Eskiyeni最新文献

筛选
英文 中文
Gazzâlî’ye Göre Âdetullah ile Sünnetullah Kavramlarının Anlamı ve Nedensellik al-Ghazālī 认为 Ādetullah 和 Sunnatullah 概念的含义以及因果关系
Eskiyeni Pub Date : 2024-03-26 DOI: 10.37697/eskiyeni.1409609
Selami Yalçin
{"title":"Gazzâlî’ye Göre Âdetullah ile Sünnetullah Kavramlarının Anlamı ve Nedensellik","authors":"Selami Yalçin","doi":"10.37697/eskiyeni.1409609","DOIUrl":"https://doi.org/10.37697/eskiyeni.1409609","url":null,"abstract":"Gazzâlî’nin âdetullah ve sünnetullah kavramlarına yüklediği anlamlar ve Tehâfütü’l-felâsife adlı eserinde nedensellik konusunda söyledikleri ile İhyâ ve diğer bazı kitaplarındaki ifadeleri arasında çelişki olduğu izlenimi uyanmaktadır. Makalede öncelikle âdetullah ve sünnetullah kavramlarının anlamları izah edilmeye çalışılmıştır. Gazzâlî’den önceki dönemlerde yaşamış kelâm ve tefsir âlimlerinin bu kavramlara yüklediği manalar araştırılmıştır. Sünnetullah kavramının Kur’ân’daki anlamları kısaca ele alınmıştır. Daha sonra Gazzâlî’nin eserlerinde âdetullah ve sünnetullah kavramlarına yüklediği anlamlar gruplandırılarak tahlil edilmiştir. Sebep ile sonuç arasındaki ilişki ile mutlak nedensellik ve sünnetullahın değişmezliği konusundaki düşünceleri aktarılmıştır. Gazzâlî’nin nedensellik konusundaki fikirleri hakkında yapılan çalışmalar incelenmiş ve bu çalışmaların onun Tehâfütü’l-felâsife’de söyledikleri üzerinde yoğunlaştığı, İhyâ’daki ifadelerine nadiren değindiği görülmüştür. Bu nedenle bu araştırmada yazarın bütün eserleri dikkate alınmıştır. Gazzâlî’nin, filozoflarla girdiği tartışmanın odağında bulunan mucize konusundaki düşünceleri aktarılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda “sünnetullah” tabirinin Kur’ân’da sosyal yasalar ile fıtrat kanunlarını ifade etmek üzere zikredildiği anlaşılmıştır. Taberî, Tirmizî, Mâtürîdî, Bâkillânî ve Cüveynî gibi Gazzâlî’den önceki bazı âlimlerin de âdetullah ve sünnetullah tabirlerini tabiat kanunları ile sosyal yasalar manasında kullandıkları görülmüştür. Gazzâlî’nin ise eserlerinde âdetullah ve sünnetullah kavramları arasına fark gözetmeden fizik ve tabiat kanunları ile insanın fıtratı ve toplum düzeniyle ilgili kanunlar manasında kullandığı tespit edilmiştir. Onun sebep ile sonuç arasında bir ilişki olduğunu kabul ettiği ancak filozofların aksine belli sebeplerin belli sonuçları doğurmasını zorunlu görmediği anlaşılmıştır. Bunun yanında sonuçların sebepsiz ortaya çıkamayacağını, insanların bunlara uygun davranması ve rızık araması gerektiğini, yasalara aykırı davranışın tevekkül sayılamayacağını savunduğu belirlenmiştir.","PeriodicalId":491586,"journal":{"name":"Eskiyeni","volume":"79 11","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-26","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140377751","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Parodi Din Kavramı: Uçan Spagetti Canavarı Kilisesi (Pastafaryanizm) Örneği 模仿宗教的概念:飞行意大利面怪教会(意大利面教)案例
Eskiyeni Pub Date : 2024-03-26 DOI: 10.37697/eskiyeni.1412847
Dilâ Baran
{"title":"Parodi Din Kavramı: Uçan Spagetti Canavarı Kilisesi (Pastafaryanizm) Örneği","authors":"Dilâ Baran","doi":"10.37697/eskiyeni.1412847","DOIUrl":"https://doi.org/10.37697/eskiyeni.1412847","url":null,"abstract":"Modern çağda yaşanan değişim ve dönüşümler dinî inanç ve pratiklere de yansımış ve din fenomeninin geleneksel sınırlarını aşarak kurumsal bir otorite olmaktan çıkıp daha ziyade bireysel deneyimleri merkeze alan bir yönde ilerlemesine neden olmuştur. Dinî söylemlerin çeşitlenmesine yol açan bu süreçle birlikte dinin, bireylerin yaşamlarını anlamlandırmada hâlâ önemli bir rol oynadığı, ancak bu rolün giderek daha esnek ve sorgulanabilir bir yapıya büründüğü görülmektedir. Benzer bir değişim sürecinin ateist düşüncede de yaşanması, bireysel inançsızlığı temsil eden klasik ateizm anlayışından uzaklaşılmasına ve geleneksel dinî inançları hedef alan yeni bir ateist akımın doğmasına yol açmıştır. ‘Yeni Ateizm’ olarak adlandırılan bu akım yalnızca tanrı inancını reddetmekle kalmayıp aynı zamanda geleneksel dinî kurumları, öğretileri ve uygulamaları katı bir tutum içerisinde eleştiren, dahası, bilimin ve rasyonalitenin dinin yerine geçmesi gerektiğini savunan bir yaklaşımı temsil etmektedir. Nitekim yeni ateizmin yükselişi, yüzyıllardan beri süregelen din ve ateizm arasındaki karşıtlığa yeni bir boyut kazandırarak bu iki olgu arasındaki geleneksel çatışmanın ötesine geçmiş, dinleri taklitleri aracılığıyla alaya alan ve ‘ateist din’ ya da ‘parodi din’ olarak adlandırılan yeni bir eleştiri biçiminin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Bahsi geçen konu bağlamında bu makale çalışması, ateist düşüncenin mizahî bir yansıması olarak ortaya çıkan ‘parodi din’ kavramını ele almakta ve bu kavramı 2005’te ABD’de doğan Uçan Spagetti Canavarı Kilisesi örnekliğinde incelemektedir. Pastafaryanizm olarak da adlandırılan Uçan Spagetti Canavarı Kilisesi, dünyanın dört bir tarafında edindiği çok sayıdaki üyesi ve bu üyelerin, inançlarının yasal olarak tanınmasına yönelik başlattıkları hukukî girişimler sayesinde giderek popülerlik kazanmaktadır. Ülkemizde de ‘Türkiye Pastafaryan Cemaati’ adı altında toplanan çok sayıda Pastafaryan mevcuttur. Uluslararası literatürde din araştırmaları kapsamında pek çok açıdan incelemeye tabi tutulan Pastafaryanizm’i, kapsamlı bir biçimde ele alan Türkçe bir çalışmaya rastlanmamış olması, bu araştırmanın temel motivasyonunu oluşturmuştur. Literatürdeki eksikliğe katkı sağlayacağına inanılan bu çalışmanın temel tezi, parodi din kavramının oluşumuna ateist bir zemin üzerine inşa edilen kurgusal argümanların kaynaklık ettiği ve Uçan Spagetti Canavarı Kilisesi’ne ait temel öğretilerin bahsi geçen kurgusal argümanlarla benzer bir yapılanmaya sahip olduğudur. Bu bağlamda çalışmada öncelikle parodi din kavramının hangi etmenlere bağlı olarak ne zaman ortaya çıktığı, tam olarak neyi ifade ettiği, Russell, Sagan, Baggini ve Dawkins gibi ünlü ateistler tarafından öne sürülen kurgusal argümanların parodi dinlerin oluşumunda nasıl bir rol oynadığı gibi hususlar ele alınıp değerlendirilmiştir. Ardından günümüzün popüler parodi dinleri arasında yer alan Uçan Spagetti Canavarı Kilisesi’nin tarihî geçmişi, temel öğretileri, kutsal metinleri, ritüelleri il","PeriodicalId":491586,"journal":{"name":"Eskiyeni","volume":"76 3","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-26","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140377763","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Peter Berger Örneğinde Sekülerleşme Tartışmaları: Etkiler ve Fikrî Değişim 彼得-伯杰案例中的世俗化辩论:影响与思想变革
Eskiyeni Pub Date : 2024-03-26 DOI: 10.37697/eskiyeni.1403605
Ahmet Özalp, Fatma Özer
{"title":"Peter Berger Örneğinde Sekülerleşme Tartışmaları: Etkiler ve Fikrî Değişim","authors":"Ahmet Özalp, Fatma Özer","doi":"10.37697/eskiyeni.1403605","DOIUrl":"https://doi.org/10.37697/eskiyeni.1403605","url":null,"abstract":"Din, insan yaşamını derinden etkileyen kurumların başında gelmektedir. Uzun yıllar boyunca dinin toplum yaşamı üzerine etkileri çok sayıda bilim insanı tarafından tartışma konusu olmuştur. Bu açıdan dinin toplum üzerindeki etkisi bilim insanları tarafından değişen toplumsal ve dönemsel şartlar nedeniyle her zaman araştırılmaya değer bulunmuştur. Özellikle, son dönemlerde birey ya da toplumun dinin toplumsal etkilerinden uzaklaştığı ya da insan üzerindeki etkisinin farklı yollarla artması problemi çok sayıda sosyoloğu bu konu özelinde araştırmalara itmiştir. Bu konu özelinde Peter Berger de görüşleri ve fikirleri açısından din sosyolojisi alanındaki önemli isimlerden biridir. Berger, dinin zamanla değişen doğası hakkındaki düşüncelerini sistematik hâle getirirken Karl Marks, Emile Durkheim ve Max Weber’den büyük ölçüde etkilenmiştir. Bu çalışmada, öncelikle Berger’in yöntem olarak eserlerinde kullandığı fenomenolojik yaklaşım ve gerçekliğin sosyal inşasına yönelik görüşleri detaylı bir şekilde ele alınacaktır. Bununla beraber Weber, Durkheim ve Marks’ın Berger’in sekürlerleşme tezi üzerindeki etkileri tartışılacaktır. Son olarak da Berger’in sekülerleşme ve desekülerleşme konusundaki düşünceleri ayrıntılı olarak analiz edilecektir. Çalışmada literetatür tarama tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın temel amacı, ülkemiz alan yazınına katkı sağlamakla birlikte, Berger’in sekülerleşme tezinde zaman içinde meydana gelen değişimleri anlamaktır. Çalışmayı biçimlendiren ana soru Berger’e göre toplumsal yaşamda dinin insan hayatı üzerindeki etkilerinin zamanla nasıl değişime uğradığıdır. Çalışma sonuçlarına göre Berger, kurucu sosyologların fikirlerinden sekülerleşme konusunda oldukça etkilenmiştir. Ancak, Berger’in moderniteye bir tepki olarak gelişen dünya genelindeki yeni dinî hareketlerin canlanmasını analiz edebilmek için desekülerleşme tezini ortaya attığı görülmektedir. Ek olarak, Berger'in çalışmalarında daha çok toplumsal inşacı ve yorumlamacı yaklaşımları kullandığı anlaşılmakla birlikte fenomenolojiden de yararlandığı düşünülmektedir. Berger’in sekülerleşme ve desekülerleşme konusundaki fikirleri bu konu özelinde araştırmalar yapan bilim insanlarına yol göstermesi de beklenmektedir.","PeriodicalId":491586,"journal":{"name":"Eskiyeni","volume":"115 37","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-26","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140379075","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Karanlık Risalesi: Felsefeden Mistisizme 黑暗论从哲学到神秘主义
Eskiyeni Pub Date : 2024-03-26 DOI: 10.37697/eskiyeni.1405320
M. Karakaya
{"title":"Karanlık Risalesi: Felsefeden Mistisizme","authors":"M. Karakaya","doi":"10.37697/eskiyeni.1405320","DOIUrl":"https://doi.org/10.37697/eskiyeni.1405320","url":null,"abstract":"Genelde olumsuzlama cihetinden aydınlığın/nurun zıttı olarak kabul edilen karanlık, bu niteliği ile aydınlığın olmadığı bir durumu betimliyor olsa da onun nurun en parlak hâlini ifade ettiğini söylemek de mümkündür. Felsefi literatürde her iki yoruma yönelik teorik yaklaşımlar söz konusudur. İlk yoruma göre, madde ve suretten teşekkül eden hilomorfik ve kompozit yapıdaki karanlık, madde ve kaosla; nur ise form ve düzenle ilişkilendirilir. Nur, aşkın ve tanrısal olana, karanlık da içkin ve maddesel olana karşılık gelir. Ancak apofatik bağlamda Tanrı’nın bilinemezliği hususunda yapılan kimi yorumlarda ise nurun yanı sıra karanlığın da kullanıma sokulduğu, bu kavrama bilinemezliğin izahında mihver ve merkezî bir boyut kazandırıldığı görülmektedir. Bu çerçevede karanlık, tanrısal alanla ilişkili olduğundan sönüklük veya siliklikle değil parlaklıkla nitelenmektedir. Dolayısıyla parlak karanlık, aydınlığı olumsuzlamasının ötesinde olumlamanın zirve noktasını temsil etmekte, hatta aydınlık, aydınlık etme bakımından karanlığın olumsuzu bir konumda bulunmaktadır. Mistik teolojide epistemolojik açıdan tanrısal alanda olduğu gibi şeylerin özlerinin de hakikat çerçevesinde bilinmemesi zulmetin alanını genişletmekte, bir anlamda bütün bir varlık alanı bilinmezlik, dolayısıyla karanlık bir muhteva kazanmaktadır. Bu kapsamda karanlığa göre aydınlık, aydınlığa göre de karanlık olan ziya, nur ile zulmet arasında görmeyi, algılamayı ve akletmeyi mümkün kılan ara-ışık konumunda bulunmaktadır. Bu çalışma, karanlığı dinsel ve mitolojik metinlerden başlayarak Platon, Aristoteles ve Plotinus gibi antik Yunan, Gregory of Nyssa ve Pseudo-Dionysius the Areopagite gibi Neoplatonik mistik Hristiyan, Mahmûd Şebüsterî ve Sadreddin Konevî gibi sufi mistiklerin görüşleri çerçevesinde ele almaktadır. Çalışmada ayrıca bilgi ve cehalet kavramları aydınlık ve karanlık kelimeleri kapsamında değerlendirmeye tabi tutulmakta; felsefi görüşler ile mistik teolojik yorumlar arasındaki temel ayrımlara ve gece ile gündüz üzerinden dinsel metaforlara vurgu yapılmaktadır. Çalışmada karanlığın felsefede ve mistik teolojide farklı bağlamlarda ele alındığı; felsefede karanlığın nurun yokluğu, mistik teolojide ise kimi yorumlarda karanlığın nurun yoğunluğu olarak değerlendirildiği görülmektedir.","PeriodicalId":491586,"journal":{"name":"Eskiyeni","volume":"119 46","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-26","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140381208","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
İbn Halduncu Perspektiften Tarihin Yasaları: Şehirleşme ve Sekülerleşme 伊本-卡尔迪安视角下的历史法则:城市化与世俗化
Eskiyeni Pub Date : 2024-03-26 DOI: 10.37697/eskiyeni.1374397
Behçet Batur
{"title":"İbn Halduncu Perspektiften Tarihin Yasaları: Şehirleşme ve Sekülerleşme","authors":"Behçet Batur","doi":"10.37697/eskiyeni.1374397","DOIUrl":"https://doi.org/10.37697/eskiyeni.1374397","url":null,"abstract":"Tarihte yasa(lar) konusu geçmişte bazı din adamları, filozof ve sosyal bilimcilerin ilgisini çekmiş ve bunlar bu alanda önemli entelektüel çabalar ortaya koymuşlardır. Söz gelimi Augustinus, Comte, Durkheim, Hegel, Marx, Spencer gibi düşünürler tarihin akışını belirleyen genel ilkeler konusunda çeşitli yaklaşımlar ortaya koymuşlardır. Örneğin Augustinus’a göre tarih, Tanrı’nın insanı yaratmasıyla başlamış olan ve insanın kurtuluşuyla son bulacak olan bir akıştır. Comte’a göre tarih düşünsel bir evrime tabi olup insanlık tarihi üç aşamadan (teolojik, metafizik, pozitivist) geçmektedir. Hegel’e göre ise tarih insanlığın düşüncesinin diyalektik bir düzlemde sürekli gelişmesini ifade etmektedir. Marx açısından tarih bir sınıf savaşları tarihi olup belirli aşamalardan geçmekte (ilkel komünal, feodal, köleci, kapitalist) ve tarihin sonunda sınıfsız bir toplum (sosyalist) teşekkül edecektir. Spencer da tarihi evrimsel bir çizgide okuyan düşünürlerden biridir. Ona göre tarih bir evrime tabi olup sürekli ilerlemektedir. Tüm bu yaklaşımların ortak niteliği tarihin belirli hedeflere doğru yürüyen yasalarının olduğu fikridir. \u0000İbn Haldun’da da bu yönde bir yaklaşımın mevcut olduğu görülmektedir. Ona göre tarih iki boyutlu bir yapıya sahiptir. Çizgisel ve döngüsel. Bu, tarihin yasasıdır. Keza ona göre tarih belirli bir yöne doğru da hareket etmektedir. Tarihin yönünü belirleyen dinamikler ise şehirleşme ve sekülerleşmedir. İbn Haldun’a göre insanlığın ilk yaşam formu olan göçebelik (bedevilik) şehirleşmeye (hadarilik) doğru evrilmektedir. Bununla birlikte ve şehirleşmeye paralel olarak tarihin başlangıcında hayatın hemen hemen her alanını kuşatan (gerek teorik gerekse de pratik alanlarda) din, kurumsal bir farklılaşmaya ve daralmaya uğrayarak diğer bilgi ve yaşam alanlarının ortaya çıkmasıyla kendi öz alanına çekilmektedir. Bu süreç sekülerleşmeyi tanımlayan önemli bir unsuru (kurumsal/yapısal farklılaşma) ifade etmektedir. Dolayısıyla İbn Haldun düşüncesinde şehirleşme ve sekülerleşme süreçlerinin tarihsel birer yasa olarak görüldüğü söylenebilir.","PeriodicalId":491586,"journal":{"name":"Eskiyeni","volume":"82 24","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-26","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140377717","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Batıl İtikatlarla Savaşın Edebî Cephesi: Kılıçzâde Hakkı’nın Hikâyeleri 反迷信战争的文学阵线:Kılıçzâde Hakkı 的故事
Eskiyeni Pub Date : 2024-03-26 DOI: 10.37697/eskiyeni.1408010
Tuğbanur Özen
{"title":"Batıl İtikatlarla Savaşın Edebî Cephesi: Kılıçzâde Hakkı’nın Hikâyeleri","authors":"Tuğbanur Özen","doi":"10.37697/eskiyeni.1408010","DOIUrl":"https://doi.org/10.37697/eskiyeni.1408010","url":null,"abstract":"Yazar, gazeteci, milletvekili ve Batıcılık fikrinin savunucusu Kılıçzâde Hakkı (öl. 1960), Türk düşünce tarihinde önemli bir yere sahiptir. Kılıçzâde, yazılarında devletin ilerlemesi için yapılması gerekenleri ismiyle müsemma şekilde savaşırcasına anlatır. Yazar hakkındaki çalışmaların ekserisi kitapları ve makaleleri hakkındadır. Oysa Kılıçzâde Hakkı, gerilemenin en büyük sebebi olarak gördüğü batıl inançlarla savaşını, kurgusal zemine taşıyarak hikâyeleştirmiştir. Kılıçzâde hakkındaki çalışmalarda söz konusu hikâyelere değinilmekle birlikte ayrıntılı bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu makalede Kılıçzâde Hakkı’nın İçtihad ve Hürriyet-i Fikriyye dergilerinde yayımlanan sekiz hikâyesi incelenmiştir. Yazarın hikâyelerinde batıl gördüğü, dinî ve toplumsal inanışlarla olan mücadelesi dikkat çekmektedir. Çalışmanın amacı makalelerinde de benzer konuları işleyen Kılıçzâde’nin fikrî eserlerinde başlattığı mücadelesini fiktif yapıya taşıdığını göstermek, yazarın düşüncelerini açıklamada kurguyu kullanılışını örneklendirmektir. Çalışmanın yöntemi şu aşamalarda ilerlemiştir: yazarın hikâyeleri tespit edilmiş, Latin alfabesine aktarılmış, makaleleriyle hikâyeleri arasındaki benzer noktalar bulunmuştur. Bu dikkatle çalışma üç başlık altında ele alınmıştır. Söz konusu sekiz hikâyeden evlilik hakkındakiler “Dest-i İzdivaca Talip miyiz?”, toplumdaki dindarlık ve dinsizlik algısının eleştirildiği hikâyeler “Dinsizlik Alametleri”, Yunus Hoca hakkındaki hikâyeler ise “Sahte Softalığın Simgesi: Yunus Hoca” başlıkları altında değerlendirilmiştir. Kılıçzâde Hakkı’nın aile mefhumuna büyük kıymet verdiğini yazılarından takip etmek mümkündür. “Dest-i İzdivaca Talip miyiz?” başlığı altında işlenen hikâyelerde düğün eğlenceleri, eşlerin birbirini tanıyarak evlenmelerinin önemi, evlenme ve boşanma işlemlerinin nasıl olması gerektiği, örnek aile temsili ele alınır. “Dinsizlik Alametleri” başlığında incelenen hikâyelerde ise toplum tarafından dinsizlik yaftasına maruz kalan ailelerin dine dair tutumu işlenmiştir. Sahte softalarla pek çok cephede savaşmayı kendine görev edinen Kılıçzâde Hakkı, bu savaşını kurguya taşımıştır. Makalenin üçüncü kısmı “Sahte Softalığın Simgesi: Yunus Hoca”nın maceralarının anlatıldığı üç hikâyeden müteşekkildir.Yunus Hoca üzerinden din adamı vasfına talip ve sahip kişilerde bulunmaması gereken özelliklerin anlatıldığı hikâyelerin ilkinde Yunus Hoca’nın ataları; ikincisinde medrese talebeliği, üçüncüsünde bir kadınla giriştiği münakaşa tahkiye edilir. Bu değerlendirmeler ışığında Kılıçzâde Hakkı’nın hikâyelerinin aile ve din mefhumları üzerinde yoğunlaştığı görülmüştür. Bununla birlikte Kılıçzâde’nin fikrî eserlerindeki meseleleri, fiktif yapıda da işlediği ve Batıl itikatlarla bir de edebiyat cephesinde savaştığı anlaşılmıştır.","PeriodicalId":491586,"journal":{"name":"Eskiyeni","volume":"35 8","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-26","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140378394","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Müzik Bağlamında Şiddet Sorunu ve Toplumsal Alana Yansımaları 音乐中的暴力问题及其对社会领域的思考
Eskiyeni Pub Date : 2024-03-26 DOI: 10.37697/eskiyeni.1393843
Sümeyye AYDIN BULUT
{"title":"Müzik Bağlamında Şiddet Sorunu ve Toplumsal Alana Yansımaları","authors":"Sümeyye AYDIN BULUT","doi":"10.37697/eskiyeni.1393843","DOIUrl":"https://doi.org/10.37697/eskiyeni.1393843","url":null,"abstract":"Müziğin insanın hayatına her an ve doğrudan etki edebilme gücü göz önünde bulundurulduğunda müzikte şiddet unsurlarının fark edilmesi ve anlaşılması önem kazanır. Yapılan kimi çalışmalarda müziğin farklı bağlamlarda şiddetle ilişkili sorunlara neden olabileceği ortaya koyulmaktadır. Bu bağlamda karşımıza çıkan temel sorunlardan birisi müzik yoluyla şiddetin estetize edilmesi ve meşrulaştırılmasıdır. Şarkı sözleri, görseller müzik aracılığıyla doğrudan bir şiddet üretebileceği gibi müziğin icrası, mekânlar, enstrümanlar, toplumsal ilişkiler vs. açısından dolaylı şekillerde şiddetin simgesel olarak üretilmesi de mümkündür. Bu çalışmada müzik üretimi ve dinleyicinin müzikle karşılaşma durumlarında birçok farklı yolla müzik bağlamında ortaya çıkan şiddet sorunlarına değinilmektedir. Müzik ve şiddet arasındaki ilişkinin ele alındığı bu çalışmada nitel yöntem tekniklerinden literatür/belge taraması kullanılmıştır. Müzik ve şiddet içerikli makaleler, doktora tezleri, kitaplar ve internet kaynakları bu kapsamda taranmıştır. Bu çalışma kapsamında ulaşılan sonuçlar şu şekildedir: Müzik ve şiddet ilişkisi çoğu zaman daha belirsizce tanımlanan bir problem alanı üretmektedir. Bireyin müzik pratikleri müziğin kitleselleşmesi ve kültür endüstrisine dönüşmesiyle birlikte özellikle kültürel tahakküm, metalaşma, simgesel şiddet açısından toplumsal ilişkilere yansıyan problemli boyutları beraberinde getirmektedir. Böylece müziğin toplumu kontrol etme, dönüştürme, baskı altına alma vs. açılardan ortaya çıkan fonksiyonları onu şiddetin bir unsuruna dönüştürmektedir. Müziğin şiddet unsurlarını kullanması ve diğer yandan müzik pratiklerinin simgesel bir şiddet alanına dönüşmesi toplumsal alana yansıyan ve toplumsal olanı şekillendiren düşünce ve pratikler üretmektedir. Bu nedenle müzik bağlamında doğrudan veya simgesel şiddetin fark edilmesi ve bunun topluma yansıyan yönlerinin ele alınması önemlidir. Müziğin tercih edilme süreçleri, pazarlama stratejileri, hangi müziğin beğenildiği, bu esnada gelişen iktidar ağları müziğin onu tecrübe edenler açısından rolünü belirleyen kritik bir noktada durmaktadır. Bu bağlamda çalışma müzik ve şiddet ilişkisinin doğrudan ve dolaylı olmak üzere farklı görünümlerinin toplumsal alandaki yansımalarını analiz ederek müziğin şiddete dönüştüğü ve aynı zamanda şiddete karşı bir konum ve bilinç üretebileceği imkanları dikkate taşımaktadır.","PeriodicalId":491586,"journal":{"name":"Eskiyeni","volume":"75 25","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-26","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140377767","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Buhârî’nin el-Câmi‘u’s-Sahîh’inde Tefsir Bilgisi al-Bukhārī's al-Jāmi'u's-Sahīh 中的塔夫西里知识
Eskiyeni Pub Date : 2024-03-26 DOI: 10.37697/eskiyeni.1412267
Murat Bahar
{"title":"Buhârî’nin el-Câmi‘u’s-Sahîh’inde Tefsir Bilgisi","authors":"Murat Bahar","doi":"10.37697/eskiyeni.1412267","DOIUrl":"https://doi.org/10.37697/eskiyeni.1412267","url":null,"abstract":"İbn Hacer, Buhârî’nin hadislerde geçen garîb lafızları garîbu’l-Kur’ân alanının verileriyle açıkladığını, bu vesileyle Kur’ân ve hadisin tefsirini/şerhini birlikte gerçekleştirdiğini belirtmektedir. Nitekim “Buhârî’nin fıkhı bâb başlıklarındadır.” söyleminin de bu çerçevede düşünülmesi mümkündür. Dolayısıyla Buhârî’nin rivayetine yer verdiği âyeti veya rivayette yer alan âyeti açıkladığı, bu anlamda bir tür tefsir faaliyetinde bulunduğu ihsas edilmektedir. Bu araştırmada söz konusu yaklaşımlar ve Sahîh’in tefsir yoğunluğu sorunsal addedilerek cevap aranmaktadır. Öncelikle Sahîh-i Buhârî’nin ayırt edici nitelikleri ve bu niteliklerden mülhem tefsir ilmiyle ilişkisi ortaya konulmuştur. Buhârî’nin, rivayetleri ale’l-ebvâb tertip usulüne göre vermesinden, eserinin câmi‘ türüne ait olmasından, rivayetler arasında tercihte bulunup mezcetmesinden, filolojik tahlillere yer vermesinden ve bâblar/tercemeler üzerinden tercihlerini ortaya koymasından hareketle tefsir faaliyetlerinde bulunduğu çıkarımına ulaşılmıştır. Ayrıca eserinde rivayetle âyet arasında ilişki kurduğu, ortak paydalara işaret ettiği, muğlak ifadeleri veya garîb kelimeleri şerh/tefsir ettiği görülmüştür. Bununla beraber eserin tefsir ilmiyle doğrudan ilişkili kitâbları tespit edilmiş, bu vesileyle aralarındaki ilişki tahkim edilmiştir. Bed’ü’l-Vahy, Enbiyâ, Tefsîr ile Fedâilü’l-Kur’ân bölümlerinin doğrudan tefsir ilmiyle ilişkili olduğu, yoğun bir şekilde tefsir bilgisi ve tefsir faaliyeti içerdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu bölümlerin kitâb isimleri ve bâb başlıkları tefsir ilmi açısından değerlendirilmiş, ulaşılan veriler sayısal ve oransal olarak kaydedilmiştir. Çalışma boyunca tarihsel veri analizi ve veri dökümü yönteminin kullanıldığı belirtilmelidir. Araştırmanın sonucunda Buhârî’nin, Bed’ü’l-Vahy bölümünde 16, Enbiyâ bölümünde 332, Tefsîr bölümünde 1514 ve Fedâilü’l-Kur’ân bölümünde ise 10 âyet olmak üzere toplamda Kur’ân’ın %30’una dair tefsir faaliyetinde bulunduğu, eserde dağınık halde bulunan tefsir bilgilerinin de hesaba katılması durumunda bu oranın %50’nin üzerine çıkacağı tespit edilmiştir. Diğer yandan Buhârî’nin, tefsir ilminin dilbilimsel ve dirâyet gibi usûllerini kullandığının, eserine ulûmu’l-Kur’ân ve Kur’ân tarihi temaları başta olmak üzere çeşitli tefsir bilgilerini taşıdığının, rivayetlerle âyetler arasında irtibat kurmaya hususi önem verdiğinin örnekler ve sayısal verilerle gösterilmesi ise çalışmanın diğer kazanımları olmuştur. Araştırmanın sonunda ise -buradaki çalışmanın kazanımlarıyla kısmen örtüştüğü için- Dâru’t-Te’sîl tarafından hazırlanan fihristin verileri tarafımızca gözden geçirilerek tablolaştırılmıştır. Böylece tablodaki verilerle tarafımızca ulaşılan verilerin mukayese edilmesine olanak sağlanmıştır.","PeriodicalId":491586,"journal":{"name":"Eskiyeni","volume":"5 9","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-26","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140378596","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Fizik ve Metafizik Arasında İsbât-ı Vâcib Meselesi: Bir Kelâm ve Felsefe Eleştirisi 物理学与形而上学之间的 Isbāt al-Wājib 问题:神学与哲学批判
Eskiyeni Pub Date : 2024-03-26 DOI: 10.37697/eskiyeni.1413073
Recep Erkmen
{"title":"Fizik ve Metafizik Arasında İsbât-ı Vâcib Meselesi: Bir Kelâm ve Felsefe Eleştirisi","authors":"Recep Erkmen","doi":"10.37697/eskiyeni.1413073","DOIUrl":"https://doi.org/10.37697/eskiyeni.1413073","url":null,"abstract":"Bu makale, genelde İslam düşüncesini özelde kelâmı Aristo’nun Fizik VIII’inden yola çıkarak fizik ve metafizik arasındaki ilişki açısından incelemekte ve İbn Rüşd’ün (öl. 595/1198) İbn Sînâ’ya (öl. 428/1037) ve Eşʻarî kelâmına dair eleştirilerini isbât-ı vâcib meselesi minvalinde yeniden değerlendirmektedir. İbn Rüşd, Eşʻarî kelâmcılarının bir metafizik inşa edemediklerini ihsas ettirerek, hudûs delillerinin yapısal problemler içerdiğini iddia etmektedir. İbn Rüşd'ün analizine göre, kelamcıların hudûs delili odaklı kozmolojik argümanları, polemikten bağımsız olamayacak şekilde son derece karmaşık bir yapıya ulaşmış ve bu durum, konunun uzmanları için dahi kavranması zor bir hal almıştır. Somutlaştırmak gerekirse, kelamcıların isbât-ı vâcib delilleri, hadis-ezeli (fizik-metafizik) ilişkisine dair problemleri çözme yerine daha içinden çıkılmaz hale getirme eğilimindedir. Diğer bir yandan ise İbn Rüşd, ezelî-hâdis dikotomisine dair ana problemleri metafizik üzerinden çözen İbn Sînâ ve İbn Sînâcılara karşı sükutunu korurken, isbât-ı vâcib meselesinde filozofların Aristo fiziğini atıl hale getirmelerini tenkit etmektedir. Öte yandan kelâmcıların hudûs delilleri ile kozmolojik/fizik temelli bir argüman sunmuş olmaları, İbn Rüşd’ü tatmin etmemiştir. İbn Rüşd zaviyesinden bakıldığında kelâmcılar, ne -biraz önce bahsedildiği gibi- ezelî-hâdis problemini metafizik önermelerle çözebilmişlerdir ne de kozmolojik argümanlarında fizik prensiplerini doğru bir şekilde uygulayabilmişlerdir. Kelamcıların fiziği doğru bir şekilde icra edememeleri iddiası, insicamlı bir metafizik de inşa edemekleri ithamını da beraberinde getirmektedir. İbn Rüşd haklı mıdır ve İbn Sînâ’nın ve kelâmcıların isbât-ı vâcib delilleri fizik-metafizik ilişkisi açısından yapısal sorunlar içermekte midir? İsbât-ı vâcib açısından fizik hala zorunlu mudur? Ya da isbât-ı vâcib için fizik kendi başına yeterli midir? Metafiziksiz bir isbât-ı vâcib delili mümkün müdür? Fiziği ya da metafiziği ihmal etmek ne gibi sorunlara neden olmaktadır? Makale, bu soruları çeşitli açılardan inceleyecektir.","PeriodicalId":491586,"journal":{"name":"Eskiyeni","volume":"113 25","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-26","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140379081","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
İlahiyat Fakültelerinde Arapça Öğretiminde Karşılaşılan Sorunlar: Bir Meta-Sentez Çalışması 神学院阿拉伯语教学中遇到的问题:元综合研究
Eskiyeni Pub Date : 2024-03-26 DOI: 10.37697/eskiyeni.1410082
M. Altintaş
{"title":"İlahiyat Fakültelerinde Arapça Öğretiminde Karşılaşılan Sorunlar: Bir Meta-Sentez Çalışması","authors":"M. Altintaş","doi":"10.37697/eskiyeni.1410082","DOIUrl":"https://doi.org/10.37697/eskiyeni.1410082","url":null,"abstract":"Arapça öğretimi, İlahiyat Fakültelerinde oldukça önemli bir yere sahiptir. İlahiyat Fakültelerindeki Arapça öğretimine ilişkin yapılan çeşitli araştırmalarda öğrencilerin bu eğitimi yetersiz buldukları, yıllardır istenilen başarı seviyesine bir türlü ulaşılamadığı hatta menfi istikamette gerileme olduğu iddia edilmektedir. Harcanan emek ve zamana rağmen Arapça öğretiminde beklenen verime erişilememesinin nedenlerini yalnızca öğrencilere, öğretmenlere veya sisteme bağlı problemlerle alakalı düşünmek yerine, bu sorunun arka planına bir bütünlük içinde odaklanmak daha anlamlı olacaktır. İşte bu ihtiyaçtan hareketle, bu araştırmanın amacı, Türkiye'deki İlahiyat Fakültelerinde Arapça öğretiminde karşılaşılan sorunların neler olduğunu ve bu sorunların özellikle hangi boyutlarda odaklandığını tespit etmektir. Ayrıca sonuç bölümünde bu sorunlara ilişkin muhtelif çözüm önerilerine yer verilmiştir. İlahiyat Fakültelerinde Arapça öğretimine dair yaşanan sorunların bütüncül bir bakış açısıyla ele alınıp çözülebilmesi açısından önemli olan bu çalışmada “meta-sentez yönteminden” yararlanılmıştır. Bu yöntem vasıtasıyla ilgili konuda yapılmış araştırmaların bulguları bir araya getirilip daha geniş ve üst bir bakış açısıyla analiz edilip sentezlenmiştir. Araştırılan konuyla ilgili yapılmış münferit çalışmaların bir araya getirilerek bu çalışmalardaki ortak temaların analiz edilip değerlendirilmesi, tek bir araştırmanın sağlayamayacağı derinlikte bilgi sağlayabilmesi bu araştırmanın en özgün yanını oluşturmaktadır. Bu çalışmada öncelikle anahtar sözcükler kullanılarak çeşitli veri tabanlarında 1996-2024 yılları arasında yapılmış araştırmalarla ilgili geniş bir literatür taraması yapılarak 151 çalışmaya ulaşılmıştır. Bunlar araştırma sorusu, veri toplama teknikleri, raporlanan bulgular gibi muhtelif açılardan incelenerek araştırma kapsamına alınacak çalışmalar belirlenmiştir. Çalışmalar kapsama alınırken İlahiyat Fakültelerinde Arapça öğretiminde yaşanan sorunları ihtiva eden alan araştırmaları olması temel ölçüt olarak alınmıştır. Ayrıca çalışmaların nitelikli olması ve verilerin derinlemesine incelenebilmesi için literatürde önerilen örneklem sayısı ölçütlerine de riayet edilmiştir. Bu ölçütleri sağlayan nitelikli 15 araştırma belirlenmiş ve bu araştırmanın örneklemine alınmıştır. Temalar ve kategorileri belirleyebilmek için meta-sentez çalışmalarında önerilen “tematik analiz” tekniği kullanılarak 3 ana kategori ve 18 alt tema tespit edilmiştir. Derslerin gramer ağırlıklı düz anlatım yöntemiyle işlenmesi ve yöntem çeşitliliğine gidilmemesi, öğrencilerde Arapça konuşma ve kendini ifade etme becerilerini geliştirme konusundaki eksiklikler, ders kitabı haricinde farklı araç-materyallerle öğretim sürecinin desteklenmemesi bu meta sentez çalışmasının “öğretim elemanlarından kaynaklanan problemler” kategorisinde öne çıkan temalardır. Öğrencilerin Arapçaya karşı olumsuz tutumlara sahip olmaları (zor olduğu algısı vb.), motivasyon eksiklikleri “öğrencilerden kaynaklanan ","PeriodicalId":491586,"journal":{"name":"Eskiyeni","volume":"124 7","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-03-26","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140379845","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
0
×
引用
GB/T 7714-2015
复制
MLA
复制
APA
复制
导出至
BibTeX EndNote RefMan NoteFirst NoteExpress
×
提示
您的信息不完整,为了账户安全,请先补充。
现在去补充
×
提示
您因"违规操作"
具体请查看互助需知
我知道了
×
提示
确定
请完成安全验证×
相关产品
×
本文献相关产品
联系我们:info@booksci.cn Book学术提供免费学术资源搜索服务,方便国内外学者检索中英文文献。致力于提供最便捷和优质的服务体验。 Copyright © 2023 布克学术 All rights reserved.
京ICP备2023020795号-1
ghs 京公网安备 11010802042870号
Book学术文献互助
Book学术文献互助群
群 号:604180095
Book学术官方微信
小红书