{"title":"Corporate Model Proposal Structured with Sharia/Fiqh Governance for the Participation Finance System","authors":"Muhammet YURTSEVEN","doi":"10.52637/kiid.1311272","DOIUrl":"https://doi.org/10.52637/kiid.1311272","url":null,"abstract":"Katılım finans sistemi en genel anlamıyla, çalışma usul ve esaslarını müsemmasında mündemiç olan katılım finans ilkelerine göre bir diğer ifadeyle fıkıh başta olmak üzere İslami değerlere göre düzenleyen ve buna göre çalışmalarını yürüten finansal faaliyetlerin tümünü ifade etmektedir. Katılım finans sistemi ya da bir diğer adıyla faizsiz finans sistemi 2023 yılı itibari ile Türkiye ekonomisi içerisindeki konumunu istikrarlı bir şekilde sürdürmektedir. Türkiye finans piyasası içerisinde katılım finans endüstrisinin (katılım bankacılığı, katılım endeksleri, katılım sigortacılığı) kurumsal çalışmaları ve yapısal faaliyetleri de aynı şekilde artan bir ivmeyle devam etmektedir. Küresel İslami finans raporlarına göre (Islamic Finance Global Reports) İslami finans endüstrisi 2022 itibariyle %17’lik bir büyümeyle küresel varlıkları 4 trilyon ABD doları işlem hacmine ulaşmıştır. Kurumsallaşma itibariyle de dünya genelinde yaklaşık 1700 civarında İslami finans kuruluşu geniş bir coğrafyada hizmet vermektedir. Ülkelerin yasal ve hukuki çerçeve sınırları içerisinde en az bir alana dair yasal düzenlemeye sahip olan ülke sayısı 47, bünyesinde merkezi şer’i danışma kurulu (central shariah board) bulunan ülke sayısı ise 19’a ulaşmıştır. Bilgi üretimi açısından da İslami finans endüstrisi dünya genelinde sahip olduğu 880 bilgi sağlayıcı kurum, 150’ye yakın akademik dergi ve 4000’e yakın bilimsel araştırma faaliyetiyle varlığını sürdürmektedir. Küresel ölçekte toplam varlıklar açısından hızla büyüyen ancak kurumsal gelişme açısından durağan bir görünümde olan İslami finans sistemi için geçerli olan durum Türkiye katılım finans sistemi için de geçerlidir denilebilir. 1980’li yıllardan itibaren Türkiye’de faaliyet göstermeye başlayan katılım finans sistemi mevcut durumda dünya genelinde olduğu gibi ağırlık olarak katılım bankacılığı üzerinden faaliyetlerini yürütmektedir. Dünyada ve Türkiye’de İslami finans sisteminde yaşanan olumlu gelişmelere rağmen İslam hukukuna tamamen uygun olan sadece iki ülke (İran ve Sudan) zikredilmekte, diğer ülkelerde faaliyet yürüten İslami finans endüstrisi ise ikili bir mekanizma (faizli ve faizsiz) ile bir arada işletilmektedir. Bu durum katılım finansın kendine özgü yasal ve hukuki çerçevesinin bulunmaması sebebiyle birçok yapısal soruna neden olmaktadır. Bunlardan en önemlisi de bilgi alt yapısına katkı sunacak ve Türkiye’yi uluslararası İslami finans piyasasında akredite edecek şer’i mekanizmanın tesis edilmemiş olmasıdır. Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) bu alanda danışma kurulunu oluşturmuş ancak bu yapı, katılım finans kurumları üzerinde resmi olarak kanuni bir çerçeveye konumlandırılmamış, sadece Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) yayınladığı karara istinaden hukuki statüye kavuşturulmuştur. Bu yapının katılım finans sistemi üzerinde fıkhi düzenleme ve denetleme yetkisi olmadığından kurumsal ve ilkesel anlamda ifade edilen bu boşluğu doldurmada yetersiz kalmaktadır. Bu bağlamda, 2022 yılında CBFO tara","PeriodicalId":485944,"journal":{"name":"Kocatepe İslami İlimler Dergisi","volume":"163 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136183711","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Some Fiqh Considerations on the Project-Preferred Private Fund Pool","authors":"Yunus AKYÜZ, Cemal KALKAN","doi":"10.52637/kiid.1323061","DOIUrl":"https://doi.org/10.52637/kiid.1323061","url":null,"abstract":"Faizsiz bankacılık, modern anlamda yirminci yüzyılın ortalarında gelişmeye başlayan yeni bir olgudur. İslam hukukunun malî muamelat prensiplerine dayanarak işleyişini sürdürme iddiasındaki faizsiz bankacılık modeli, müşterilerine geniş bir ürün yelpazesi sunmakla kalmayıp, aynı zamanda mevcut hizmet portföyünü sürekli olarak yeni ürünlerle genişletmeye devam etmektedir. Modern faizsiz bankacılık kuruluşları -ülkemizde genel kabul görmüş adıyla katılım bankaları- faiz hassasiyetine sahip olan bireylerin tasarruflarını, mudârabe sözleşmesine dayalı olarak tasarlanmış katılma hesapları aracılığıyla toplamaktadır. Katılma hesaplarında bir araya getirilen bu fonlar, katılım bankacılığı ilkeleri doğrultusunda; ticaret, imalat, sağlık, sanayi ve hizmet sektörleri gibi çeşitli alanlarda, murâbaha, müşâreke, finansal kiralama (leasing), yatırım vekâleti ve mudârabe gibi fon kullandırma yöntemleriyle değerlendirilmektedir. Bu enstrümanlardan mudârabe temelinde işletilen katılma hesapları, faizsiz bankacılık mekanizmasının temelini oluşturmaktadır. Fakat, günümüz katılım bankacılığı uygulamalarındaki mudârabe sözleşmesi ile klasik fıkıh literatüründe yer alan akit arasında belli başlı farklar söz konusudur. Nitekim, finansal piyasaların kompleks yapısı ve bu alanla ilişkili gereklilikler ve zorunluluklar, klasik akitlerin asıl formunda kullanılmasına olanak sağlamamaktadır. Dolayısıyla faizsiz ekosistemin uyguladığı sözleşmelerin temel unsurları, her ne kadar klasik fıkhî prensiplere dayanıyor olsa da bu sözleşmelerin bazı hususlarında değişiklikler olabilmektedir. Bu bağlamda katılma hesaplarının hukuki zeminini oluşturan mudârabe sözleşmesine dair bazı fıkhî mahzur ve eleştiriler ileri sürülebilmektedir. Bu tür sözleşmelerin İslam hukuku perspektifinden eleştiriye tabi tutulması, faizsiz bankacılık alanındaki işlem hacminin genişlemesi ve yeni ürünlerin geliştirilmesine aracı olmaktadır. Bahsi geçen bu ürünlerden bir tanesi, Emlak Katılım Bankası tarafından sunulan “Özel Fon Havuzu (ÖFH) Katılma Hesabı Sözleşmesi”dir. Belirtilen ürünün ortaya çıkışının en önemli sâiki, mevcut katılma hesaplarına yöneltilen fıkhî eleştiriler olmuştur. Mevcut katılma hesabı prensiplerine uygun olarak tasarlanan bu ürün, katılım bankaları ve müşterileri için yeni fırsatlar sunmaktadır. Özel Fon Havuzu (ÖFH) Katılma Hesabı, genellikle nitelikli müşterilere ayrılmış olan özel fon havuzu hizmetlerinin, küçük tasarruf sahipleri için de uygulanabilir kılınması yönünde önemli bir işlev görmektedir. Fakat, mevcut katılma hesabı ilkelerinin Özel Fon Havuzu (ÖFH) Katılma Hesabında büyük ölçüde korunması, ilgili hesabın özgün karakterini nispeten azaltmaktadır. Nitekim bu eleştiriden kaçınmak için söz konusu ürün, mevcut katılma hesaplarına alternatif olarak konumlandırılmamış, bilakis var olan bir ihtiyacı gidermeye matuf olduğu dile getirilmiştir. Bu çalışma, yeni ürünün hem teorik hem de pratik yönlerini incelediği için, genellikle teorik çerçevede kısıtlı kalan katılım finansı ala","PeriodicalId":485944,"journal":{"name":"Kocatepe İslami İlimler Dergisi","volume":"57 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136183724","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Fintech Concept and Current Fintech Applications Used in Islamic Financial Institutions","authors":"Recep ÇAKAR","doi":"10.52637/kiid.1323142","DOIUrl":"https://doi.org/10.52637/kiid.1323142","url":null,"abstract":"Dünyada 2017 yılında 8,2 milyar dolar düzeyinde olan fintek yatırımları 2021 yılında 235 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. 2021 yılında 7 bin 321 anlaşma sayısına ulaşarak rekor seviyeye gelen fintek sektörü, 2022 yılında 6 bin adet anlaşma sayısıyla toplamda 164 milyar dolar daha yatırım almıştır. Çalışma fintek sektörünün İslami finans ile geleneksel finans piyasalarında oluşturduğu etkileri inceleyerek Türkiye’deki İslami fintek uygulama alanlarını bir bütünlük içinde sunmayı amaçlamaktadır. Ayrıca İslami finansal kuruluşların dönüşüme ayak uydurup uyduramadıkları ele alınmaktadır. Çalışma nitel araştırama yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada problemin çözümüne yönelik olarak görüşme, gözlem, doküman analizi vb. veri toplama yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma aynı zamanda sorgulayıcı ve yorumlayıcı bir teknikle gerçekçi bir şekilde ele alınarak değerlendirilmiştir. Veriler sosyal hayatın akışına yönelik olarak konunun karmaşık durumunu çözmek, birlikte ele almak ve nihai bütünsel değerlendirme amacıyla derlenmiştir. Hızla gelişen teknoloji çağında, finansal sistemde de değişim ve dönüşüm kendini göstermektedir. Finans ve teknoloji kelimelerinin birleşmesinden oluşan ‘Fintek’ kavramının gelecekte finans piyasalarında önemli bir yer tutacağı düşünülmektedir. İlk olarak para çekip para yatırma işlemlerinde kullanılan ATM’lerde kendini gösterdiği ifade edilen fintekler, ardından pos cihazı ya da internet ve mobil bankacılık teknolojisiyle kendini göstermiştir. Bu çalışmada fintekler tanıtılarak İslami fintekler ile geleneksel finans piyasalarında oluşan etkilerinin incelemesi yapılmıştır. Çalışmada Türkiye ve dünyadaki finansal teknoloji ve İslami finansal teknoloji üzerine detaylı bir inceleme yapılmıştır. Fintek alanında faaliyet gösteren finansal teknoloji şirketleri; başta ödemeler, bankacılık, blok zincir, kurumsal finansman ve sigortacılıkla birlikte toplam 13 alanda faaliyetini gerçekleştirmektedir. Türkiye'de çoğunluğu İslami fintekler aracılığıyla somut olarak uygulamaya geçen; uzaktan müşteri edinimi, mobil uygulamalarla bankacılık hizmetlerini kolaylaştırıp finansal okuryazarlık artışının sağlanması, girişimci web oyunu vasıtasıyla İslami bankacılık ürünlerinin tanıtılmasının sağlanması çalışma bulguları arasında değerlendirilebilir. Ayrıca katılım bankaları, Mobil POS uygulamalarıyla cep telefonlarının POS cihazına dönüştürülmesi, ATM ya da şubeye gitmeden para yatırma ya da çekme imkânı sağlayan ‘nakit basit’ uygulaması, yapay zekâ uygulaması ile katılım bankalarının müşterilerinin geçmiş bankacılık verilerine ihtiyaç duymadan kredi skoru tespiti yapılabilmesi, katılım bankalarının KOBİ'ler için kredi başvuru süreçlerini tamamen otomatik hale getirmesini sağlayan ‘kabbage’ uygulaması, İslami finteklerin dönüşüm sürecindeki uygulamaları olarak çalışma bulguları arsında yer almaktadır. Ayrıca yapay zeka teknolojisi kullanılarak geliştirilen maliyetlerin azaltılmasına önemli katkı sağlayan sanal finans danışmanlık hizmeti su","PeriodicalId":485944,"journal":{"name":"Kocatepe İslami İlimler Dergisi","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136184060","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Dindarlık ve İş Doyumu İlişkisinde İş Yeri Maneviyatının Aracı Rolü: Katılım Bankası Çalışanları Örneği","authors":"Fatma BALCI ARVAS","doi":"10.52637/kiid.1327925","DOIUrl":"https://doi.org/10.52637/kiid.1327925","url":null,"abstract":"Hizmet sektöründe önemli bir yere sahip olan bankacılık ve finans, iş doyumunun oldukça önemli olduğu bir çalışma alanıdır. Bankacılık sektörü ülkemizde ve dünyada iki farklı yapıya sahiptir. Bunlardan ilki konvensiyonel bankacılık diğeri ise katılım bankacılığıdır. Katılım bankacılığı, İslam dininin faiz hassasiyeti dikkate alınarak ve yatırımlarını faizli sistemde değerlendirmek istemeyen müşterilere alternatif sunmak amacıyla oluşturulmuş bir bankacılık türüdür. Katılım bankasını tercih eden müşterilerin genel olarak dini hassasiyetleri olan ve faizsiz bankacılık işlemleri yapmak isteyen müşteriler olduğu söylenebilir. Bu durumun banka çalışanlarında da ortaya çıkacak bir hassasiyet olduğu ön görülmektedir. Bu çalışma, katılım bankası çalışanlarında dindarlık ve iş doyumu ilişkisini ve bu ilişkide iş yeri maneviyatının aracı rolünü konu edinmektedir. Bununla birlikte yaş, cinsiyet, kurumda çalışma yılı ve çalışılan ilin bulunduğu coğrafi bölge değişkenlerinin iş doyumu ve iş yeri maneviyatı üzerindeki etkisi de araştırılmıştır. Araştırmanın kapsamını, Türkiye’nin farklı illerinde bulunan katılım bankalarında çalışan bireyler oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem seçimine gidilmiştir. Örneklem seçiminde, basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma Türkiye’de çeşitli illerde yaşayan ve farklı katılım bankalarında çalışan 157 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu model, iki veya daha çok sayıda değişken arasındaki değişimin varlığını ve derecesini belirlemeye çalışan araştırma modelidir. Bu araştırmada örneklem grubunun dindarlık, iş yeri maneviyatı ve iş doyumu arasındaki ilişkiler ele alınmaktadır. Araştırmanın bağımsız değişkenleri yaş, cinsiyet, kurumda çalışma yılı ve çalışılan ilin bulunduğu bölgeden oluşan demografik değişkenler ile dindarlık değişkenidir. Bağımlı değişkenler ise iş yeri maneviyatı ve iş doyumudur. İş yeri maneviyatı ayrıca aracı değişken olarak ele alınmıştır. Verilerin toplanılmasında anket tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırmada “Dindarlık Ölçeği”, “İş Yeri Maneviyatı Ölçeği”, “İş Doyumu Ölçeği” ve kişisel bilgilerden oluşan bir anket formu uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre iş doyumu ve iş yeri maneviyatında erkekler kadınlara göre daha yüksek ortalamalara sahip olmakla birlikte aralarında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. İş yeri maneviyatı ve iş doyumunun yaşla birlikte genel olarak artış gösterdiği görülmüşse de bu artış istatistiksel açıdan anlamlı değildir. Kurumda çalışma yılına göre ise iş yeri maneviyatı ve iş doyumunun U şeklinde bir değişim gösterdiği, kurumda çalışma yılı 16-20 yıl olanların ve ikinci olarak 0-5 yıl olanların anlamlı olarak diğer gruplardan daha yüksek ortalamalara sahip olduğu tespit edilmiştir. Çalışılan ilin yer aldığı coğrafi bölgeye göre iş yeri maneviyatı ve iş doyumunda anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Bununla birlikte iş doyumu ortalamasının en yüksek İç Anadolu Bölgesi’nde çalışanlarda olduğu, iş yeri","PeriodicalId":485944,"journal":{"name":"Kocatepe İslami İlimler Dergisi","volume":"10 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136183713","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Problems of Participation Banks in Letters of Credits: Complience of UCP 600 Rules with Participation Banking","authors":"Fatih KAZANCI","doi":"10.52637/kiid.1295665","DOIUrl":"https://doi.org/10.52637/kiid.1295665","url":null,"abstract":"Makalenin konusu, akreditifli ödeme şeklinde katılım bankacılığına (İslami bankacılık) özgü sorunlardan biri olan UCP 600 kurallarının katılım bankacılığına uyumu ile ilgilidir. Katılım bankaları uluslararası ticaret işlemlerinde konvansiyonel bankalara benzer şekilde ithalatçılar adına ve ihracatçılar lehine akreditif açmakta veya bir akreditif içerisinde ihbar bankası ya da teyit bankası olarak görev almaktadırlar. Uluslararası Ticaret Odası (International Chamber Of Commerce- ICC) tarafından hazırlanan Akreditiflere İlişkin Bir Örnek Usuller ve Uygulama Kuralları adlı kitapçık UCP 600 adıyla 2007 yılında yayımlanmıştır. UCP 600 konvansiyonel bankacılık ve katılım bankacılığı arasında bir farklılık gözetilmeksizin oluşturulmuş kurallar dizinidir. Bu kurallar, dünya genelindeki tüm bankalar tarafından genel kabul gördüğünden, günümüzde hem konvansiyonel bankalar hem de katılım bankaları tarafından sıkı bir şekilde uygulanmaktadır. Oysaki bu kurallar dizininin bazı maddeleri İslami finans standartlarına uygun kurallar değildir. Araştırmacılar, UCP 600’ün katılım bankaları tarafından fıkhî açıdan uygun bir şekilde uygulanabilmesi için bazı maddelerinin değerlendirilerek İslami bankacılığa özgü farklı bir UCP dokümanı hazırlanmasını önermektedirler. Bazı araştırmacılar da global ölçekte akreditif ile ilgili uygulanan bu kuralların İslami bankalar için uygun olmadıklarını ifade etmişlerdir. Araştırmacılar, bu konuya özel İslami bir kuruluşun kurulmasını ve bu kuruluşun İslami bankalar için ayrı bir standart yayınlamasını, İslami bankacılık ağının genişletilmesini, İslami akreditiflerin pratikte farklı uygulanmasını ve bunun için de UCP 600 uygulanırken eş zamanlı olarak fıkhî kuralların da gözetilmesini, ICC’nin hem konvansiyonel hem de İslami bankalar için ortak olarak kullanılabilecek bir standart yayınlamasını önermişlerdir. Makalenin yazılma amacı, bir fıkhî uyumlu UCP 600 kurallar dizinine katılım bankalarının ihtiyaçları olup olmadığını analiz etmek ve katılım bankalarının akreditif uygulamalarında fıkhî açıdan dikkat etmeleri gereken hususları bularak detaylandırmaktır. Bunun için makalede literatür taraması, karşılaştırma, değerlendirme ve analize dayalı nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Öncelikle literatür taraması gerçekleştirilerek konu hakkında yapılan araştırmaların bulguları özetlenmiştir. Sonrasında UCP 600 kurallar dizininin İslami Finans Kurumları için Muhasebe ve Denetim Organizasyonu (Accounting and Auditing Organization for Islamic Financial Institutions- AAOIFI) tarafından 2003 yılında yayımlanan AAOIFI Akreditif Standardı’na uyumunu saptayabilmek amacı ile her iki dokümanın bazı maddeleri karşılaştırılmalı olarak değerlendirmeye tâbi tutulmuştur. Akabinde değerlendirme sonuçları analiz edilerek bulgulara ulaşılmıştır. Makalede elde edilen bulgular katılım bankacılığına akreditifli ödeme şekilleri ile uygulama yaparlarken UCP 600’ün hangi maddelerini uygulama dışı bırakmaları gerektiği hususunda yol göstermek olup, çalışma","PeriodicalId":485944,"journal":{"name":"Kocatepe İslami İlimler Dergisi","volume":"13 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136183714","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Farmer Perception of the Applicability of Salam Financing in Islamic Banking","authors":"Uğur ÇOBAN, Salih ÜLEV","doi":"10.52637/kiid.1315729","DOIUrl":"https://doi.org/10.52637/kiid.1315729","url":null,"abstract":"Son yıllarda Covid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi nedenlerle tarım sektöründe yaşanan sorunlar sektörün önemini bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Çünkü salgının neden olduğu tam kapanma politikaları ve savaş nedeniyle oluşan güvenlik gerekçeleri tedarik sorunlarını ve buna paralel olarak enflasyonist baskıları beraberinde getirmiştir. Tarım sektöründe ortaya çıkan bu sorunların çözümünde uluslararası iş birliğine ulusal önlemlerin eşlik etmesi gerekmektedir. Gerekli ulusal ve uluslararası önlemler alınmazsa tahıl ürünlerinin üretiminde veya tedarikinde yaşanacak sorunlar gıda krizlerine dönüşebilir. Tarım sektörünü destekleme amacıyla Dünya Bankası (DB) ve Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde bulunan Gıda ve Tarım Örgütü (GTÖ) gibi uluslararası kuruluşlar aracılığıyla uluslararası politikalar geliştirilmektedir. Bunun yanı sıra her ülke kendi politikalarını çeşitli desteklerle uygulamaktadır. Tarım sektörünün geliştirilmesi ve güçlendirilmesi için ülkelerce çeşitli ekonomik ve teknik destekler sunulmaktadır. Bu destekleri doğrudan ve dolaylı gelir desteği, fiyat desteği ve diğer destekler şeklinde gruplandırmak mümkündür. Ülkelerce sektöre yönelik sunulan çeşitli desteklere rağmen finansmana erişim sorunlarının bulunduğunu söylemek mümkündür. Finansmana erişim sorununun farklı nedenleri olmakla birlikte temel nedenlerinden biri kredilerin yüksek faiz içermesidir. Bu nedenle sektörün finansmana erişimini kolaylaştıracak alternatif finansman araçlarının geliştirilmesi gerekmektedir. Tarımı finanse edecek alternatif araçlardan biri de selem finansmanıdır. Genel hatlarıyla malın vadeli, ödemenin peşin yapılması esasına dayanan selem finansmanı faizsizlik özelliğiyle tarımsal destek yelpazesini genişletebilecek finansman araçlarından biri olabilir. Hâlihazırda dünya genelinde selem finansmanı İslami bankalar eliyle sunulmaktadır. Ancak İslami bankalar tarafından çiftçilere sunulan selem finansmanı düşük düzeylerdedir. Diğer taraftan selem finansmanın İslam bankaların yanı sıra tarımsal kurum ve kuruluşlarca sunulması da mümkündür. Bu bağlamda İslami bankalarca veya tarımsal kurum ve kuruluşlarca selem finansmanının bir finansman aracı olarak sunulması hususunda bu aracı talep edecek çiftçilerin uygulama esaslarına dair düşüncelerinin keşfedilmesi uygulamanın başarılı olması için elzem görülmektedir. Bu amaçla çalışmada İslami finansman araçlarından olan selemin İslami bankacılıkta veya tarımsal kurum ve kuruluşlarca uygulanabilirliği konusunda çiftçi algısını keşfetmeye odaklanılmıştır. Söz konusu çiftçi algısını keşfetmek için nitel araştırma yöntemi benimsenerek yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak 17 çiftçiyle yüz yüze görüşme yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler tasnif edilerek sekiz tema belirlenmiştir. Her bir tema ayrıntılı bir şekilde analiz edilerek mevcut literatürle karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Araştırma sonuçları, selem finansmanının faizsiz olması ve çiftçilere sermaye sağlaması nedeniyle, hem katılım ban","PeriodicalId":485944,"journal":{"name":"Kocatepe İslami İlimler Dergisi","volume":"136 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136183725","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Osmanlı Dönemi Türev Piyasa Örneği Olarak Selem Akdi ve Tartışmaları","authors":"Cantürk KAYAHAN, İrfan GÖRKAŞ","doi":"10.52637/kiid.1353169","DOIUrl":"https://doi.org/10.52637/kiid.1353169","url":null,"abstract":"Finans dünyası, geçmişten bugüne hızlı bir gelişim ve değişim göstermektedir. Bu gelişim ve değişimi etkileyen faktörlerin başında, insanlar ya da kurumların ilgili dönemlerdeki ihtiyaçları ve istekleri gelmektedir. Dolayısıyla günümüz finans sorunlarının daha iyi anlaşılması, geçmiş örnekler üzerinden değerlendirmeleri ve sorgulamaları kapsayan finans tarihinin özümsenmesine bağlıdır. İslamî finans anlayışının temeli, ticareti teşvik etmek ve üretim sürekliliğini sağlamaktır. Özellikle paranın ticari amaçlar doğrultusunda kullanımı ve faiz yasağı anlayışı, İslamî finans anlayışının temel çizgilerini oluşturur. İslamî finans ürünleri geçmişten günümüze çok çeşitli isimlerle var olagelmiştir. Örneğin sukuk, murabaha, mudaraba, müşareke, tekafül ve selem bunlardan ilk akla gelenlerdir. Bu çalışmada İslamî finans ürünlerinden selem akdi, Osmanlı dönemi âlimlerinden Darendeli Hamza Efendi tarafından kaleme alınan “Ticaret ya da Finans Risalesi” diyebileceğimiz eserinde selem ilkeleri kapsamında değerlendirilmiş ve günümüz türev piyasa ürünleri ile karşılaştırılmıştır. Böylece türev piyasaların geçmişten bugüne gelen amaç, kurum, kullanım, işlem ve ilkeler bazındaki değişimi ve gelişimi gösterilmeye çalışılmıştır. Günümüz dünyasında türev piyasa ürünleri; forward, futures, opsiyon ve swap olmak üzere dört temel finansal üründen oluşmaktadır. Özellikle 1980’li yıllardan sonra dünya genelinde kullanım yoğunluğu artan bu ürünler, çok farklı isim ve işlemlerle kendisine yer bulmaktadır. Bu ürünlerden daha çok selem akdi ile ilişkilendirilen forward sözleşmeler, sadece tezgâh üstü piyasalarda işlem görürken; futures sözleşmeleri sadece borsalarda; opsiyonlar hem borsalarda hem de tezgâh üstü piyasalarda ve swaplar ise sadece tezgâh üstü piyasalarda işlem görürler. Bu noktadan hareketle forward dışındaki ürünlerin İslamî finans alanındaki karşılığı “İstisna akdi” olarak da ifade edilebilir. Selem akitleri, Osmanlı dönemine dayanan ve kendi döneminde bazı âlimlerin eserlerine konu olan anlaşmalardır. İlgili dönemde yapılan diğer işlemlerde olduğu gibi Selem’in de amacı, ribâya düşmemek ve yapılan işlemin hukuken uygun olmasıdır. Darendeli Hamza Efendi’nin risalesini kaleme almasındaki asıl amacı ise Osmanlı dönemi ticaretin tabi olduğu dilsel uyuşmazlıkların ortadan kaldırılması, yapılan alış verişlerin sahih olmasının, dinen hoş görülmeyen işlerden uzak olmasının sağlanması ve ribâ’dan sakınılmasıdır. Türev piyasaların kullanım amaçları ise birçok kitapta günümüz anlayışıyla açıklanmıştır. Genel olarak türev piyasalar üç amaçla işlem görürler. Bunlar; hedging, spekülasyon ve arbitrajdır. İlk amaç olan hedging ya da korunma amaçlı sözleşmeler, aslında selem anlaşmalarının da temelidir. İkinci amaç spekülasyondur. Spekülasyon bir ürünün gelecekteki fiyatına göre girilen pozisyonla ilgilidir. Türev piyasalarda alım ve satım olmak üzere iki pozisyon alınır. Alım pozisyonları, gelecekteki fiyat artışlarından korunmak; satım pozisyonları ise gelecekteki fiyat düş","PeriodicalId":485944,"journal":{"name":"Kocatepe İslami İlimler Dergisi","volume":"42 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136184046","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Comparative Analysis of the Relationship between Economic Growth and Participation Banking, and Traditional Banking: Türkiye Example","authors":"Ali BALKI","doi":"10.52637/kiid.1353457","DOIUrl":"https://doi.org/10.52637/kiid.1353457","url":null,"abstract":"Ekonomilerde fon alışverişine aracılık eden finans sektörü ekonomilerin büyümesinde ve gelişmesinde son derece önemlidir. Bir ülkenin finans sektörü ne kadar gelişmiş ise ekonomideki olası şoklara karşı dayanıklılığı o kadar artar. Katılım bankacılığı, son yirmi yıllık dönemde bankacılık sektörünün gelişmesine ve derinleşmesine büyük katkı sağlamıştır. Bu noktadan hareketle çalışmanın konusu hem geleneksel bankaların hem de katılım bankalarının ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu çalışma, geleneksel bankacılık sektörü ile katılım bankacılığı sektörünün ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini karşılaştırmayı amaçladığı için konu iki farklı model çerçevesinde incelenmiştir. Oluşturulan modellerde diğer çalışmalardan farklı olarak kamu sektörünün etkilerini de görebilmek için kamu harcamaları bağımsız değişken olarak yer almaktadır. Bu yönüyle çalışma, literatürdeki diğer çalışmalardan ayrışmaktadır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile Hazine ve Maliye Bakanlığından elde edilen çeyreklik veriler 2006-2022 dönemini kapsamaktadır. Her iki modelde bağımlı değişken olarak gayrisafi yurtiçi hasıla değişkeni kullanılmıştır. Oluşturulan ilk model katılım bankacılığı sektörünün ekonomi üzerindeki etkilerine odaklandığından, bağımsız değişken olarak katılım bankalarının topladığı fonlar ve sağladığı finansmanlar kullanılmıştır. İkinci modelde ise geleneksel finans sektörünün ekonomi üzerindeki etkileri ölçüleceği için bağımsız değişken olarak geleneksel bankaların topladığı mevduatlar ve kullandırdığı krediler kullanılmıştır. Modellerde yer alan değişkenlerin tamamı, fiyat hareketlerinin etkilerinden arındırılarak reel hale getirilmiştir. Ayrıca tüm değişkenler logaritmik formda analizlere dâhil edilmiş olup mevsimsel etkilerden arındırılmıştır. Modellere bağımlı değişkendeki önemli kırılmaları dikkate alarak kukla değişkenler eklenmiştir. Modellerdeki değişkenlerin tanımlayıcı istatistikleri incelendiğinde, değişkenlerin tamamının ortalama ve medyan değerleri oldukça yakın olup normal dağılıma uygun olduğu görülmektedir. Bu sonuç üzerinde değişkenlerin tamamının doğal logaritmalarının alınmasının ve böylece aykırı değerlerin törpülenmesinin etkili olduğu söylenebilir. Ayrıca değişkenlerin tamamı pozitif eğimli olup en yüksek volatilite gayrisafi yurtiçi hasıla ve kamu harcamaları değişkenlerine aittir. Değişkenlerin stokastik eğilim etkileri içermesi sahte regresyona sebebiyet verebileceğinden değişkenlere ilişkin hem geleneksel hem de yapısal kırılmalı birim kök testleri uygulanmıştır. Yapısal kırılmaları dikkate almayan geleneksel birim kök testi, bağımlı değişken olan gayrisafi yurtiçi hasıla için çelişkili sonuçlar sunmaktadır. Yapısal kırılmalı birim kök testi sonuçlarına göre her iki modelde ortak değişken olarak yer alan kamu harcamaları değişkeni düzeyde durağandır. Benzer şekilde katılım ve geleneksel bankaları tarafından toplanan fonlar düzey seviyede durağanken diğer değişkenler birinci farklarda durağandır. Yapısal kırılmalı b","PeriodicalId":485944,"journal":{"name":"Kocatepe İslami İlimler Dergisi","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136184055","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Katılım Finans Gelişimi ile Enerji Tüketimi-Yenilenebilir Enerji Etkileşimi: Seçilmiş Ülkelerden Kanıtlar","authors":"Tolga ERGÜN","doi":"10.52637/kiid.1294494","DOIUrl":"https://doi.org/10.52637/kiid.1294494","url":null,"abstract":"Bireylerin hayatlarını sürdürebilmelerinde ve işletmelerin de mal ve hizmet üretebilmelerinde enerji kullanımına ihtiyaç vardır. Enerji, genel olarak yenilenebilir ve tükenir enerji olmak üzere iki kategoride ele alınmaktadır. Günümüzde petrol ve gaz gibi sınırlı bir kaynak olan ve yenilenemeyen enerji kullanımı birçok alanda yaygın olarak kullanılmaya devam etmektedir. Bundan dolayı alternatif enerji kaynaklarının yaygınlaştırılmasındaki yüksek finansal bütçe dikkate alındığında ve ülkelerin sahip oldukları kaynaklarını verimli bir şekilde kullanmasında finans sektörü önemli bir rol oynamaktadır. Etkin bir finans sektörü ile daha düşük oranda kredi temini, kaynakların ve enerjinin tasarruflu kullanımı, risklerin yönetilmesi ve işletmelerin üretim süreçlerinde çevre dostu teknikleri kullanması gibi birçok alanda gelişim kaydedilebilmektedir. Enerji tüketimini azaltma hedefi ve alternatif enerji kaynaklarının kullanımında yüksek sermaye yatırımı ihtiyacı nedeniyle yenilenebilir enerji kaynaklarında geleneksel enerji kaynaklarına göre daha fazla sermaye kullanımı görülmektedir. Yenilenebilir enerji bir ülkenin petrol ve gaz gibi ithal enerji ürünlerine olan bağımlılığını azaltmada önemli rol oynayabilmektedir. Dolayısıyla yenilenebilir enerji yatırım projelerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasında borç ve sermaye finansmanını kolaylaştırmak için güçlü bir finansal yapıya ihtiyaç vardır. Bu bağlamda, finansal sektörün önemli bir bileşenini oluşturan katılım finans sektörü de iklim finansmanı çerçevesinde özellikle yenilenebilir enerji, iklime dayalı tarım, kentleşme, su ve ulaşım gibi alanlarda yeşil yatırım finansmanına giderek daha fazla önem vermektedir. İslami Finans Gelişim Raporu’na göre küresel katılım finans varlıkları 2021 yılında 3.9 trilyon dolar olarak gerçekleşirken 2026’da 5.9 trilyon dolara yükseleceği tahmin edilmektedir. Bu bilgiler çerçevesinde, çalışmada katılım finans alanında önde gelen ve ampirik çalışma için analiz verilerine erişilebilen Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Türkiye örneklemi üzerinde katılım finans gelişimi ile enerji tüketimi ve yenilenebilir enerji etkileşiminin ortaya koyulması amaçlanmıştır. Analiz edilen ülkeler belirlenirken İslami Finansal Hizmetler Kurulu tarafından yayımlanan İslami Finansal Hizmetler Endüstrisi İstikrar Raporu referans alınmıştır. Çalışmanın temel amacı doğrultusunda üç adet panel veri modeli kurulmuştur. Modellerde enerji tüketimi, karbon emisyonu ve yenilenebilir enerji kullanımı bağımlı değişkenler olarak kullanılırken katılım finans gelişimi ve kişi başı gayri safi yurtiçi hasıla bağımsız değişkenler olarak analiz edilmiştir. Katılım finans gelişimi göstergesi olarak analiz edilen ülkelerdeki katılım finansa erişim, toplam katılım finans varlıkları ve likit varlıklar ele alınmıştır. Ampirik çalışmadaki değişkenlere ait veriler, 2013-2019 periyodundaki yıllık verilerden oluşmaktadır. Panel veri analizi kapsamında öncelikle varsayımlar test edilmiş","PeriodicalId":485944,"journal":{"name":"Kocatepe İslami İlimler Dergisi","volume":"35 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136183712","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"A Proposal for Transferring Non-Shariah Compliant Incomes Generated from Participation-based Investment Funds to Social Aid Activities","authors":"Nurullah TIRMAN, İbrahim KEÇECİ","doi":"10.52637/kiid.1352980","DOIUrl":"https://doi.org/10.52637/kiid.1352980","url":null,"abstract":"Katılım-esaslı yatırım fonları; kira sertifikaları (sukuk), gayrimenkul sertifikaları, katılım hesapları, pay senetleri, altın, kıymetli madenler vb. gibi fıkhî çerçevede belirlenen katılım finans esaslarına uyumlu para ve sermaye piyasası araçları üzerinden portföy varlığı oluşturulan fonlardır. Fon varlıklarına ilişkin en önemli hususlardan birisi, katılım-esaslı yatırım fonlarının portföylerine dâhil edecekleri pay senetlerinin fıkhî kaidelere uyumlu olmasıdır. Bu bağlamda, pay senedi portföye dâhil edilecek şirketin esas faaliyet alanının, fıkhî açıdan uygun olması gerekmektedir. Belirlenen standartlar çerçevesinde, esas faaliyet alanı meşru olan ancak mevzuat açısından ve/veya faaliyetlerini devam ettirme zorunluluğundan kaynaklanan istisnai durumlar nedeniyle belirli bir eşiğe kadar faaliyet dışı mahzurlu geliri olan şirketlerin de pay senedinin alınıp-satılmasına fukaha tarafından uygunluk verilmiştir. Küresel boyutta ilk olarak 1987 yılında bir grup fıkıh âlimi tarafından tartışılan bu görüş, 1990’lı yıllardan itibaren çeşitli standartlar geliştirilerek daha sistematik hale getirilmiş, akabinde küresel düzeyde İslami pay piyasası endeksleri oluşturulmaya başlanmıştır. 2008 yılında da Bizim Menkul Değerler tarafından Türkiye’de katılım endeksi kurulmuştur. TKBB Danışma Kurulu tarafından 2020 yılında katılım endeksine dâhil edilebilecek şirketler için standartlar yayımlanmış, müteakiben 2021 yılında alınan karar ile birlikte, katılım endekslerinin hesaplanması ve yönetimi Borsa İstanbul’a devredilmiştir. Nitekim Türkiye’de fıkhî uyumlu pay senetlerinin listelendiği katılım endeksine ilişkin standartları belirleyen TKBB Danışma Kurulu tarafından da pay senedi yatırımlarından elde edilen mahzurlu kazançların arındırılmasının gerektiğine ilişkin görüş beyan edilmiştir. Bu bağlamda, katılım finans esasları çerçevesinde pay senedi alım-satımı yapan yatırımcılar da TKBB Danışma Kurulu tarafından yayımlanan standartlar doğrultusunda, Kamuyu Aydınlatma Platformu aracılığıyla kamuya açıklanan oranlar üzerinden mahzurlu kazançlarını arındırabilmektedir. Her ne kadar pay senetlerinin arındırılmasına yönelik bir standart oluşturulmuş olsa da katılım-esaslı yatırım fonları, alım-satımını yaptıkları pay senetlerinden doğan mahzurlu gelirleri, yatırımcılar adına arındırmamakta veya yatırımcılara arındırılması gereken oran/mahzurlu gelir tutarı hakkında bilgi sunmamaktadır. Bu çalışmada, katılım-esaslı yatırım fonlarında oluşan mahzurlu gelirlerin, müşteri tercihine binaen arındırılarak sosyal yardım faaliyetlerine aktarılmasına ilişkin bir öneri geliştirilmiştir. Bu bakımdan, çalışmada ilk olarak katılım-esaslı yatırım fonlarında oluşan mahzurlu gelirlerin arındırılmasının gerekliliğine ilişkin görüşler ele alınmıştır. Akabinde, Türkiye’de katılım-esaslı yatırım fonları piyasası incelenerek katılım-esaslı yatırım fonlarında oluşan mahzurlu gelirlerin potansiyel tutarı saptanmaya çalışılmış ve öneri sunumu gerçekleştirilmiştir. İncelemeler sonucunda; katıl","PeriodicalId":485944,"journal":{"name":"Kocatepe İslami İlimler Dergisi","volume":"163 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136184052","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}