece ağıt ve kargış açısından değil; iyi dilekler, dualar ve temennilerin oluşturduğu alkış açısından bakmamızı sağlar. Kutadgu Bilig bu açıdan zengin bir metindir. Bu bağlamda Kutadgu Bilig’de geçen pragmatik pek çok kalıp söz olmakla birlikte iyi niyet, övgü, telkin gibi bağlamlardan anlaşılan alkış söylemleri de bulunmaktadır. Ölüm olayından sonra mal ve mülk dağıtılması, ölüm anında hak ve hukuk kavramlarına daha çok temas edilmesi insan açısından duygusal, psikolojik ve sosyolojik pek çok süreci beraberinde getirmektedir. Kutadgu Bilig’de bu süreçler dil evrenindeki konuşmaya ve harekete dayalı dışa vurumları meydana getirmektedir. Bu dışa vurumlar ölüm öncesi, ölüm anı ve sonrasında acıma, çaresizlik, korku, huzur barındıran dua, yakarış, istek kalıp yapıları ve cümleleri şeklinde karşımıza çıkar. Ölüm, olumsuz bir olay gibi görünse de ölmeden önce kişinin kendisi için iyilikler dilemesi, ölecek kişinin karşısındakine öğüt vererek tecrübelerini aktarmak istemesi ve ölecek kişinin teselli edilmesi ve övülmesi, ölümden sonra ise kişiyi iyi bir şekilde anmak ve onun adına iyilikler yapmak alkış minvalinde değerlendirilebilecek durumlardır.","PeriodicalId":505505,"journal":{"name":"Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi","volume":"14 6","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-23","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139162919","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Burmaoğlu, H. B. (2023). Divan of Lâmi’î Çelebi. Bursa Yıldırım Municipality Publications. 797 s. ISBN: 978-625-99151-1-1.","authors":"Kadriye HOCAOĞLU ALAGÖZ","doi":"10.34083/akaded.1380951","DOIUrl":"https://doi.org/10.34083/akaded.1380951","url":null,"abstract":"Bu çalışma, “Burmaoğlu, H. B. (2023). Lâmi’î Çelebi Dîvânı. Bursa: Bursa Yıldırım Belediyesi Yayınları. 797 s. (Yayımlayanlar: İ. Hakkı Aksoyak, İbrahim İmran Öztahtalı, Esra Kılıç).” künyeli kitabın tanıtımıdır.","PeriodicalId":505505,"journal":{"name":"Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi","volume":"87 2","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-30","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139205581","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Masal Kahramanlarında Gerçeklik Algısı: Keloğlan Örneği","authors":"Nejla Orta","doi":"10.34083/akaded.1386673","DOIUrl":"https://doi.org/10.34083/akaded.1386673","url":null,"abstract":"Halk edebiyatının sözlü kültür ürünlerinden olan ve sonrasında yazıya geçirilen masal ve halk hikâyeleri gibi eserlerde gerçek ve gerçekçilik konusunun pek tartışılmadığı görülmektedir. Yapılan çalışmalar çoğunlukla semboller üzerinden ele alınmış ve psikanalitik açıdan değerlendirilmiştir. Özellikle modern edebiyatla birlikte masallar, gerçek ve gerçeklik kavramlarından uzak görülmüştür. Bu çalışma masallarda gerçekliğin nasıl olduğunu ve masal kahramanları üzerinden değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Bu açıdan edebiyatta gerçek/gerçeklik/gerçekçilik konularına halk edebiyatı açısından bakmanın önemli olduğu düşünülmektedir. Edebiyatta gerçeklik kavramı farklı akımlarla farklı içerikler ve anlamlar kazansa da her dönemde ve her akımda farklı bir yapı kazanmıştır. Anlatılarda hayatın gerçekliği malzeme olarak kullanıldığı için ve özellikle masalın kahramanları masalda bir düzeni temsil ettiğinden dolayı o düzen içinde bulunduğu evreni, dünyayı, çevreyi algılama biçimi olarak bazı gerçekleri ve gerçeklik algısını da temsil etmektedir. Bu çalışmada Tahir Alangu’nun Keloğlan Masalları kitabındaki masallar öncelikli olmak üzere Anadolu insanın tipik özelliklerini taşıyan Keloğlan üzerinden kahramanın gerçeklik algısı analiz edilmektedir. Anlatım boyunca kahramanın yolculuğunda, gerçekliğin algısında bazı sorgulamalarla ve aşamalarla hatta olağanüstülüklerin de yardımıyla değişim yaşanır, yaşattırılır. Kahraman anlatı boyunca yaptığı sorgulamalar sayesinde gerçekliğe yeni boyut kazandırma fırsatı yakalar ve yolculuğunu tamamlayabilir. Keloğlan yolculuğunda üstünlüğü bu sorgulamalar sayesinde elde etmektedir. Kahramanın gerçeklik algısı, bireysel ve ortak tezahürlerle gerçekleri düşündürür, sorgulatır, yansıtır.","PeriodicalId":505505,"journal":{"name":"Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi","volume":"17 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-30","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139205748","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}