{"title":"AMASYA ŞEHRİNDEN GÖÇ ÖRNEKLERİ: İHSANİYE MAHALLESİ’NE YERLEŞTİRİLEN KIRIM TATARLARI AKYAZI KÖYÜ BATUM MUHACİRLERİ VE TUZSUZ KÖYÜ’NDE İSKÂN EDİLEN ŞİRVANLILAR İLE SELANİK MÜBADİLLERİ","authors":"Zehra Hizmetli","doi":"10.51533/insanbilimleri.1471898","DOIUrl":"https://doi.org/10.51533/insanbilimleri.1471898","url":null,"abstract":"Osmanlı Devleti savaşlarda mağlubiyetlerin yaşandığı son dönemlerinde kaybedilen topraklardan ayrılan Müslümanların kitlesel göçüyle karşı karşıya kalmıştır. Osmanlı Devleti, kendisine sığınan göçmenleri, dönemin şartları ve eldeki imkânlar doğrultusunda Anadolu’nun çeşitli bölgelerine iskân etmiştir. Göçmenlerin Anadolu’da iskân edildiği şehirlerden biri de Amasya olmuştur. Amasya’nın hem Karadeniz limanlarına yakın olması hem de boş arazilerinin çokluğu, göç edenlerin iskânı için tercih edilecek bir merkez olmasını sağlamıştır. Amasya’nın pek çok köyüne göçmenler yerleştirilmiş, bazen de göçmen iskân edilen yerler ayrı mahalle ve köy haline getirilmiştir. Makalede Amasya şehrine iskânı gerçekleşen göçmenlerin yerleştirildiği üç yerleşim yeri ele alınmıştır. Çalışmada İhsaniye Mahallesi’nde iskân edilen Tatarlar; Akyazı köyünde iskân edilen Batum muhacirleri; Tuzsuz köyünde iskân edilen Şirvan muhacirleri ve Selanik mübadilleri ele alınmıştır. Göçmenlerin göç süreçleri araştırılarak Amasya şehrindeki iskânları ortaya konulmaya çalışılmış ve göç konusunda yapılacak ilmi araştırmalara katkı sunulması amaçlanmıştır. Makalede arşiv kaynaklarından ve referans eserlerden yararlanılmış ayrıca mevcut yerleşimlere ziyaretler de yapılarak, mahalle ve köylerle ilgili değerlendirmelere yer verilmiştir. Araştırılan yerleşimlerin göç süreçleri, iskânları ve karşılaştıkları problemlerle ilgili sonuçlara ulaşılmıştır. Makalede konunun sınırlandırılması açısından üç yerleşim yeri ele alınmışsa da Amasya’da halk arasında bilinen fakat akademik çalışmalara konu edilmemiş diğer yerleşimlerin de araştırılması, bu konuda yapılacak çalışmalara katkı sunacaktır.","PeriodicalId":433304,"journal":{"name":"Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan Bilimleri Dergisi","volume":"72 s303","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-07-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"141682456","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"The Effects of Migration to Istanbul on Urban Sociology: The Case of Afghanistan and Syria","authors":"S. Doğan, Elif AYDEMİR DİLSİZ","doi":"10.51533/insanbilimleri.1392596","DOIUrl":"https://doi.org/10.51533/insanbilimleri.1392596","url":null,"abstract":"Göç, insanların varoluşuyla birlikte süreklilik arz eden başta ekonomik ve siyasi durumlardan etkilenen önemli bir toplumsal olguyu oluşturmaktadır. Ülkemize göç eden Suriye ve Afganistan uyruklu vatandaşların göç etmelerinin en önemli sebebi ülkelerinde yaşanan siyasi ve ekonomik krizlerden kaynaklanmaktadır. \u0000Bu çalışmada, çoğunluğu Afganistan ve Suriye uyruklu göçmen öğrencilerin, çeşitli sorular karşısında vermiş olduğu cevaplara binaen, İstanbul’a yapılan göçlerin bu şehrin sosyolojik yapısı üzerindeki etkilerinin belirlenmesi hedeflenmektedir. Afganistan ve Suriye uyruklu göçmenlerin İstanbul ili özelinde şehrin sosyokültürel yaşam düzeyini, eğitim sistemini, ekonomik durumunu ve dini yapısını hangi açılardan ve ne düzeyde etkilediğini veya göçmenlerin ne düzeyde etkilendiklerini belirlemek amaçlanmaktadır. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde “2021 Yaz” döneminde katılımcı öğrencilerin çeşitli sorulara cevap vermesi istenmiştir. Araştırma, üniversitenin her bölüm, her branş ve her sınıfından 18-25 yaş arasındaki kız ve erkek öğrencilerinin sorulan sorular karşısında vermiş oldukları cevapların analiz edilmesiyle oluşmaktadır. Toplamda 146 üniversite öğrencisine yapılandırılmış açık uçlu sorular yöneltildikten sonra vermiş oldukları cevaplar yorumlayıcı yöntem doğrultusunda analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; yapılan göçlerin en temel sebebinin ekonomik, siyasi ve eğitim açısından az gelişmiş veya gelişmemiş ülkelerin daha gelişmiş düzeyde olan ülkelere ulaşmak isteme çabaları olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların büyük bir kısmı ise göç alan-veren toplumlarda kültürel çeşitliliğin arttığını ve bu durumun ülkeler açısından olumlu sonuçlandığını lakin katılımcıların büyük bir kısmı ise şehrin sosyal yapısında çeşitli sorunların yaşanabileceğini vurgulamıştır","PeriodicalId":433304,"journal":{"name":"Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan Bilimleri Dergisi","volume":" 2","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-19","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"138963025","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"A BIBLIOGRAPHY ON STUDY IN DIFFERENT LANGUAGES RELATED TO SHAH WALİULLAH DEHLEWİ","authors":"Fatih Tok, Enayatullah Azi̇mi̇","doi":"10.51533/insanbilimleri.1396063","DOIUrl":"https://doi.org/10.51533/insanbilimleri.1396063","url":null,"abstract":"Şah Veliyyullah Dihlevî, 18. yüzyılda yaşamış önemli İslam âlimlerinden biridir. Asırlar boyunca devam eden etkisi ve günümüzde yapılan yeni çalışmalar onun düşüncelerinin önemini ortaya koymaktadır. Dihlevî, hakkında çok araştırma yapılan ender şahsiyetlerden biridir. O, Hint alt kıtası ve İslam dünyası genelinde eser ve düşünceleriyle hüsnü kabul görmüş bir şahsiyettir ve her dönem onun eserleri, fikir ve düşünceleri çeşitli yönleriyle incelemeye tabi tutulmuştur. Bu çalışma ise, Şah Veliyyullah Dihlevî ile ilgili Türkiye ve yurt dışında yapılan çalışmaları konu alan bir bibliyografya denemesidir. Çalışmamız İngilizce, Urduca, Türkçe, Arapça, Farsça, Almanca vd. dillerde yapılan çalışmaları kapsadığından, Dihlevî üzerine çalışmak isteyenler için kaynaklara ulaşımda kolaylığı sağlayacaktır. Yazarların soyadlarına göre alfabetik sırayla düzenlenen bu çalışma, tezler, kitaplar, makale, ansiklopedi maddeleri ve tercümeler olarak beş katagoriden oluşmaktadır.","PeriodicalId":433304,"journal":{"name":"Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan Bilimleri Dergisi","volume":" 3","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-19","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"138963107","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Sharia Registers From The Resources Of Amasya History (17th Century)","authors":"Neşe İnak","doi":"10.51533/insanbilimleri.1381182","DOIUrl":"https://doi.org/10.51533/insanbilimleri.1381182","url":null,"abstract":"Bir şehri araştırmak, her alan için farklı belgeleri okumayı gerektirir. Osmanlı tarihindeki bir yerleşim yerini araştırmak ise Arşiv belgeleri olmadan yapılamaz. Amasya da Osmanlı Devleti’nde siyasi, ekonomik, sosyal ve askeri önemine binaen araştırılmayı hak eden şehirlerden bir tanesidir. Geniş bir tarih aralığında önemli misyonları olan Amasya’nın tarihini derinlikli araştırabilmek için belli bir zaman dilimi ve belirli bir konunun esas alınması zorunludur. Bu araştırmada konu 17. Yüzyıl ile sınırlandı ve Amasya’ya ait olan toplam 95 adet şeriye sicilinden ilk 22 tanesinin tanıtımına odaklanıldı. Giriş kısmında Amasya’nın kısa bir tanıtımının ardından şeriye sicillerinin Osmanlı tarihi açısından önemine değinildi. Daha sonra konumuz çerçevesinde yapılmış tezler ve diğer araştırmaların literatür taraması yapıldı. Ardından esas konumuz olan Amasya’ya ait 22 adet sicilin kısa tanıtımları yapılarak kaynak niteliğinde bir araştırma ortaya çıkarılmaya çalışıldı. İlave olarak söz konusu sicillerde adı geçen ve H.1034-1110/ M.1624-1699 yılları arasında şehirde görev yapan kadılar tespit edildi.","PeriodicalId":433304,"journal":{"name":"Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan Bilimleri Dergisi","volume":" 19","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-19","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"138961530","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"According to the British Archive Documents, the Environment’s Efforts on Agreement on Iraq Oil After World War I","authors":"Mustafa Işık","doi":"10.51533/insanbilimleri.1270875","DOIUrl":"https://doi.org/10.51533/insanbilimleri.1270875","url":null,"abstract":"Petrolün Dünya siyasetine nüfuz etmeye başlaması ile Sanayi Devrimi’ni tamamlayan ve dünya politiğinde söz sahibi olan tüm devletler, petrolün çıkarıldığı veya çıkarılabileceği noktalara yoğunlaşmışlardı. Başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İngiltere olmak üzere gelişmiş ülkeler, modern anlamda motor teknolojisinin sağladığı hıza ve güce petrol sayesinde ulaşabileceklerini düşünüyorlardı. Bu kapsamda emperyal devletler gerek şirketleşme gerekse pazar açısından, amansız bir yarışa girişmişlerdi. Özellikle ABD merkezli Standard Oil Company (SOC) ve İngiltere-Hollanda merkezli Royal Dutch-Shell Company (R-DSC) hem rakipleri hem de kendileri arasındaki yarışın, üçüncü ülkelere sıçraması dünyayı, petrol açısından dönülmez bir kader çizgisine sürüklemiştir. I. Dünya Savaşı öncesi özellikle İran’ın güney bölgelerinde petrol yatırımları yapan İngilizlerin, donanmayı petrol bazlı yakıta dönüştürmesi ile bu mücadelede artık geride kalma lüksüne sahip değildi. I. Dünya Savaşı ve sonrasında daha da ateşlenen bu yarış, Orta Doğu’ya sıçramış ve parçalanan Osmanlı Devleti topraklarında petrol bölgesi kapma yarışına dönüşmüştür. Milletler Cemiyeti kararı ile Musul, Bağdat, Basra Vilayetlerinden oluşan Irak’ın, İngiliz mandasına bırakması galip devletlerin buradan çıkarılacak olan petrol için karşı karşıya gelmesine neden olmuştur. Bu çalışmada bahsi geçen mücadele İngiliz arşiv belgeleri ve İngiliz basınına yansımaları üzerinden değerlendirip açıklamaya çalışılacaktır.","PeriodicalId":433304,"journal":{"name":"Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan Bilimleri Dergisi","volume":"10 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-16","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"121804252","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Eski Mısır’da Asur Hakimiyetinin Başlangıcı ve Sonrasında Oluşturulan İdari Organizasyon","authors":"Ercüment Yildirim","doi":"10.51533/insanbilimleri.1199409","DOIUrl":"https://doi.org/10.51533/insanbilimleri.1199409","url":null,"abstract":"Bronz Çağı’nın güçlü krallıklarını ortadan kaldıran Ege Göçlerinden sonra Asur Krallığı, askeri ve siyası açıdan hızla güçlenerek Ön Asya’nın tek siyasi ve askeri gücü olmaya çalışmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Asur kralları her yıl komşu bölgelere askeri seferler düzenlemiştir. Bu seferlerin sonucunda, Asur hegemonyası doğuda Hazar Denizi’ne kuzeyde Van Gölü’ne batıda Akdeniz’e ulaşmıştır. Mısır Krallığı, Asur karşısında mücadele verebilecek tek siyasi güç olarak kalmıştır. Asarhaddon döneminde başlatılan ilk Mısır seferi başarılı olmasa da üç yıl sonraki geri dönüşte Asur ordusu Memfis kenti dahil olmak üzere Delta bölgesini ele geçirmeyi başarmıştır. Sonrasında Asarhaddon, Delta bölgesindeki şehirleri hakimiyetinde tutan Mısır kökenli soylu ailelere vergi ödemeleri karşılığında siyasi güçlerini korumalarına izin vermiştir. Asur’un birçok bölgede uyguladığı bu idari organizasyonda, el geçirilen bölgeler küçük yönetim birimlerine ayrıldıktan sonra her birinin başına Asur’a sadakat sözü vermiş kişiler atanmıştır. Asur krallarına bağlı, bu yerli yöneticilerin en önemli görevi yıllık vergiyi toplayıp krala teslim etmekti. İsyan etmediği sürece göreve devam eden bu yöneticiler eli ile geniş coğrafyalar idare edilebilmiştir. Asarhaddon’un ele geçirdiği bölgeler önce Nübye Kralı Taharka sonra Tanutamun tarafından geri alınmaya çalışılmıştır. Asur kralına isyan olarak kabul edilen bu girişimler askeri seferler ile bastırılmıştır. Asarhaddon’dan sonra Asur Kralı olan Asurbanipal, ilk denemesinde ele geçiremediği Teb kentinin surlarını aşmayı başarıp, şehri yağmalatmıştır. Asurbanipal’in bu başarısına rağmen Mısır’ın güneyi uzun süre elde tutulamamıştır. Fakat Asur metinlerine göre Delta ve Vadi bölgelerine çok sayıda vekil yönetici atanmıştır. Asur krallarının kuzeyden gelen Kimmer akınları ile uğraştığı dönemlerde Asur’a bağlı bir yönetici olan I. Necho, diğer vekil yöneticilerin üstünde bir konum elde etmeyi başarmıştır. I. Necho’nun oğlu I. Psamtik ise Delta ve Vadi bölgelerini bir yönetim altında toplayıp bağımsız bir Mısır kralı olmayı başarmıştır. Bu çalışma, Asur ordularının Mısır’a düzenlediği seferleri Mısır kaynakları üzerinden aktarmaya gayret göstermiş ve Mısır’ın, Asur yönetimine girmesinden sonra oluşturulan vekalet ile idare organizasyonunun nasıl geliştirildiğini açıklamayı amaçlamıştır.","PeriodicalId":433304,"journal":{"name":"Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan Bilimleri Dergisi","volume":"131 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-16","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"132614740","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Yüksek Denetim Kurumu Olarak Umumi Murakabe Heyeti","authors":"Uğur Uçar, Yunus Emre Teki̇nsoy","doi":"10.51533/insanbilimleri.1222632","DOIUrl":"https://doi.org/10.51533/insanbilimleri.1222632","url":null,"abstract":"1929 yılında ABD’de başlayan ve 1930’lu yıllar boyunca bütün dünyayı etkileyen Dünya Ekonomik Krizi, birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de Devletçilik politikasının uygulanmasını zorunlu kılmıştır. Türkiye’de Devletçilik politikasının uygulanmasıyla birlikte sanayi alanında birçok işletme devlet tarafından kurulmuş ve yönetilmiştir. Bu kuruluşlar Kamu İktisadi Teşekkülleri adıyla anılmaktadır. Adı geçen kuruluşların sayıları zamanla artmış ve kurumların faaliyetlerini denetleme zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bu kurumların faaliyetlerini parlamento adına denetlemek için Umumi Murakabe Heyeti adıyla Yüksek Denetleme Kurulu 1938 yılında kurulmuştur.\u0000Umumi Murakabe Heyeti’nin tarihsel gelişiminin, Kamu İktisadi Teşekküllerinin kuruluşu ve gelişiminden, bu kurumlara duyulan ihtiyaç olgusundan ayrılarak ifade edilmesi olanaksızdır. Kamu sermayeli kuruluşların nitel ve nicel olarak ağırlıklarının artması ile Murakabe Heyeti arasında doğrudan bağlantı vardır. Bundan dolayı kamu sermayeli kuruluşların denetiminde Umumi Murakabe Heyeti önemli bir konuma sahiptir. Bu çalışmada öncelikle Devletçilik politikaları ve denetimi meselesi kavramsal çerçevede ele alınmıştır. Ayrıca Umumi Murakabe Heyeti’nin yasal dayanağı ve kapsamı, teşkilat yapısı, görev ve yetkileri ile Umumi Murakabe Heyeti’nden Yüksek Denetleme Kuruluna giden süreç incelenmiştir. Diğer taraftan Umumi Murakabe Heyeti’nin denetim esasları, standartları, etik kuralları, umumi ve kamu yönetimine sağladığı katkılar da değerlendirilmiştir.","PeriodicalId":433304,"journal":{"name":"Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan Bilimleri Dergisi","volume":"484 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-16","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"126995993","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Osmanlı Devleti’nde Muhacir Çocuklar","authors":"Kübra Betül Kesler","doi":"10.51533/insanbilimleri.1298524","DOIUrl":"https://doi.org/10.51533/insanbilimleri.1298524","url":null,"abstract":"XIX. yüzyıl tüm dünya üzerinde nüfus hareketliliklerinin en yoğun yaşandığı çağdır. Fransız İhtilalinin ardından hızla kendisine bir yer bulan milliyetçilik akımı bu dönemde tüm imparatorlukları etkilemiş ve ulus devlet bilinci toplumda kendisine bir yer bulmuştur. Aynı zamanda XIX. yüzyıl insan hakları, çocuk hakları gibi kavramların gelişim çağıdır. Bu dönemde psikoloji biliminin hızla ilerlemesi, pedagoji alanında yapılan çalışmalar çocuk ve çocukluk kavramlarının gelişmesini sağlamıştır. Tüm dünyayla paralel olarak Osmanlı toplumu da bu gelişmeleri yakından takip etmiştir. Çocuk ve çocukluk kavramının Osmanlı topraklarında hızla gelişmeye başladığı bu dönem arka arkaya yaşanan göçler neticesinde sekteye uğramıştır. Osmanlı topraklarına gelen çok sayıda muhacirin devlet desteğine muhtaç olması, devletin ekonomik durumunun oldukça kötü olması gibi sebepler göz önüne alındığında çocuklarla ilgili düzenlemeler noktasında hızlı çözümler aranmak zorunda kalınmıştır. Özellikle XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı Devleti, ortalıkta perişan halde kalan çocukları korumak adına çözüm yolları arayışına girmiştir. Bu çözüm yolları başlangıçta çocukları çeşitli yatılı mekteplere kayıt etmek ve evlat edindirmektir. Ancak süreç içerisinde kimsesiz çocukların sayısının yüz binlere ulaşması üzerine bu çözüm yolları yetersiz kalınca mevcut kurumların revize edilmesinin yanı sıra yeni kurumlar kurulmak zorunda kalınmıştır. Mevcut ekonomik yetersizliklerin yanı sıra süregelen savaşlar bu noktada ciddi mağduriyetler yaratmışsa da yetimhaneler, sanayi mektepleri, Darüşşafaka, Darülaceze gibi kurumlarla sorun en aza indirgenmeye çalışılmıştır.\u0000Bu çalışma göç sonrası Osmanlı topraklarına gelmek durumunda kalan muhacir çocukların göç süreci ve sonrasında yaşadıklarını ele almış, çocukların toplumun bir parçası olma sürecine yoğunlaşmıştır.","PeriodicalId":433304,"journal":{"name":"Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan Bilimleri Dergisi","volume":"9 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-16","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"121634958","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Harp Yıllarında Son Osmanlı Mebusan Meclisinde Bir Portre: Mehmet Ata Bey","authors":"Mustafa Ersagun Dalan","doi":"10.51533/insanbilimleri.1156418","DOIUrl":"https://doi.org/10.51533/insanbilimleri.1156418","url":null,"abstract":"Öğrenim hayatına Nevşehir İptidai Mektebinde başlayan Mehmet Ata Bey, orta öğrenimi Karaman Rüştiyesinde tamamlamıştır. Daha sonra İstanbul Mercan İdadisini bitirmiş ve 1905 Temmuzunda Mülkiye Mektebinin yüksek kısmından mezun olmuştur. 1 Eylül 1908 tarihinde Ürgüp Kaymakamlığı’na tayin olması ile devlet memuriyetine başlamıştır. Karaağaç, Aziziye ve Karaman da Kaymakamlık yapan Mehmet Ata Bey, Eylül 1913’te Sivas Vilayeti Mektupçuluğuna atanmıştır. Ardından Yozgat ve Maraş Mutasarrıflıklarına getirilmiştir. Mehmet Ata Beyin Maraş Mutasarrıflığı görevi devam ederken Osmanlı Mebusan Meclisinin son dönemi için yapılan seçimlerde Niğde mebusu olarak seçilmiştir. Mehmet Ata Bey, Osmanlı Mebusan Meclisinde 9 Şubat 1920 tarihli dokuzuncu oturumdan itibaren aktif rol almış, kısa süren mebusluk süresince bir takrir, bir sual takriri ve bazı önemli konular üzerine konuşmalar yapmıştır. Mebusan Meclisinin feshi sonrası Heyeti Temsiliye’nin çağrısına uyarak TBMM’ye Niğde mebusu olarak katılmıştır. Birinci Mecliste iki kez Dâhiliye Vekilliğine seçilmiştir. TBMM’nin II. ve III. dönemlerinde de Niğde mebusu seçilmiş, 1933 tarihinde vefat etmiştir. \u0000Bu çalışmada, yeni belgeler ışığında Mehmet Ata Beyin hayatı ve siyasi faaliyetleri Başbakanlık Osmanlı Arşivi, TBMM kayıtları, Meclisi Mebusan Zabıt Cerideleri, Emekli Sandığı Arşivi ve diğer tetkik eserlerden yararlanılarak değerlendirilmeye çalışılmıştır.","PeriodicalId":433304,"journal":{"name":"Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan Bilimleri Dergisi","volume":"93 2","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-11-30","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"114014596","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"SU İŞLERİ POLİTİKALARI ÇERÇEVESİNDE DP VE CHP ARASINDA BİR POLEMİK KONUSU: SEYHAN BARAJI","authors":"Ö. Mete","doi":"10.51533/insanbilimleri.1192446","DOIUrl":"https://doi.org/10.51533/insanbilimleri.1192446","url":null,"abstract":"Demokrat Parti 14 Mayıs 1950 seçimleriyle iktidara geldikten sonra özellikle 1937-1950 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin takip ettiği su işleri politikasını verimsizlik gerekçesiyle eleştirmiştir. Bu yaklaşım öyle bir noktaya ulaşmıştır ki DP İktidarı kendi su işleri politikasını CHP döneminde noksan kalan su işlerinin tamamlanması kapsamında şekillendirmiştir. \u0000Su işleri çerçevesinde Seyhan bölgesi de CHP tarafından ele alınmış, bazı etüt, proje ve inşa faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalar seller nedeniyle ortaya çıkan zararların önlenmesi konusunda yeterli olmamış, diğer yandan etkin bir sulama şebekesi tesis edilememiştir. İşte bu nedenle CHP İktidarı Seyhan nehri üzerinde baraj kurulması maksadıyla 1949 yılında uluslararası bir firmaya etüt yaptırmıştır. Ancak bunu uygulamaya fırsat kalmadan seçimleri kaybederek iktidardan uzaklaşmıştır. \u0000Bu ortamda iktidara gelen DP yönetimi, Başbakan Adnan Menderes’in de çabalarıyla, proje için gereken finansmanın önündeki engelleri kaldırmış ve Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasını kredi vermeye ikna etmiştir. Bahsedilen gelişmelerin ardından Seyhan Barajı, sık sık sele maruz kalan Çukurova’da meydana gelen zararların önlenmesi, verimli bir sulama sisteminin kurulması ve ucuza elektrik üretilmesi amacıyla inşa edilmiştir. \u0000Seyhan Barajı gerek hazırlık ve inşa sürecinde gerek hizmete girişi sonrasında birçok tartışmaya yol açmış, bilhassa DP ve CHP arasında cereyan eden hadiseler zamanla bir polemik haline gelmiştir. CHP, DP İktidarını, kendi döneminde yapılan çalışmaları unutturmak ve propaganda yapmak amacıyla Seyhan Barajını kullanmakla suçlamıştır. Buna karşın DP İktidarı ise CHP’yi yapılan eserleri görmemekle ve hatta boykot etmekle itham etmiştir. Tartışmalarla geçen sürecin gölgesinde kalan gerçek ise CHP’nin başlattığı bir projenin DP tarafından tamamlanarak hizmete açıldığıdır.","PeriodicalId":433304,"journal":{"name":"Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan Bilimleri Dergisi","volume":"5 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-11-28","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"114400612","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}