{"title":"Türk Dış Politikası Araştırmalarında İsveç Arşivlerinin (RIKSARKIVET VE KRIGSARKIVET) Önemi","authors":"Evren Küçük","doi":"10.19060/GAV.321039","DOIUrl":"https://doi.org/10.19060/GAV.321039","url":null,"abstract":"Tarih ve uluslararasi iliskiler acisindan onemli taniklar olan arsivler, “devlet varliginin hafizasi” olarak stratejik onem tasimalari yaninda; devletin ve kisilerin haklarini, diplomatik iliskilerin belgelerini koruyarak bir konuyu aydinlatip yeniden duzenlemeyi saglarlar. 19.yuzyildan itibaren savaslara girmeyen Isvec, izlemis oldugu tarafsizlik politikasi cercevesinde Osmanli Devleti ile iliskilerini diplomatik ve ekonomik alanda gelistirmisti. Isvec, XII. Charles’ten itibaren Istanbul’da kalici bir temsilcilik acarak Osmanli Devleti’ndeki gelismeleri yakindan takip etmisti. Isvecli diplomatlarin gonderdigi raporlar ve Osmanli ulkesini ziyaret eden diplomat ve seyyahlarin anilari, Turk dis politikasi calismalarinda onemli bir kaynak teskil etmektedir. Turk tarihinin yazilmasi ve ogrenilmesinde buyuk onem tasiyan bu kaynaklar Isvec Devlet Arsivi (Riksarkivet) ve Isvec Askeri Arsivi’nde (Krigsarkivet) bulunmaktadir. Maalesef Turk dis politikasi arastirmalarinda Isvec arsivlerinden yeterince istifade edilememistir. Hâlbuki Isvec arsivlerinde 17.yuzyildan itibaren Osmanli-Isvec iliskileri, Osmanli idaresi, siyasi, ekonomik ve kulturel konulara dair cok sayida belge bulmak mumkundur. XII. Charles’in Osmanli’da uzun bir sure kalmasi ve Şark kulturu ile tanismasi Isvec uzerinde gunumuze kadar onemli izler birakmasina neden olmustu. Isvecli diplomatlarin yazmis olduklari anilar ve Turkiye’den goturmus olduklari eserler de Turk diplomasi tarihi acisindan onemli kaynaklar teskil etmektedir. Isvec, gerek Balkan Savaslarinda gerekse I. Dunya Savasi’nda tarafsiz bir politika izledigi icin diplomatlari da olaylari yakindan takip etme firsati elde etmisti. Soz konusu calismanin amaci, Turk dis politikasi arastirmalarinda onemli bir yer teskil edecek olan Isvec Arsivlerinde bulunan Turkiye fonlarini tanitmaktir.","PeriodicalId":41235,"journal":{"name":"Gazi Akademik Bakis-Gazi Academic View","volume":"10 1","pages":"197-220"},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2017-06-10","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68332071","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Osmanlı Devleti’nde Ermeni Katolik Cemaatine Dair Âli Paşa ve Kastro Bey’in Lâyihaları","authors":"İhsan Satış","doi":"10.19060/GAV.320781","DOIUrl":"https://doi.org/10.19060/GAV.320781","url":null,"abstract":"1830 yilinda Ermeni Katolikler, Sultan II. Mahmut tarafindan ayri bir millet olarak taninmistir. Ermeni Katolikler ayri bir millet olarak tanininca, bazi haklar elde etmislerdir. Bu haklar cercevesinde de idari-dini yapilanmaya gitmislerdir. Papa, bu yapilanmaya dogrudan mudahale ederek, Osmanli topraklarindaki hem Ermeni Katolikler hem de diger Katolik taifeleri uzerinde nufuz sahibi olmak istemistir. Ermeni Katoliklerin bu durumuna kayitsiz kalmayan Âli Pasa ve Kastro Bey birer lâyiha yazmislardir. Bu lâyihalar Ermeni Katolik cemaatinin kurulusu, cemaat icinde yasanan cekismeler ve Papa’nin Ermeni Katoliklere mudahalesi hakkinda onemli bilgiler vermektedir. Bu calismada Âli Pasa ve Kastro Bey’in yazdigi lâyihalar maddi ve muhteva acisindan incelenerek, transkripsiyonlari yapilmistir.","PeriodicalId":41235,"journal":{"name":"Gazi Akademik Bakis-Gazi Academic View","volume":"9 1","pages":"253-273"},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2016-12-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68330582","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"I.Dünya Savaşı’nın Avrupa Resim Sanatına Etkileri","authors":"A. Şahin, Sevgi Kayalioğlu","doi":"10.19060/GAV.321011","DOIUrl":"https://doi.org/10.19060/GAV.321011","url":null,"abstract":"1914 yilinda Avrupa’da baslayan ancak somurge devletlerin ve diger devletlerin de mudahil olmalariyla tum dunyaya yayilan savasin katilan tum ulkelere buyuk oranda etkileri oldugu, bu etkilerin de uzun yillar boyunca surdugu bilinmektedir. Turk tarihinin donum noktalarindan biri olan savasin, savasa katilan diger devletlerde de siyasi, ekonomik ve toplumsal konularda cesitli degisimlere sebep oldugu gorulmektedir. 1.Dunya Savasi esnasinda ve sonrasinda yasanilanlarin insani boyutuna bakildiginda cephede hayatini kaybeden askerler, dagilan aileler, salgin hastaliklarda hayatini yitiren insanlar, psikolojik sarsintilar, kayiplar, esirler, gocler, multeciler gibi her biri birbirinden aci hikâyeyi barindiran vakalar bulunmaktadir. Insani etkileyen her olayin, insanlik urunu olan sanati da etkiledigi dusunuldugunde bu buyuk savasin gorsel, isitsel ve yazinsal alanlardaki sanat dallarina etkisi de kacinilmaz olmustur. Bu dogrultuda Avrupa’daki sanatcilarin savas ortaminda urettigi eserlerde, savasin izlerine rastlamak mumkundur. Sanatcilar, bu kuresel savasin kendilerinde uyandirdigi duygulari eserlerine yansitmislar ve eserlerini kimi zaman protesto amacli, kimi zamansa sanattaki geleneksel estetik degerlere baskaldiri olarak, bir isyan niteliginde meydana getirmislerdir. Avrupa’da Kubizm, Futurizm, Dadaizm gibi 20.yuzyilin oncu sanat hareketleri de bu savasin tesiriyle ortaya cikmis ya da yeni bir bicim kazanmistir. Bu calismada, Avrupa’da dogan bazi sanat hareketleri icinde yer alan sanatcilarin 1.Dunya Savasi etkisindeki eserleri ele alinmis ve bu donemde ortaya cikan sanat akimlari uzerinde durulmustur.","PeriodicalId":41235,"journal":{"name":"Gazi Akademik Bakis-Gazi Academic View","volume":"10 1","pages":"183-207"},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2016-12-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68330839","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Dış Politika Alanında Oluşan İdeolojik Bağ: Fransız Milliyetçi Cephe Partisi Örneği: 2011-2015","authors":"M. Aslan","doi":"10.19060/gav.321014","DOIUrl":"https://doi.org/10.19060/gav.321014","url":null,"abstract":"Fransiz Milliyetci Cephe Partisi, cok-kulturlu topluma muhalif olan radikal-sag partilerin prototipidir. Parti, ilk onemli secim basarisini, 1984 Avrupa Parlamentosu seciminde kazanmistir. O tarihten bu yana, partiler arasi rekabetin dikkate alinmasi gereken aktorlerinden biri konumundadir. Parti’nin secim basarisinin nedenleri uzerine yapilan erken donem analizler, konuya “tepki oyu” perspektifinden yaklasmislardir. Daha gec donem analizler ise parti ile secmeni arasinda “ideolojik bag” olusabilecegine isaret etmektedir. Bu makale, Avrupalilasma konusunun Fransiz secmeninin tercihini belirleyen konular arasinda artan onemini dikkate alarak, Avrupalilasma surecine kati muhalif olan Milliyetci Cephe Partisi ile secmeni arasindaki ideolojik bagin partinin dis politikasi ve ozellikle partinin dis politikasinin yuksek oranda yogunlastigi Avrupalilasma konusu uzerine insa olabilecegini onermektedir.","PeriodicalId":41235,"journal":{"name":"Gazi Akademik Bakis-Gazi Academic View","volume":"10 1","pages":"227-254"},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2016-12-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68330914","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Türkiye – Suriye İlişkilerindeki Dönüşümün Haber Diline Etkisi","authors":"Lale Dündar","doi":"10.19060/GAV.320761","DOIUrl":"https://doi.org/10.19060/GAV.320761","url":null,"abstract":"Haber metinlerinin tarafsizligi gazetecilik calismalarinda en cok tartisilan konularin basinda gelmektedir. Haberciler her ne kadar tarafsiz ve objektif olduklarini iddia etseler de, haber metinlerinde kullanilan her bir kavram, her bir kelime bir taraf secmek ve tutum almak anlamina gelebilmektedir. Bir kisinin, kurumun, orgutun, cografi bolgenin haber metninde ne sekilde tanimlandigi, o metnin bakis acisini ortaya koydugu gibi tarafsizliginin da mumkun olmadigini dusundurmektedir. Turk basini da haber metinlerinde yer verdigi tanimlamalar ile kacinilmaz olarak bir tutum almaktadir. Uluslararasi iliskilerde yasanan krizler, ic politikadaki gelismeler ya da toplumsal olaylar, bazi kisi, kurum ya da yer adlarinin haber metinlerinde ne sekilde tanimlanacagi noktasinda belirleyici olabilmektedir. Turkiye-Suriye iliskilerinin 2011 yili itibariyla keskin bir kirilma yasamasi, haber metinlerinde de kimi kavramlarin donusumune neden olmustur. Siyasi iktidarin cagri ve onerileri dogrultusunda haber metinlerinde yer alan bazi kavramlarin 2011 sonrasinda donusume ugradigi tespit edilmistir. Oncelikli olarak devletin resmi yayin kuruluslarinin yayinladigi haber metinlerinin incelendigi bu calisma, ana akim medya kuruluslari ile ideolojik tutumlari ile bilinen yayin kuruluslarinin haber metinlerindeki kavram tercihlerini de kapsamaktadir. Calismada Turkiye-Suriye iliskilerindeki donusumu takip eden surecte haber metinlerinde yer alan kavramlarin Esad’dan Esed’e, IŞID’den DAEŞ’e ve Kobani’den Ayn’el Arap’a donusum surecleri ele alinmistir.","PeriodicalId":41235,"journal":{"name":"Gazi Akademik Bakis-Gazi Academic View","volume":"9 1","pages":"209-234"},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2016-12-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68330420","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) Dönemi Rus Dış Politikası Paradigmaları","authors":"G. Derman","doi":"10.19060/GAV.321018","DOIUrl":"https://doi.org/10.19060/GAV.321018","url":null,"abstract":"Bu calismada SSCB sonrasi donemde Rus Dis Politikasinin paradigmalari incelenmistir. Tarihi kokenlerinin de etkisiyle sekillenen ancak yenidunya duzeni icerisinde farkli karakterleriyle de incelenmeye deger bir konu olan Rus Dis Politikasi, bazi temel paradigmalara dayanmaktadir. Sadece Rusya ile dunyanin tanimlanamamasi kadar Rusya’siz bir dunyanin da tanimlanamayacagi gerceginden hareketle ozellikle son yirmi bes yil icerisinde Rus Dis Politikasini etkileyen felsefeler, paradigmalar, perspektifler ortaya konmaya calisilmistir. Yeltsin ve Putin Donemleri olarak temelde iki baslik altinda konu irdelenmistir.","PeriodicalId":41235,"journal":{"name":"Gazi Akademik Bakis-Gazi Academic View","volume":"10 1","pages":"283-295"},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2016-12-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68331054","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Bayburt’ta Şeyh Eşref İsyanı","authors":"Alaattin Uca, A. Ülker","doi":"10.19060/GAV.321004","DOIUrl":"https://doi.org/10.19060/GAV.321004","url":null,"abstract":"Milli Mucadele doneminde Turkiye Buyuk Millet Meclisi’ne karsi Turkiye’de pek cok ic isyan cikmistir. Bu isyanlar icerisinde Şeyh Esref Isyani ya da diger adiyla Hart Isyani olarak bilinen ayaklanma, digerlerinden oldukca farkli bir ozellige sahiptir, cunku isyanin ciktigi tarihte Turkiye Buyuk Millet Meclisi henuz acilmamistir. Ancak o gunlerde Heyet-i Temsiliye, Sivas Kongresi’nden sonra Anadolu’da duruma hâkim olma cabasi icerisindedir. Boyle bir ortamda Bayburt’un Hart bucaginda Şeyh Esref’in bazi kaynaklara gore yedi devlet kralini huzuruna toplayarak dunyayi islah etmek, bazilarina goreyse Şiiligi yaymak maksadiyla ayaklandigi ifade edilmistir. Dolayisiyla isyanin cikisiyla ilgili farkli sebepler gosterildigi ve bu sebeplerin bir anlamda tahlile ihtiyac duydugu anlasilmaktadir. Calismamizda sebep ve sonuclari cok tartisilan ve kime karsi nicin cikarildigi pek belli olmayan bu ayaklanma incelenecektir. Bu arastirmamizda Mustafa Kemal’in konuyla ilgili gorusleri, T. C. Basbakanlik Osmanli Arsivi ve Cumhuriyet Arsivi belgeleri, donemin onemli basin yayin organlarindan Albayrak gazetesinin aciklamalari, olaya sahit olan kisilerin anilari ve konuyla ilgili yazilmis diger eserlerden, olaydan bir yil sonra konuyu gundemine alan Turkiye Buyuk Millet Meclisi’nin Zabit Ceridelerinden faydalanilacaktir. Olayin Bayburt ve cevresine etkileri, gunumuz Bayburt insaninin olaya bakisi ve diger ic isyanlardan farki uzerinde durulacaktir.","PeriodicalId":41235,"journal":{"name":"Gazi Akademik Bakis-Gazi Academic View","volume":"10 1","pages":"79-105"},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2016-12-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68331074","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"İki Savaş Arası Dönemde Türkiye’nin Ortadoğu Politikası","authors":"Mustafa Bi̇lgi̇n","doi":"10.19060/GAV.320641","DOIUrl":"https://doi.org/10.19060/GAV.320641","url":null,"abstract":"Birinci Dunya Savasi doneminde Itilaf Devletlerinin ilgilendikleri en onemli konulardan birisi ‘Şark Meselesi’ olarak da adlandirilan Osmanli Devleti’nin parcalanmasi meselesiydi. Bu maksatla Itilaf Devletleri savas donemi cerisinde bazi gizli antlasmalar imzalanmistir. Hic suphesiz bunlar icerisinde yer alan Sykes-Picot antlasmasi Ortadogu’nun kaderini belirleyen temel bir siyasi belge niteligini tasimistir. Avrupali guclerin ekonomik ve siyasi cikarlari cercevesinde hazirlanan Sykes-Picot duzeni boylece Ortadogu’daki siyasi ve cografi birlik duzen ve ahengi bir daha duzelmeyecek sekilde alt ust etti ve gunumuzde devam eden bircok krizlerin de kaynagi oldu. Turkiye ise ozellikle Ingiltere ve Fransa’nin savas sonrasinda bolgede tatbik etmeye calistigi Sykes-Picot duzenine karsi alternatif arayislara yonelmistir. Ancak, Mustafa Kemal Pasa liderliginde Milli Mucadeleyi yuruten Turkiye’nin siyasi-askeri imkân ve gucu Avrupali emperyalist devletler karsisinda cok sinirliydi. Bu sebepten dolayi Turkiye, Cumhuriyetin kurulmasindan sonraki surcte Batili guclere karsi bolgede alternatif bir duzen olusturma yerine bolge ulkeleriyle denge arayislari icerisine girmis ve bu cercevede Turkiye’nin onculugunde 1937 yilinda Sadabad Pakti kurulmustur. Ingiliz ve Turk arsiv kaynaklarina dayali olarak hazirlanan makalede ikinci el materyale de ilgisi nispetinde yer verilmis ve Turkiye’nin Ortadogu politikasi incelenmeye calisilmistir.","PeriodicalId":41235,"journal":{"name":"Gazi Akademik Bakis-Gazi Academic View","volume":"9 1","pages":"33-44"},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2016-12-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68330165","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Türkiye’nin İlk Türkçe Mizah Dergisi: Terakki","authors":"Gökhan Demirkol","doi":"10.19060/GAV.321006","DOIUrl":"https://doi.org/10.19060/GAV.321006","url":null,"abstract":"Turk mizahi genel olarak sozlu ve yazili mizah donemi olmak uzere iki ana baslik altinda incelenmektedir. Yazili mizah doneminin baslangicini 19. yuzyilin ikinci yarisinda yayinlanmaya baslayan mizah dergileri olusturur. Turk Basin Tarihi icerisinde onemli bir yere sahip olan mizah dergileri yaklasik yuzelli yillik bir gecmise sahip olmalarina karsin akademik anlamda yeteri kadar incelenmemistir. Mizah dergilerinin tarihsel gelisimi noktasinda farkli yaklasimlar bulunmakla birlikte basin tarihine iliskin kaynaklarin buyuk bir bolumu yazili mizah donemini ve ilk Turkce mizah dergisini Teodor Kasab tarafindan cikarilan Diyojen dergisi ile baslatmaktadir. Ancak 1870 yilinda Filip Efendi ve Ali Rasid’in sahibi olduklari Terakki gazetesinin bir ek olarak yayinladigi ve gazete ile ayni ismi tasiyan Terakki dergisi Turkiye’nin ilk Turkce mizah dergisi olma ozelligini tasimaktadir. Bu calisma, literatur tarafindan ilk mizah dergisi olarak gosterilen Diyojen dergisi karsisinda Terakki dergisinin hangi unsurlar cercevesinde Turkiye’nin ilk Turkce mizah dergisi oldugunu ortaya koymaya calismaktadir.","PeriodicalId":41235,"journal":{"name":"Gazi Akademik Bakis-Gazi Academic View","volume":"10 1","pages":"141-160"},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2016-12-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68330675","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Hititçe Metinlerde Keten Tohumuna İlişkin Bir Öneri","authors":"Serkan Demi̇rel","doi":"10.19060/GAV.321007","DOIUrl":"https://doi.org/10.19060/GAV.321007","url":null,"abstract":"Neolitik Cag’dan itibaren Anadolu’da en yaygin kullanilan bitkilerden birisi ketendir. Ketenin ozellikle tohumu gunluk yasamda yakin zamana dek kullanilmistir. Ancak keten tohumuna Hititce metinlerde rastlanmamistir. Eski Yakin Dogu calismalarinda oldugu gibi susam ve keten arasindaki benzerligin bu duruma neden oldugu soylenebilir. Hititce metinlerde gecen ve genellikle susam ile iliskilendirilen Sumerce ve Akadca birtakim kelimelerin keten tohumu olarak okunabileceklerine dikkat edilmelidir.","PeriodicalId":41235,"journal":{"name":"Gazi Akademik Bakis-Gazi Academic View","volume":"10 1","pages":"161-168"},"PeriodicalIF":0.1,"publicationDate":"2016-12-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"68330746","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}