Kent AkademisiPub Date : 2024-03-16DOI: 10.35674/kent.1393030
S. Akyürek, Besim Karabulut, Özcan Özdemi̇r
{"title":"Experiences of Tourists Who Visiting Wine Manufacturers and Vineyards: Urla (İzmir) Case","authors":"S. Akyürek, Besim Karabulut, Özcan Özdemi̇r","doi":"10.35674/kent.1393030","DOIUrl":"https://doi.org/10.35674/kent.1393030","url":null,"abstract":"Türkiye’de bağcılık alanlarının turizm sektöründe kullanımı son yıllarda artış göstermektedir. Özellikle günümüzde gastronomi turizmine artan ilginin ve turistlerin unutulmaz deneyimler yaşama isteklerinin her geçen gün artış göstermesi bu yönde sunulan hizmetlere yönelik talebi artırmaktadır. Öyle ki artan talep ile birlikte Türkiye’de bağcılıkla ilgili turizm arz kaynakları da (turistik üzüm bağları, rotalar, bağ ve şarap evleri, şarap imalathaneleri, bağ ve şarap festivalleri, bağ ve şarap müzeleri vb.) hızla artmaktadır. Artan bu talep ve arz kaynakları sayesinde ise bağcılık faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin yanı sıra katma değeri yüksek turizm gelirleri de elde edilebilmektedir. Nitekim bağcılık turizmi kapsamında talep ve arzın sürdürülebilir olabilmesi için turistlerin talep ve beklentilerinin en iyi şekilde anlaşılması, ne tür deneyimler arzuladıklarının tespit edilmesi önem arz eden bir konudur. Bu kapsamda yapılan bu çalışmada, Urla’da (İzmir) faaliyet gösteren şarap imalathaneleri ve üzüm bağlarını ziyaret eden turistlerin deneyimleri incelenmiştir. Araştırma bulguları, Urla’da faaliyet gösteren şarap imalathaneleri ve üzüm bağlarını ziyaret eden turistlerin Tripadvisor internet sitesinde yapmış oldukları çevrimiçi yorumlardan oluşmaktadır. Elde edilen bulgulara göre, turistlerin şarap imalathaneleri ve üzüm bağlarını ziyaretleri neticesinde zengin deneyimler yaşadıkları tespit edilmiştir. Nitekim yaşanan bu zengin deneyimler ile birlikte bazı turistlerin şarap imalathaneleri ve üzüm bağlarına yönelik aldıkları hizmetlerden memnun olmadıkları belirlenmiştir. Bu sonuçlar ışığında, başta şarap imalathaneleri ve üzüm bağları işletmecileri olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlara yönelik birtakım öneriler sunulmuştur.","PeriodicalId":505074,"journal":{"name":"Kent Akademisi","volume":"96 12","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-16","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140236385","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Kent AkademisiPub Date : 2024-03-16DOI: 10.35674/kent.1417436
Murat Unanoglu, Çiğdem Özari
{"title":"G-20 Ülkelerinin İmalat Sanayi Katma Değerinin Değerlendirilmesi ve Yenilik Girdi ve Çıktı Göstergeleriyle İlişkisi","authors":"Murat Unanoglu, Çiğdem Özari","doi":"10.35674/kent.1417436","DOIUrl":"https://doi.org/10.35674/kent.1417436","url":null,"abstract":"The primary objective of this study is to forecast the manufacturing value added levels of G-20 countries by leveraging the fundamental dimensions extracted from the Global Innovation Index and ascertain the extent to which innovation indicators contribute to variations in manufacturing value added. The Random Forest algorithm, known for its versatility and precision in dealing with complex datasets, has been employed as a prominent machine learning technique to predict the manufacturing value added levels of G-20 countries during the period 2013-2022. The MVA levels of G-20 countries, obtained using average and standard deviation, were predicted with a 54.14% error rate through the assistance of innovation input and output indicators. The level predicted with the highest accuracy is the one closely aligned with the average. This study's uniqueness lies in its utilization of the Random Forest algorithm to predict value added levels based on innovation inputs and outputs, which constitute the fundamental dimensions of the Global Innovation Index.","PeriodicalId":505074,"journal":{"name":"Kent Akademisi","volume":"64 10","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-16","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140236967","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Kent AkademisiPub Date : 2024-03-16DOI: 10.35674/kent.1427531
Baybars Sağlamti̇mur
{"title":"Exploring the Caves as Shelters, Sacred Spaces, and Photography Subjects","authors":"Baybars Sağlamti̇mur","doi":"10.35674/kent.1427531","DOIUrl":"https://doi.org/10.35674/kent.1427531","url":null,"abstract":"Caves are underground cavities with unique structures that form over time due to various forces, including geochemical and tectonic processes, water erosion, and hydrothermal activity. From past to the present humans have used caves for many different purposes such as shelter, dungeon, place of worship, cold storage, therapy, treatment of respiratory diseases, use of underground water, tourism, etc. Since caves are protected places, they are also the places where the oldest known works of art of mankind are located. The wide range of uses of caves, their dark and closed structures, and the different roles they have played throughout history, have always made them places of curiosity, discovery, and artistic creation. In this study, the emotions evoked by caves as alternative shelters are revealed through art photographs taken by the author, a cave explorer.","PeriodicalId":505074,"journal":{"name":"Kent Akademisi","volume":"28 3","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-16","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140235989","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Kent AkademisiPub Date : 2024-03-15DOI: 10.35674/kent.1418275
Abdullah Ünsal, Özlem Sertkaya Doğan
{"title":"Türkiye'de Göç ve Entegrasyon Politikaları","authors":"Abdullah Ünsal, Özlem Sertkaya Doğan","doi":"10.35674/kent.1418275","DOIUrl":"https://doi.org/10.35674/kent.1418275","url":null,"abstract":"Türkiye, a country with significant population movements, is already a critical hub for many migrant mobility. In this study, Türkiye's immigration policy and integration process, which has developed under the influence of global, political, economic, and social conditions, are discussed. The study focuses on Türkiye's historical migration trends and integration policies, drawing attention to the importance of migration in changing population size and characteristics. As a spatial movement, migration affects social, cultural, and economic aspects, reshaping both migrants and host societies. The history of migration in the Republic of Turkey includes various waves of migration from population exchanges to the recent Syria studies. In this process, Türkiye has the characteristics of being a receiving, sending and transit country in migration movements. In addition to socio-economic concerns, Türkiye has been managing the integration process of the refugee population from Syria since 2011. The determinants that accelerate the integration process, such as the age group of the migrant population, common cultural and linguistic characteristics, and access to the labor market, are planned to support the preservation of social balance. This study, which aims to evaluate Türkiye's responses to this population movement and the policies that shape refugee integration, also reveals the different impacts of various waves of migration to Türkiye on the country and social structure. In conclusion, it emphasizes the importance of migration policies for the regulation of migrant movements.","PeriodicalId":505074,"journal":{"name":"Kent Akademisi","volume":"37 145","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140236893","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Kent AkademisiPub Date : 2024-03-15DOI: 10.35674/kent.1278039
Hakan Tirataci, H. Yaman
{"title":"Konut Projelerinin Toplam İnşaat Süresinin Hesaplanması Türkiye’de Bir Vaka Analizi","authors":"Hakan Tirataci, H. Yaman","doi":"10.35674/kent.1278039","DOIUrl":"https://doi.org/10.35674/kent.1278039","url":null,"abstract":"Toplam inşaat süresinin doğru tahmin edilmesi için yapılan zaman planlaması, gecikmeleri önlemek ve projelerin zamanında başarıyla tamamlanması için önemlidir. Gelişmekte olan ülkeler arasında inşaat gecikmelerinin ana nedenleri farklı olsa da, proje özellikleri ile ilgili çeşitli faktörler ve işverenler de gecikmelerde rol oynamaktadır. Süre gecikmelerini belirlemek için Türkiye'nin önde gelen konut inşaatı otoritelerinden TOKİ (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) ile görüşmeler ve gözlemler yapılmıştır. TOKİ’nin toplam inşaat süresini tahmin etmek için sadece üç adet faktör kullandığı ortaya çıkmıştır. Bu faktörler “konut sayısı”, “ihale aşamasında kullanılan çizimlerin tipi” ve “çalışılmayan günler”dir. Tamamlanan 2800 TOKİ projesine ait detaylı bilgilerin yer aldığı “TOKİ Projeleri İzleme Cetveli”nin analizi, en çok gecikmenin konut projelerinde olduğunu göstermiştir. Bu nedenle yapılan bu vaka çalışmasında TOKİ konut projeleri için süre gecikmelerinin araştırılmasına karar verilmiştir. Vaka çalışması bulguları, TOKİ’nin kendi hesaplama yöntemine göre bulunan toplam inşaat süreleri ile işveren olarak TOKİ ile ihaleyi kazanan yükleniciler arasındaki resmi inşaat sözleşmelerinde belirtilen süreler arasında büyük bir fark olduğunu ortaya koymuştur. Bu hususta TOKİ'nin inşaat sürelerini önemli ölçüde kısalttığı ve sonuç olarak dikkate değer miktarda konut projesinin gecikmesine neden olduğu vurgulanmıştır. Bu bulgular, işverenler ve proje yöneticilerinin inşaat gecikmelerini azaltmalarına yardımcı olabilir. Gelişmekte olan ülkelerdeki inşaat gecikmelerinin etkili bir şekilde üstesinden gelmek amacıyla inşaat süresini doğru şekilde tahmin edebilen modellerin geliştirilmesi önerilmektedir.","PeriodicalId":505074,"journal":{"name":"Kent Akademisi","volume":"116 S4","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140237879","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Kent AkademisiPub Date : 2024-03-14DOI: 10.35674/kent.1409669
Fırat Allak
{"title":"Türk İslam Dönemi’ne Ait Mardin Müzesindeki Birkaç Şamdan","authors":"Fırat Allak","doi":"10.35674/kent.1409669","DOIUrl":"https://doi.org/10.35674/kent.1409669","url":null,"abstract":"El sanatı örnekleri bir ulusun kültürel kimliğini yansıtan en önemli belgelerdir. Son zamanlarda el sanatları üzerine yapılan çalışmalar neticesinde farklı bakış açıları ortaya konulmuş ve yeni sonuçlar ortaya çıkarılmıştır. Farklı kategorilere ayrılan el sanatlarının bir bölümünü madenden üretilen ürünler oluşturmaktadır. Madeni eserler içerisinde önemli bir grubunu oluşturan şamdanlar, elektriğin olmadığı zamanlarda mekanlara ışık vermek ve aydınlatmak maksadıyla kullanıldığı bilinmektedir. Bu eserlerin asıl yapılış amaçları aydınlatmak gibi görünse de işlevsel olmasının yanı sıra taşıdıkları bazı sembolik anlamları da vardır. Bu çalışmada Mardin Müzesi’nde muhafaza edilen birkaç şamdan örneği konu edilmiştir. Ele alınan şamdanlar, kullanım alanına göre masa ve el şamdanı olarak üretilmiştir. Şamdanlardan sadece bir tanesi teşhir salonunda yer alırken geriye kalan dört örnek depoda korunmaktadır. İncelenen şamdanların bronz ve bakır malzemeli, döküm ve dövme teknikleriyle üretildiği anlaşılmıştır. Süsleme olarak sade tutulan eserler, daha çok işlevleri ile ön planda olduğu anlaşılmaktadır. Elektriğin insan hayatına girmesiyle beraber bu eserler, günümüzde dekoratif amaçlı kullanılmaktadır.","PeriodicalId":505074,"journal":{"name":"Kent Akademisi","volume":"26 12","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-14","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140242835","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Kent AkademisiPub Date : 2024-03-14DOI: 10.35674/kent.1412620
Sezen SAVRAN PENPECİOĞLU
{"title":"Housing Crisis of College Students: Reinterpreting Urban Spatial Practices Through Strategies And Tactics","authors":"Sezen SAVRAN PENPECİOĞLU","doi":"10.35674/kent.1412620","DOIUrl":"https://doi.org/10.35674/kent.1412620","url":null,"abstract":"Öz \u0000Türkiye'de son yirmi yılda benimsenen yüksek öğretim politikaları nedeniyle, üniversitelerin ve üniversite öğrencilerinin sayısı önemli ölçüde artmıştır. Öğrenci sayısındaki hızlı artışa rağmen, yeterli kapasitede yurt ve diğer barınma olanakları öğrencilere sunulamamıştır. Giderek daha çok öğrenci barınma sorunuyla karşı karşıya kalmakta ve fiyatların aşırı arttığı mevcut konut piyasasında kendine uygun bir yer bulmaya çalışmaktadır. Ayrıca konutun aşırı-metalaşması ve artan maliyetler, üniversite öğrencilerinin barınma sorunlarını artırmış ve gündelik hayatta derinleşen bir krize dönüştürmüştür. Bu çalışmanın temel amacı, üniversite öğrencilerinin çok yönlü barınma sorunlarıyla nasıl \"başa çıktıklarını\" araştırmaktır. Uluslararası insan hakları belgelerinde tanımlanan \"Yeterli Konut\" (adequate housing) kavramı ve Michel De Certeau'nun strateji-taktik diyalektiği, makalenin teorik arka planını oluşturmaktadır. Ayrıca, üniversite öğrencilerinin karşılaştığı barınma sorunlarına ilişkin yazın taraması yapılmıştır. Yazın taraması, üniversite öğrencilerinin temel barınma sorunları ile yeterli konut ilkeleri arasındaki paralellikleri ortaya koymuştur. De Certeau'ya göre gündelik hayat, (devlet ve/veya piyasa güçleri tarafından) sürekli olarak yeniden üretilen baskın stratejilerden ve (yoksul, dışlanmış ve/veya zayıf olarak kodlanmış grupların) hayatta kalma taktiklerinden oluşur. De Certau'nun “taktik” kavramı, kentteki güçsüz grupların gündelik yaşam pratiklerine ışık tutarak alternatif bir analitik yaklaşım sunmaktadır. Üniversite öğrencilerinin ürettiği taktikler, kentsel bir karaktere sahiptir ve devletin baskın stratejileri karşısında sürekli değişip dönüşmektedir. Dolayısıyla, bu politikalara dayalı olarak gelişen konut piyasasındaki olanaklar, öğrencilerin barınma ihtiyacına cevap olamamaktadır. Yaratılan bu boşluk, üniversite öğrencilerinin taktikleri ile doldurulmakta ve bu sayede öğrenciler; yurt imkanlarının yetersiz olduğu ve kiralık konut fiyatlarının aşırı arttığı kentlerde barınma mücadelesi vermektedir. Araştırmada yazın taraması, çeşitli istatistiksel veriler ve görüşme bulgularından bir arada yararlanılarak, karma bir yöntem benimsenmiştir. Kartopu yöntemi ile ulaşılan 80 öğrenciyle yapılan mülakatlar, yetersiz yurt ve zorlu konut piyasası koşulları altında öğrencilerin yaşadığı barınma sorunlarını ortaya çıkarmıştır. Elde edilen nicel bulgular, öğrencilerin barınma sorunlarıyla nasıl başa çıktıklarına ilişkin taktiklerini açıklayan kendi ifadeleri ile desteklenmiştir. Tüm bulgular, karşılanabilirlik (affordability), kullanım hakkının güvenliği (security of tenure), konum, erişilebilirlik ve oturulabilirlik (habitability) başlıkları altında sunulmuştur.","PeriodicalId":505074,"journal":{"name":"Kent Akademisi","volume":"7 2","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-14","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140244698","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Kent AkademisiPub Date : 2024-03-14DOI: 10.35674/kent.1423995
Vildan Kaya, Kader Koca, Azem Kuru
{"title":"Determination of Earthquake Resistance of Urban Fabric with Geographical Information Systems: The Case of Zeytinburnu","authors":"Vildan Kaya, Kader Koca, Azem Kuru","doi":"10.35674/kent.1423995","DOIUrl":"https://doi.org/10.35674/kent.1423995","url":null,"abstract":"Geçmişten günümüze yaşanan doğal ve beşeri afetlerin kentlere olan yıkıcı etkisi kentsel dirençliliğin önemini ortaya çıkarmıştır. Kentlerin; yaşayabileceği afet, tehlike ve risklere uyum sağlayabilme kapasitesi dirençlilik seviyelerini belirlemektedir. Plansız yapılaşmaya açık kentlerde nüfus artışı ile birlikte yaşanan alansal büyümeler sebebiyle kentsel dokuda direnç kaybı yaşanmaktadır. Türkiye’nin arazi yüzeyinin %42’si birinci derece deprem bölgesinde yer almaktadır. Yakın zamanda görülen depremler göstermektedir ki dirençsiz kentler hem can güvenliği hem de mal varlığı açısından risk oluşturmaktadır. Bu kapsamda depreme hazırlıklı olmanın birinci önceliği daha dirençli kentler oluşturmaktır. Kurumsal yapı, ekolojik yapı, ekonomik yapı, yapısal ögeler, bilinçlilik düzeyi gibi etmenler kentsel dirençliliği arttıran çeşitli noktalardır. Yapısal dirençlilik ve kentsel dokunun dirençliliği en önemli noktadır. Bu çalışma, kentsel dokuyu oluşturan fiziksel bileşenlerin olası bir deprem senaryosunda olumsuz etkilenmesi ve sürdürülebilirliğini sağlayamaması durumunda Zeytinburnu ilçesindeki kritik dirençsiz bölgelerin ortaya çıkmasını amaçlamaktadır. Zeytinburnu’nda kentsel dokudaki dirençliliğin ölçülmesi amacıyla gerçekleştirilen çalışma kapsamında Coğrafi Bilgi Sistemleri, alan araştırması ve literatür araştırması yöntemlerinden faydalanılmıştır. Çalışmanın birinci aşamasında öncelikli kentsel dokudaki dirençliliği sağlayan açık alanlar, altyapı, kamusal alanlar, stratejik binalar gibi fiziksel bileşenlerin alt kriterleri belirlenmiştir. Belirlenen alt kriterler doğrultusunda Coğrafi Bilgi Sistemleri ve network analizleri ile kentsel dokunun çeşitli donatılara olan uzaklıkları sınıflandırılmıştır. Çalışmanın sonucunda Zeytinburnu ilçesi özelinde elde edilen verilerin Coğrafi Bilgi Sistemleri Programına aktarılması ile haritalar oluşturulmuştur. Oluşturulan haritalar sonucunda dirençlilik açısından kritik bölgeler tespit edilmiştir. Tespit edilen kritik bölgeler içerindeki stratejik önem taşıyan alanlara erişilebilirlik açısından en kısa ve en verimli yollar ağ analizleri ile belirlenmiştir. Dirençlilikte zayıf ve kritik bölgeler içerisindeki erişim açısından belirlenen verimli yolların yerel halkın bilgisine sunulması ve erişim bazında zayıf olarak tespit edilen yolların verimlilik düzeyinin artırılması için çalışmalar yapılması önerilmektedir.","PeriodicalId":505074,"journal":{"name":"Kent Akademisi","volume":"19 6","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-14","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140244270","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Kent AkademisiPub Date : 2024-03-12DOI: 10.35674/kent.1330929
Nalan Sevi̇nçli̇, Anıl Aksoy, Sibel Polat
{"title":"Taktiksel Şehircilik: Kamusal Mekanları (Nasıl) Dönüştürür (Mü)?","authors":"Nalan Sevi̇nçli̇, Anıl Aksoy, Sibel Polat","doi":"10.35674/kent.1330929","DOIUrl":"https://doi.org/10.35674/kent.1330929","url":null,"abstract":"Hızlı kentleşmeyle birlikte kamusal mekanlar özelleşme, trafik baskısı altında otopark alanlarına dönüşme, terkedilerek güvensiz alanlar haline gelme veya bakımsızlık nedeniyle eskime gibi pek çok problemle karşılaşmaktadır. Halbuki topluma ifade özgürlüğü sağlayan kamusal mekanlar, insanların sosyalleşme, dinlenme, spor yapma, oyun oynama, doğayla etkileşim kurma gibi ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli roller üstlenmektedir. Kamusal mekanların tasarımında/dönüştürülmesinde tavandan tabana doğru ilerleyen bir hiyerarşiden ziyade katılımcı yaklaşımların benimsenmesi sorunların daha verimli bir şekilde çözülmesini sağlamaktadır. Bu doğrultuda makalede halkın katılımıyla gerçekleşen, düşük maliyetli geçici çözümler sunan, yenilikçi taktiksel şehircilik yaklaşımının kamusal mekanları dönüştürme potansiyeline odaklanılmıştır. Bursa Uludağ Üniversitesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen “Sağlıklı Kentler İçin atıl Kamusal Mekanları Katılımcı Yaklaşımlarla Dönüştürmek” temalı çalıştayın sonuç ürünü olan bu çalışmada Bursa kent merkezindeki bir sokağın taktiksel şehirciliğin ilkeleri temel alınarak dönüştürülmesi amaçlanmıştır. Çalışmada yöntem olarak literatür araştırması, deneysel gözlemler, görüşmeler ve swot analizi yapıldıktan sonra, bölgenin yerel kimliği dikkate alınarak çalışma alanına yönelik taktiksel şehircilik uygulama önerileri geliştirilmiştir. Sonuç olarak, Bursa’da oyun, sanat ve kentsel tarım temalarına odaklanan önerilerle yaşanılabilir kamusal mekanlar üretilebileceği görülmüş, taktiksel şehircilik gibi yenilikçi yaklaşımların kamusal mekanları dönüştürmedeki rolü ortaya koyulmuştur","PeriodicalId":505074,"journal":{"name":"Kent Akademisi","volume":"5 2","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-12","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140251026","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Kent AkademisiPub Date : 2024-03-12DOI: 10.35674/kent.1411297
Gildis Tachi̇r
{"title":"Kentsel Dokunun Sürdürülebilirliği; Gümülcine/Yunanistan","authors":"Gildis Tachi̇r","doi":"10.35674/kent.1411297","DOIUrl":"https://doi.org/10.35674/kent.1411297","url":null,"abstract":"ABSTRACT \u0000The change in the urban patterns of historical artifacts over time negatively affects the sustainable development of the city. In the study, urban patterns analysis of Komotini, Greece, was divided into regions and the change of historical artifacts in urban patterns development was questioned. It has been determined by transferring to the table systematic that historical artifacts have changed in the urban pattern over time. By preserving the historical buildings and transferring them to the next generations, the sustainable patterns of the cities will be changed.","PeriodicalId":505074,"journal":{"name":"Kent Akademisi","volume":"97 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-12","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140250110","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}