{"title":"“Korkarım Yol Olur” Adlı Bekri Mustafa Fıkrasını Kırık Cam(lar) Teorisi Bağlamında Okuma Denemesi","authors":"Sezai DEMİRTAŞ","doi":"10.28981/hikmet.1330158","DOIUrl":"https://doi.org/10.28981/hikmet.1330158","url":null,"abstract":"Fıkralar, halk anlatı geleneğinin toplum gerçekliğinden yoğun şekilde beslenen türlerinin başında gelir. Oluştukları/şekillendikleri toplumun sosyokültürel birikimiyle maksimum seviyede etkileşim içinde olan fıkralar, mevcutla (hâlihazır) olması gereken (ideal) arasında yaşamını sürdürmeye çalışan insanların kendilerini ifade etme imkânı buldukları toplumsal bir mecradır. Merkezinde insan-toplum ilişkilerinin yer aldığı bu mecrada, toplumların bir arada yaşaması için gerekli uyumu bozarak insanları huzursuz eden düşünce ve davranışlar kendine yer bulabilir. Toplum düzeninin bozulmasına sebep olan yaklaşımların güldürürken düşündürdüğü, düşündürürken eleştirildiği fıkralar, insanlara açık ve örtük mesajlar verir. Bu çalışmaya konu olan Bekri Mustafa fıkrası da toplum düzenine dair içerdiği mesaj(lar)la dikkat çekecek mahiyettedir. Korkarım Yol Olur adlı Bekri Mustafa fıkrasının kırık cam(lar) teorisi adıyla bilinen ve suçu önlemek suretiyle toplum düzeninin sağlanmasını amaçlayan kriminoloji teorisinin ortaya koymuş olduğu yaklaşımla birlikte değerlendirildiği bu makale, fıkrada karşılaşılan yaklaşımın kriminoloji teorilerinde bilimsel bir açıklamayla yeniden ortaya konulduğunu gösteren sosyokültürel bir okuma çabasının sonucudur.","PeriodicalId":470292,"journal":{"name":"Hİkmet - akademik edebiyat dergisi.","volume":"43 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-27","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135535756","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Umutsuzluk, Ölüm ve Tatminsizliğe Edebi Bakış: Tatar Çölü","authors":"Tamer YILDIRIM","doi":"10.28981/hikmet.1296087","DOIUrl":"https://doi.org/10.28981/hikmet.1296087","url":null,"abstract":"Yazar Dino Buzzati (1906-1972), tarihsel ortamı, kişisel felsefesi, hem gazeteci hem de sanatçı olarak deneyimlerinin farklı yönlerini algısal bir şekilde birleştirmiştir. Yazdığı Tatar Çölü adlı romanında kendini çöllere hapsetmiş ve hapsedecek olan insanları anlatmıştır. Romanın kahramanı insanlara objektif olarak bakan, disiplinli bir kişi olarak tanıtılan Subay Drago, alışkanlıkları içinde kendini unutarak akıp giden zamana yenik düşen modern dönem insanını temsil etmektedir. Tatar Çölü moral bozucu olarak görülebilir ama onun yapmak istediği, modern yaşamdaki insana içinde yaşadığı hayatı göstermeye çalışmaktır. Tatar Çölü varolma cesareti gösterememenin bir ifadesi olarak insan deneyimindeki tekrarın doğasını anlama noktasında önemli unsurları içerir. Tatar Çölü bu yönüyle bir sorgulama, sorgulatma işlevine sahip bir roman olma özelliğini gösterir. Edebiyat kişinin sahip olduğu yoğun duyguların somut bir aracı olarak görev yapmaktadır. Burada işin içine estetik kaygı girince konunun anlaşılması daha kolay bir hal almaktadır. Varoluşçuluğun edebî olarak ifade edilmesinde J. P. Sartre, A. Camus, F. Kafka, F. Dostoyevski gibi isimlerin yanına Buzzati’yi ve onun özellikle Tatar Çölü’nü eklememiz gerekir. Biz de makalemizde Tatar Çölü adlı eseri varoluşçu düşüncenin temel kavramları olan umut, umutsuzluk, ölüm, yabancılaşma ve tekerrür kavramları ekseninde ele aldık. Sonunda insanı bu tür olumsuz ve kaygı verici duygulardan kurtaracak olanın sevgi olabileceğini belirttik. Zira yaşam biz onu sevdikçe anlam kazanır. Bunun felsefenin görece kavramsal ağır yapısından ziyade roman gibi düşüncenin estetik yönü ön plana çıkaran eserlerle daha anlaşılır bir formda sunulabileceğinin imkânını göstermeye çalıştık.","PeriodicalId":470292,"journal":{"name":"Hİkmet - akademik edebiyat dergisi.","volume":"16 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-22","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136059012","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Tracing the Esoteric Perception of the World in Âşık Veysel's Long Fine Path","authors":"Elif SAYAR","doi":"10.28981/hikmet.1313260","DOIUrl":"https://doi.org/10.28981/hikmet.1313260","url":null,"abstract":"Dünyaya geldiği andan itibaren hayatı anlamlandırma yoluna giden insanoğlu, hakikat bilgisinin peşine düşer. Tanrı’yı ve evrenin yaratılışını çözmek için kendilik bilgisine yönelen çoğu öğreti, bugüne kadar insanlığı aydınlatma yoluna gider. “Gizli olan ve bir şeyin iç yüzünü bilme” anlamına gelen Ezoterizm de ancak yorumlama ile anlaşılabilecek örtük bilgiyi içerir. Hakikat bilgisi ehil olmayanlardan gizlenerek yalnızca ehillere öğretilir. Antik çağlara dayanan ve herkese açık olmayan bu öğretinin gizil bilgisinin izi, halk şiir geleneğinin ustası Âşık Veysel’in hayat görüşünü özetlediği düşünülen “Uzun İnce Bir Yoldayım” adlı şiiri üzerinden sürülür. Veysel’in kendini, işini ve dünyayı bilmeyi nerden bildiği bilinmez; ancak olup biteni açık gözlerden daha iyi bilmesi onun ezoterik/içrek bilgi yönünden zengin olduğu görüşünü kuvvetli hale getirir. Bu çalışmada “Uzun İnce Bir Yoldayım” şiiri üzerinden Aşık Veysel’in dünyayı nasıl algıladığı, algıladığı dünyada hangi içrek/ezoterik bilgiyi sunduğu ve bu bilginin hangi sembollerle görünür hale geldiği ortaya konulacaktır.","PeriodicalId":470292,"journal":{"name":"Hİkmet - akademik edebiyat dergisi.","volume":"17 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-22","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136059479","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"NABİ’DE MEVLİD KANDİLİ","authors":"Zehra ÖZTÜRK","doi":"10.28981/hikmet.1305418","DOIUrl":"https://doi.org/10.28981/hikmet.1305418","url":null,"abstract":"Bu makalede Nabi’nin na’t olarak adlandırdığı fakat bir mevlid gecesinde yapılan bir töreni anlattığı mesnevisi işlenecektir.
 Osmanlı Döneminde başta Süleyman Çelebi’nin Vesiletü’n-Nebi’si olmak üzere pek çok şair tarafından mevlid yazılmıştır. Hz. Peygamber’in doğumunu ve hayatından bazı sahneleri anlatan bu edebî eserler, başta mevlid kandili olmak üzere çeşitli mübarek gün ve gecelerde makamlı olarak okunmuştur. Değişik vesilelerle halk arasında mevlid okuma törenleri tertip edilirken Osmanlı devlet erkânı tarafından resmî olarak da mevlid törenleri tertip edilmiştir.
 Nabi mevlid yazmamıştır, fakat Hz. Muhammed(SAS)’i öven şiirler yani na’tler yazmıştır. Bu na’tlerden birinde, yani bizim konu edindiğimiz mesnevi biçiminde yazdığı na’tde, bir mevlid törenini anlatmıştır. Şiirinde kelimeleri seçerek özenle kullanmış, saygılı bir anlatımın yanında Kur’an-ı Kerim’den bazı âyetleri alıntılamıştır. Bu şiirde Nabi’nin öyküleyici ve tasvir edici anlatımına paralel olarak Hz. Peygamber’e duyduğu sevgi, dinin yaşanması ile ilgili hayat görüşü ile beraber devlet ve devlet adamlarına bakışı yansıtılmaktadır.
 Nabi’nin yaşadığı 17. Yüzyılda Osmanlı Devleti çalkantılı bir dönem geçiriyordu. Savaşlar, ekonomik bunalım yanında bir yanda tasavvufu ve tarikat geleneğini savunan, diğer yanda tarikatlere karşı olan, tasavvufu ve mevlid gibi mübarek gün ve geceleri kutlamayı şiddetle reddeden iki farklı dünya görüşü vardı. Bu manzumede Nabi’nin dünya görüşü ortaya çıkmakta, tarikatlere ve mevlid kutlamalarına olumlu baktığı görülmektedir.
 Nabi’nin devlete ve devletin başında bulunan padişaha ve onun sadrazamına sevgi ve bağlılığı da bu şiirde, özellikle son beyitlerde görülmektedir.","PeriodicalId":470292,"journal":{"name":"Hİkmet - akademik edebiyat dergisi.","volume":"54 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-22","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136059008","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"TEACHER AND POET OSMAN TOPCU WHO IS ASIK VEYSEL’S STUDENT","authors":"Mehmet SARI","doi":"10.28981/hikmet.1359633","DOIUrl":"https://doi.org/10.28981/hikmet.1359633","url":null,"abstract":"Âşık Veysel, 1894-1973 yılları arasında yaşamış, XX. yüzyıl Türk âşık şiirinin büyük temsilcilerindendir. Halk Türkçesi ile söylediği şiirlerinde tabiatı, vatanseverliği, birliği, dostluğu, sevgiyi ve aşkı işlemiştir. Milletinin kalbinde, unutulmayan büyüklerden biri olarak yer almıştır. Vefatının 50. yıldönümü nedeniyle Türkiye’de 2023 yılı “Âşık Veysel Yılı” olarak ilan edilmiştir. Katıldığı konserlerde ve radyo programlarında milletin sevgisini kazanan Âşık Veysel, Arifiye, Hasanoğlan, Çifteler, Pamukpınar, Akpınar Köy Enstitülerinde öğretmenlik yapmıştır. Çalışmamıza konu teşkil eden Osman Topçu, Âşık Veysel’in Hasanoğlan Köy Enstitüsü’ndeki talebelerinden biridir. Osman Topçu, 9 Ekim 1926’da Beypazarı’nın Kapullu köyünde dünyaya gelmiştir. İlkokulu köyünde okuyan Topçu, 1941-42 eğitim-öğretim döneminde girdiği Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nden 1945-46 eğitim öğretim-öğretim döneminde mezun olmuştur. Aynı yıl köyü Kapullu’ya öğretmen olarak atanmış, burada 10 yıl öğretmenlik yapmıştır. Yakalandığı “bürger” hastalığı sebebiyle sağ bacağı dizkapağına yakın yerden kesilen Topçu, takma bacakla öğretmenlik yapmış ve 1972’de emekli olmuştur. Osman Topçu, Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nde okuduğu yıllarda Âşık Veysel’den saz dersleri almıştır. Hocasının, “Dostlar Beni Hatırlasın” sözünü vasiyet kabul eden Topçu, hocasıyla ilgili anılarını “Unutulmayan Hatıralar”ında anlatmıştır. Badeyi, “Veysel Ustam” dediği Âşık Veysel’in elinden içen Topçu, hocası gibi saz çalmış, şiirlerini hece ölçüsüyle söylemiştir. Öğretmem şair Osman Topçu şiirlerinde daha çok dostluk, öğretmenlik, birlik ve vatanseverlik konularına yer vermiştir. Bu çalışma ile Osman Topçu, hocası Âşık Veysel’le ilgili hatıraları dile getirilip, hayatından ve şiirlerinden söz edilerek tanıtılacaktır.","PeriodicalId":470292,"journal":{"name":"Hİkmet - akademik edebiyat dergisi.","volume":"17 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-17","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135259394","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"A STUDY ON THE TEXTS IN THE MEB TEXTBOOKS OF ÂŞIK VEYSEL ŞATIROĞLU","authors":"Kelime ERDAL","doi":"10.28981/hikmet.1359311","DOIUrl":"https://doi.org/10.28981/hikmet.1359311","url":null,"abstract":"Âşık Veysel Şatıroğlu, okumayı çok istemesine rağmen gözleri görmediği için okula gidememiştir. Okuma aşkı onun içinde hep bir ukde olarak kalmıştır. Ömrü boyunca okumak şöyle dursun, bir tek harf yüzü bile görmeyen Âşık Veysel, eserlerinde hep okumayı ve öğrenmeyi tavsiye etmiştir. Onun şiirlerinde eğitim, okuma, ilim sahibi olma övülür; cahillik, bilgisizlik ve kendini geliştirmeme ise yerilir. Âşık Veysel, eserlerinde ilim ve okul gibi eğitim unsurlarına sıklıkla yer vermiştir. Âşık Veysel, ülke kalkınması için çalışmanın gereğine inanır. Türkiye’nin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşabilmesi ve teknolojide, tarımda, sanayide atılım yapabilmesi için ülke insanının gaflet uykusundan uyanmasını, birlik içinde olmasını, cehaletten kurtulmasını, bunun için de okumaya ve okutmaya, eğitime önem verilmesini ister. Çünkü gelişen toplumlar karşısında geri kalmış bir toplum yok olmaya mahkûmdur. Halka, “Uyan Bu Gafletten Uyuma Yurttaş” diye seslenen Âşık Veysel, dünyayı anlamanın, büyüyüp gelişmenin de okuma ile olacağını vurgular. Âşık Veysel Şatıroğlu’na göre toplum olarak ilerlemenin en önemli şartı, eğitime önem verilmesidir. Şatıroğlu, özellikle köylerde yaşayan vatandaşlara seslenerek her köye okul yapılmasını ve tüm çocukların mutlaka okutulmasını ister. 
 Bu çalışmada, eğitim ve okulla bu derece yakından ilgili olan halk ozanı Âşık Veysel Şatıroğlu’nun, MEB yayınlarından çıkan ortaokul ve lise ders kitaplarında yer alan metinleri incelenmiş, elde edilen bulgular doğrultusunda sonuçlara ulaşılmış ve öneriler sunulmuştur. Araştırma kapsamında, MEB yayınlarından çıkan ortaokul 5, 6, 7, 8 ve lise 9, 10, 11 ve 12. sınıf ders kitapları nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi ile incelenmiştir.","PeriodicalId":470292,"journal":{"name":"Hİkmet - akademik edebiyat dergisi.","volume":"31 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-17","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135259395","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"GELENEKTEN MODERNİZME KADININ ŞİİRE YANSIMASI: ÂŞIK VEYSEL VE ORHAN VELİ ÖRNEĞİ","authors":"Mehmet GÜL","doi":"10.28981/hikmet.1310113","DOIUrl":"https://doi.org/10.28981/hikmet.1310113","url":null,"abstract":"Bu çalışmada kadının gelenek ve modernizm bağlamında Âşık Veysel ve Orhan Veli şiirine nasıl yansıdığı üzerinde durulmaktadır. Âşık Veysel şiirinde aşk, geleneksel düzlemde, içtenliğin öne çıktığı bir bakış açısıyla ele alınır. Kadına yönelik söylem, geleneğin dışına çıkmaz. Cinsellik örtülü bir şekilde işlenmekle birlikte kadın, kendi aslî özellikleriyle değil; âşıkta uyandırdığı intiba ve güzelliğiyle şiirde söz konusu edilir. Orhan Veli şiirinde Modernizmle birlikte gelenekten kopan ve Batı tarzı yaşam biçimini yeni bir kimlik olarak algılayan kadın tasavvuru dikkati çeker. Aşk, modern yaşamın insan ilişkilerini maddileştirdiği, şehevî arzuların öne çıktığı bir düzlemdedir. Şiirsel söylem, kadın bedeni ve giyimi üzerinde yoğunlaşır. Sevgili/kadın metalaşarak şiire yansır. Âşık ile sevgili arasında toplumsal ahlaka aykırı, çarpık sosyal ilişkiler görülür. Her iki şairde de kadına yönelik nesnel ve akla dayalı olmayan, duygusal ve yer yer egoya dayalı bir yaklaşım biçimi hâkimdir.","PeriodicalId":470292,"journal":{"name":"Hİkmet - akademik edebiyat dergisi.","volume":"27 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135394129","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Harften Vahdete Bir Yolculuk: Hamdî Baba Divanı’nda Hurûfîlik","authors":"Gülşah Gaye FİDAN","doi":"10.28981/hikmet.1332423","DOIUrl":"https://doi.org/10.28981/hikmet.1332423","url":null,"abstract":"İnsanlık tarihinde oldukça eski bir geçmişe sahip olan Hurûfilik, kâinatın yaratılış sırrının harf ve sayılarda gizli olduğuna inanılan ve onlara sembolik anlamlar yüklenerek bu sırrı açıklamayı amaç edinen bir öğretidir. İslam medeniyetinde Fazlullah-ı Hurûfî tarafından sistemleştirilen bu anlayış pek çok müellif ve şairi etkilemiş, pek çok divan ve tekke şairi bu felsefeyi eserlerine yansıtmışlardır. Bunlardan biri de on dokuzuncu yüzyılda yaşamış Antepli şair Hamdi Baba’dır. Bektaşî meşrepli bir şair olan Hamdî Baba, İslam'ın ana itikadî esaslarına zarar vermeden Bektaşîlikteki mistik öğretileri ve sembolleri sanatsal bir şekilde dile getirmiştir. Onun şiirlerinde, tarikatın ruhaniyeti ve manevi hedefleri, özenle işlenmiş ifadelerle aktarılmıştır. 
 Bu çalışmada, Hurûfîlikle ve Hamdî Baba ile genel bilgi verildikten sonra şairin divanı incelenmiştir. Divanda şairin harflerle yaptığı kelime oyunlarının yer aldığı şiirler bulunmaktadır. Ancak bunların dışında özellikle bütün harflerin başlangıcı olan noktanın yaratılışın da başlangıcı kabul edilmesi, yaratılışın sırrının bu noktada olduğuna inanılması, Besmele’nin “be” harfinin noktasının Hz. Ali olarak kabul edilmesi, yirmi sekiz ve otuz iki harfin insan yüzündeki zuhuru ve bu anlayış doğrultusunda insan yüzünün Kur’an’a benzetilmesi gibi yaygın kullanılan Hurûfîlik tevilleri divanda çokça tespit edilmiştir. Eserde önemli ölçüde yer bulan bu Hurûfî argümanları belirlenerek beyitler bu bakış açısıyla değerlendirilmiş ve açıklanmış, Hamdî Baba’nın Hurûfî bir şair olduğu sonucuna ulaşılmıştır.","PeriodicalId":470292,"journal":{"name":"Hİkmet - akademik edebiyat dergisi.","volume":"25 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135394126","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"ROMANA YANSIYAN BİR SÛRNÂME ÖRNEĞİ: SURNÂME-BİR OSMANLI MÂCERASI (İSKENDER PALA)","authors":"Hiclal DEMİR","doi":"10.28981/hikmet.1332223","DOIUrl":"https://doi.org/10.28981/hikmet.1332223","url":null,"abstract":"Sûrnâmeler, Osmanlı sultanlarının gösterişli düğün ve şenliklerini edebî bir dille anlatan eserlerdir. Klasik Türk edebiyatının önemli bir türü olan sûrnâmeler, kültür tarihi açısından da çok kıymetli bilgiler içerir. Doğum, sünnet ve evlenme vesilesiyle yapılan ve günlerce süren bu şenlikler, manzum ve mensur olarak kaleme alınmıştır. Devrin sosyal yaşamına dair pek çok ayrıntı içeren sûrnâmeler tarihî vesika niteliği taşır. Yeme-içme, giyim-kuşam ve eğlence anlayışı yanında dönemin sanat ve bilim alanındaki gelişmelerini bu eserlerden takip etmek mümkündür. Bu yönüyle, kültürel birikimin aktarılmasında geçmişle bugün arasında köprü kurarlar. Bu çalışmada İskender Pala’nın Surnâme-Bir Osmanlı Mâcerası adlı romanı, içerdiği sûrnâme hususiyetleri bağlamında incelenmiştir. Romanda olaylar, Padişah’ın üç şehzadesi için düzenlediği sünnet düğününün hazırlık aşamasından tamamlanmasına kadar geçen sürede vuku bulur. Kazasker ve Defterdar, Padişah’a sunacakları düğün hediyesi ile vezirlik makamını elde etmek isterler. Bu iki devletli arasındaki rekabet ve kendilerini bir anda bu savaşın içinde bulan üç kimsesiz delikanlının maceraları romanın dramatik yapısını oluşturur. Bu esnada bir saltanat düğünü; davetnâmenin hazırlanmasından şenlik mekânına, esnaf alaylarından nahıllara, hüner gösterilerinden hediye takdimlerine kadar sûrnâmelerde anlatılan tüm aşamalarıyla tasvir edilir. Romanın kurgusu, mensur bir sûrnâme ile ustalıkla bütünleştirilmiştir. Böylece yeni neslin sûrnâme türünü tanıması, Osmanlı döneminin kültür, sanat ve eğlence anlayışını öğrenerek bugünle bağlantı kurması sağlanmıştır.","PeriodicalId":470292,"journal":{"name":"Hİkmet - akademik edebiyat dergisi.","volume":"34 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-12","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135878584","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Fuzûlî ve Bâkî Örnekliğinde Mahlasta Yapılan Zihaf Meselesi","authors":"Bekir BELENKUYU","doi":"10.28981/hikmet.1349006","DOIUrl":"https://doi.org/10.28981/hikmet.1349006","url":null,"abstract":"Uzun tecrübeler sonunda tutarlı bir kurallar manzumesi haline gelen aruz vezninin bazı meseleleri genellikle yüzeysel bir şekilde değerlendirilmektedir. Bunlardan biri şairlerin mahlasta zihaf yaptığı hakkındaki düşüncedir. Fakat mahlasta yapılan zihafın niceliği ve niteliği hakkında henüz yeterli bir veri elimizde bulunmamaktadır. Bu çalışma Osmanlı şairlerinin nispet î’siyle biten mahlaslarının son hecesinde yaptıkları zihafların keyfiyetini Fuzûlî ve Bâkî örnekliğinde ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bunun için ismi geçen şairlerin mahlas kullanımı hakkında giriş mahiyetinde genel bir değerlendirme yapılmıştır. Çalışmada ilk olarak zihaf uygulaması doğrudan aruz vezniyle ilgili olduğu için şiirlerin aruz kalıplarına odaklanılmıştır. Bu noktada kullanılan aruz kalıbıyla şairlerin mahlası zihaflı kullanımları arasındaki ilişki hakkında somut veriler ortaya koyulmuştur. Bunu yaparken sonuçların daha anlamlı olması için mahlasın hem zihaflı hem de zihafsız kullanımları bir arada değerlendirilmiştir. İkinci olarak anlamın mahlasta yapılan zihaf hususunda nasıl bir işlevi olduğuna değinilmiştir. Anlamı şekillendiren terkip ve eklerin mahlastaki zihafa nasıl yön verdiği üzerinde de durulmuştır. Bu sayede şairlerin mahlasta yaptığı zihafın keyfiyeti hakkında somut veriler ortaya koyulduğu gibi diğer şairlerin mahlasta yaptığı zihafla ilgili yapılacak araştırmalar için de bir örnek sunulmuştur.","PeriodicalId":470292,"journal":{"name":"Hİkmet - akademik edebiyat dergisi.","volume":"24 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-12","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135825984","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}