Durmus Dogan, Hacer Karabulut, Zeynep Alara Saltik
{"title":"Tip 1 Diyabetli çocuklarda doğa kampının yaşam kalitesine etkisi: Çanakkale örneği","authors":"Durmus Dogan, Hacer Karabulut, Zeynep Alara Saltik","doi":"10.55665/troiamedj.1419072","DOIUrl":"https://doi.org/10.55665/troiamedj.1419072","url":null,"abstract":"Amaç: Bu çalışmanın amacı diyabet doğa kampının diyabetli çocuklarda yaşam kalitesi ve diyabet kontrolü üzerindeki etkisinin değerlendirmesi ve yaşam kalitesine etkili faktörlerin araştırılmasıdır. \u0000Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmaya Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Çocuk Endokrinoloji Bölümü’nde takip edilen, diyabet doğa kamplarına katılmış olan ve olmayan tip 1 Diyabetes Mellitus (DM) tanılı çocuk ve adolesanlar dahil edilmiştir. Veriler, Diyabetli Çocuklar için Yaşam Kalitesi Ölçeği Diyabet Modülü Versiyon 3.0 kullanılarak toplanılmış ve her olgu için diyabet süresi, kamp öncesi ve sonrası HbA1c değerleri geriye yönelik hasta dosyalarından elde edilmiştir. Verilerin analizinde Wilcoxon işaretli sıralar testi, Mann-Whitney U ve ki-kare testleri kullanılmıştır. \u0000 Bulgular: Çalışmaya yetmiş tip 1 DM’li çocuk katılmıştır. Kampa katılımı olan ve olmayan olgular cinsiyet, yaş ve kamp öncesi HbA1c değerleri açısından farklı bulunmamıştır. Yaşam kalitesi ölçek sonuçlarında diyabet semptomları, tedavi ve endişe alt kategorilerinde gruplar arasında bir farklılık gözlenmemiştir. Kampa katılan olgularda iletişim alt kategori puanı kampa katılımı olmayan gruba göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur [91.6 (75-100) ve 83.33 (50-91.6) sırasıyla, p = 0.044]. Yaşam kalitesi toplam puanı üzerine etkili faktörler araştırıldığında yaş, cinsiyet, diyabet süresi, hastaneye yatış hikayesi ve kampa katılımın etkili faktörler olmadığı görüldü. Ayrıca kamp öncesi ve sonrası HbA1c değerleri kampa katılan diyabetlilerde anlamlı bir değişim göstermemiştir. \u0000Sonuç: Doğa kamplarının tip 1 DM’li kohortta yaşam kalitesi ve diyabet kontrolü üzerinde önemli değişiklikler ortaya çıkarmadığı görüldü. İletişim becerilerindeki artış dışında, kampların diyabet yönetimi üzerine etkisi sınırlıdır. Kampa katılan diyabetlilerde kamp sürecinin etkilerini daha görünür yapacak daha geniş ve uzun süreli çalışmalara gerek vardır.","PeriodicalId":301488,"journal":{"name":"Troia Medical Journal","volume":"52 46","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-01-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140487217","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Retrospective Detection of Adrenal Incidentaloma Prevalence on Computed Tomography in a District Hospital","authors":"Zekeriya Keskin, M. A. Gedikli","doi":"10.55665/troiamedj.1397822","DOIUrl":"https://doi.org/10.55665/troiamedj.1397822","url":null,"abstract":"Giriş: Görüntüleme yöntemlerinin artması ile birlikte adrenal insidentaloma (Aİ) daha sık görülür olmuş, çoğu non-fonksiyonel adenom olmasına rağmen malignite ve hormonal olarak aktif olabilmeleri nedeniyle önemli bir klinik problem haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı yetişkin yaş popülasyonunda adrenal insidentaloma prevalansının saptanmasıdır. \u0000Materyal Metod: Hastanemizde Şubat 2022 ile Eylül 2023 arasında çekilmiş kontrastlı ve kontrastsız abdomen BT görüntüleri tarandı. 18 yaş altı olan hastalar, kanser öyküsü olan ve metastaz şüphesi bulunan hastalar ve künt travma, delici kesici alet yaralanması, ateşli silah yaralanması gibi travmatik sebeplerle acil servise başvurmuş hastalar dahil edilmedi. Bu kriterlere uyan hasta grupları dışarıda bırakıldığında toplam 908 hasta ile çalışma grubu oluşturuldu. Adrenal lezyonun lokalizasyonu, boyutu, hiperplazi ve kalınlaşma gibi özellikleri ile hastaların görüntüleri normal, hiperplazik ve adenom olanlar şeklinde sınıflandırıldı. \u0000Bulgular: Çalışmaya 18 yaş üstü 908 hasta alınmıştır. 18 ile 64 yaş arası olan hastalar çalışma grubunun % 67’sini oluşturmakta iken, 65 yaş üstü hastalar %33’ünü oluşturmuştur. Adenom % 1 oranında izlendi. Bu adenomlardan 3’ü 18-64 yaş arasında görülürken 65 yaş üstünde 6 adenom görülmüştür. Tüm yaş gruplarında Aİ prevalansı %1, 18-64 yaş arası %0,5 ve 65 yaş üstü hastalarda % 2 olarak hesaplanmıştır. \u0000Sonuç: Görüntüleme yöntemlerinin sıklığının artması sebebiyle adrenal insidentaloma daha fazla görülmekte ve ciddiye alınması gereken bir tıbbi problem haline gelmektedir. Aİ prevalansının doğru saptanması bu hastalığın bilinirliğini artıracaktır. Böylece Aİ saptanan hastalarda uygun incelemeler sonrası, uygun tedavilerle tespit edilen hastalığa bağlı morbidite ve mortalite de azalma sağlanacaktır.","PeriodicalId":301488,"journal":{"name":"Troia Medical Journal","volume":"276 10","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-01-22","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140499918","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Yangısal hastalıklarda hiperbarik oksijen tedavisi","authors":"S. Yalçin, Mustafa Edremi̇tli̇oğlu","doi":"10.55665/troiamedj.1326387","DOIUrl":"https://doi.org/10.55665/troiamedj.1326387","url":null,"abstract":"Hiperbarik Oksijen Tedavisi, basınç odası adı verilen kapalı bir sızdırmaz kabin içerisinde, artırılmış atmosferik basınç altında, %100 oranında oksijenin, hastalara maske, başlık ya da entübasyon tüpü vasıtasıyla solutulması prensibine dayanan bir tedavi yöntemidir. Hiperbarik Oksijen Tedavisi’nin uygulandığı kabinler, tek kişilik olabildiği gibi, aynı anda birden fazla hastanın tedavi edilebildiği çok kişilik basınç odaları da bulunmaktadır. Tedavi edici oksijen basıncının, çevre basıncının üzerinde bir basınçta uygulanması gerekmektedir. Tedavi süreleri de, her seans için ortalama 90 dakika veya vakanın tıbbi durumuna göre daha uzundur. 1955 yılından beri tıp pratiğinde aktif olarak kullanılmakta olan Hiperbarik Oksijen Tedavisi, temelde iki fizyolojik mekanizma ile etki göstermektedir. Bunlar, yüksek basıncın doğrudan fiziksel etkisi ve parsiyel oksijen basıncının yükselmesi ile oluşan fizyolojik etkilerdir. Bu temel etki mekanizmaları aracılığıyla, dolaşım sisteminde ve dokularda patolojik olarak oluşan gaz kabarcıklarının hacmini azaltır, doku oksijenasyonunu artırır, yara iyileşmesini hızlandırır, iyileşmeyen yaralarda bakteriyel enfeksiyon riskini azaltır, anjiogenezi uyarır ve immün yanıtı düzenler. Hiperbarik oksijen tedavisi bu etkileri sayesinde, dekompresyon hastalığı, karbon monoksit zehirlenmesi, hava ve gaz embolisi, gazlı gangren, crush yaralanması, kompartman sendromu, retinal arter oklüzyonu, diabetik ayak gibi iyileşmeyen yaralar, yumuşak dokunun nekrotizan enfeksiyonları, ani işitme kaybı ve kronik osteomiyelit gibi birçok tıbbi durumda endikedir. Bunlara ek olarak, son yıllarda yapılan deneysel ve klinik çalışmalarda, yangısal ve sistemik hastalıklar, maligniteler, COVID-19 enfeksiyonu, erektil disfonksiyon, yaşlanma, iskemik kalp ve beyin hastalıkları gibi durumlarda da etkinliği araştırılmaktadır. Bu derlemenin amacı, Hiperbarik Oksijen Tedavisi’nin etki mekanizmalarını, yangı üzerine etkilerini ve son yıllarda yapılan birçok yeni çalışmaya konu olan yangısal hastalıklar üzerindeki etkinliğini gözden geçirmektir.","PeriodicalId":301488,"journal":{"name":"Troia Medical Journal","volume":"21 6","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-01-07","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140513053","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"COVID-19 ile enfekte sağlık çalışanlarında hastaneye yatış riskinin değerlendirilmesi","authors":"Işıl Deniz ALIRAVCI, Selçuk KAYA","doi":"10.55665/troiamedj.1262723","DOIUrl":"https://doi.org/10.55665/troiamedj.1262723","url":null,"abstract":"Amaç: Bu çalışmada Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesinde yatırılarak takip edilen COVID-19 enfeksiyonu tanısı doğrulanmış sağlık çalışanlarının klinik, laboratuar ve aşılanma verilerinin incelenmesi, breakthrough enfeksiyon oranlarının tespit edilmesi, literatürle karşılaştırılarak hastane ve yoğun bakım yatış risk parametrelerinin ortaya konması amaçlanmıştır.
 Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya 6 Nisan 2020 - 1 Ocak 2023 tarihleri arasında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesinde yatırılarak takip edilen gerçek-zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (RT-PCR) ile SARS CoV-2 viral nükleik asit testi pozitif olan COVID-19 enfekte sağlık çalışanları dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen 12 olgunun demografik, klinik kayıtları ve dosyaları hastane bilgi yönetim sisteminden retrospektif olarak tarandı, aşılanma verileri hastane enfeksiyon kontrol hemşirelerinin tuttuğu sürveyans kayıtlarından alındı.
 Bulgular: Pandeminin başından itibaren çalışmanın yapıldığı otuziki aylık süreçte COVID-19 enfeksiyonu tanısı alan 760 sağlık çalışanından, 10’u(1.3%) serviste, ikisi (0.2%) yoğun bakımda yatırılarak takip edilmişti. Hastaların yaş ortalamalarının 39.1 yıl olduğu, serviste yatan hastaların ortalama yaşının 40.6±8.9 yıl olduğu, dokuzunun(%90) kadın iken, yoğun bakımda yatan iki hastanın yaş ortalamasının 36.0±2.8 yıl olup cinsiyetlerinin erkek(%100) olduğu izlendi. Yatan hastaların 8’inin(%66.6) ek hastalığı yoktu. Obezite, hipertansiyon, diyabet, astım hastalarda görülen komorbit hastalıklar arasındaydı. Hastaların kan gruplarına bakıldığında on iki hastadan 5’i (%41.6) B Rh+’ti. Yatan 12 hastanın 8'i aşılanmamıştı (%66.6).
 Sonuç: Çalışmamızda literatürden farklı olarak COVID-19 enfekte sağlık çalışanlarında daha düşük bir oranda servis ve yoğun bakım yatışı(1.3%, 0.2%) izlenmiş olup mortalite gerçekleşmemişti.Yoğun bakımdaki ağırlık kriterleri olarak lenfopeni, LDH, ferritin, beyaz küre yüksekliği tespit edilmiştir. Yatan hastaların ayaktanlara oranınının yıllara göre dağılımına bakıldığında aşılamanın hastaneye yatışı azalttığı görülmüştür.","PeriodicalId":301488,"journal":{"name":"Troia Medical Journal","volume":"72 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135865923","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"A case of myiasis with vulvar localization","authors":"Özden YÜLEK, Tuğçe Merve ORBAY, Neslihan KAYA","doi":"10.55665/troiamedj.1207292","DOIUrl":"https://doi.org/10.55665/troiamedj.1207292","url":null,"abstract":"Miyazis, deri, mukoza veya vücudun doğal boşluklarına yerleşen zoonotik bir hastalıktır ve sinek larvaları kaynaklıdır. Kırsal alanlarda, zayıf hijyenik koşullara sahip kişi ve bölgelerde daha sık rastlanır. Daha sıklıkla tropik, subtropik ve sıcak bölgelerde rastlanır, sıcak mevsimlerde insidansında artış beklenir. Genelde vücudun açıkta kalan baş-boyun, ekstremite bölgelerinde veya kronik yara bulunan bölgelerde yerleşim gösterse de nadir vulvar yerleşim bildirilmiştir. Larvaların temizlenmesi temel tedavi yöntemidir. Olgu sunumumuzda genital kaşıntı şikayetleriyle başvuran ve sol labium majusta larva tespit edilen 16 yaşında kız çocuğu sunulmuştur.","PeriodicalId":301488,"journal":{"name":"Troia Medical Journal","volume":"66 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-19","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135109666","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Eşe BAŞBULUT, Melek BİLGİN, Hacer İŞLER, Nalan SARAÇ, Alper TAHMAZ
{"title":"Footprints of syphilis in a tertiary hospital","authors":"Eşe BAŞBULUT, Melek BİLGİN, Hacer İŞLER, Nalan SARAÇ, Alper TAHMAZ","doi":"10.55665/troiamedj.1283672","DOIUrl":"https://doi.org/10.55665/troiamedj.1283672","url":null,"abstract":"Amaç: Günümüzde hala cinsel yolla bulaşan hastalıklar içinde önemli bir sağlık sorunu oluşturan sifilizin erken teşhisi hastalığın tedavisi ve kontrolü için temeldir. Çalışmamızda sifiliz tanı ve izleminde kullanılan testlerin istem nedenlerini ve sonuçlarını değerlendirmek amaçlanmıştır.
 Yöntem: 1 Ocak 2019-31 Aralık 2019 tarihleri arasında, treponemal testleri pozitif olan 88 hastanın tanı, tedavi ve takibi açısından istenen serolojik testleri, şikayetleri ve koinfeksiyonları retrospektif olarak incelendi.
 Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 41±17.97, en fazla seropozitiflik oranı cinsel aktif yaş grubu olan 18-44 yaşta olup ve %69.3’ü erkek hastaydı. 33 hastada (%37.5) doğrulama testi olan TPHA testinin hiç istenmediği, 40 hastada (%45.4) tedavi öncesi veya sonrası CMIA testinin fazladan tekrarlandığı, 33 hastada (%37.5) tedavi takibinde gereksiz TPHA titre istendiği ve sadece 13 hastada tedavi takibinde gerekli olan VDRL titre çalışıldığı saptanmıştır. CMIA test sonucu 1.00-2.00 s/co değerleri arasında yalancı pozitifliğin %90 (9/10) olduğu, 12 s/co ve üzerinde ise yalancı pozitifliğe hiç rastlanılmadığı görülmüştür.
 Sonuç: Klinisyenlerin laboratuvarlarında kullanılan tanı algoritmalarını bilmeleri laboratuvar ile iş birliği içinde olması, gereksiz ve yetersiz test istemlerinin önüne geçilmesi, sifilizin doğru tanısı ve tedavi takibinin uygun şekilde yapılması önem arz etmektedir.","PeriodicalId":301488,"journal":{"name":"Troia Medical Journal","volume":"209 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135486512","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Funda GÖKGÖZ DURMAZ, Muhammed Fatih BARAN, Selma PEKGÖR
{"title":"İç ve dış mekan karayolları çalışanlarında güneşten korunma davranışlarının değerlendirilmesi: kesitsel bir çalışma","authors":"Funda GÖKGÖZ DURMAZ, Muhammed Fatih BARAN, Selma PEKGÖR","doi":"10.55665/troiamedj.1271467","DOIUrl":"https://doi.org/10.55665/troiamedj.1271467","url":null,"abstract":"Amaç: Güneşin zararlı etkilerinden korunma özellikle işi gereği dış mekanda çalışanlarda daha fazla önem taşımaktadır. Bu çalışmada karayolları çalışanlarının iç ve dış mekanda çalışma özelliklerine göre karşılaştırılarak güneşten korunma davranışlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
 Yöntem: Çalışmaya Ocak 2022- Şubat 2022 tarihleri arasında periyodik sağlık muayenesi amacıyla aile hekimliği polikliniğine başvuran ve anketi doldurmayı kabul eden 18-65 yaş arası 307 karayolları çalışanı dahil edilmiştir. Veriler, katılımcılara sosyo-demografik özelliklerini sorgulayan bir anket formu ve Güneşten Korunma Davranış Ölçeğinin (GKDÖ) doldurtulması ile toplandı. SPSS programı kullanılarak değerlendirildi.
 Bulgular: Çalışmaya alınan katılımcıların ortalama yaşı 43.30±0,52 yıl, %93.8 (n=288)’i erkek, %89.6 (n=275)’sı evli, %56.7 (n=174)’si işçi, %44.3 (n=136)’ü üniversite mezunuydu. Dış mekanda çalışıp güneş maruziyeti olan 113 (%36.8) kişi vardı. Kadınların güneş koruyucu krem kullanma ve GKDÖ puanları daha yüksek bulundu (p","PeriodicalId":301488,"journal":{"name":"Troia Medical Journal","volume":"3 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-10","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136073408","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
İbrahim NOYIN, Ozan ALTAÇ, Ömer İlbey TEMİZ, Özge KURTKULAĞI, Fatih KAMIŞ
{"title":"Şiddetli baş ağrısı ile başvuran hipertansif hastada beklenmedik bir olgu: herpes zoster oftalmikus vakası","authors":"İbrahim NOYIN, Ozan ALTAÇ, Ömer İlbey TEMİZ, Özge KURTKULAĞI, Fatih KAMIŞ","doi":"10.55665/troiamedj.1295158","DOIUrl":"https://doi.org/10.55665/troiamedj.1295158","url":null,"abstract":"Varicella Zoster Virüs primer enfeksiyondan sonra nöronlarda latent olarak kalır ve özellikle immunsupresyon, travma, stres gibi durumlarda reaktive olabilir. Bu olguda ilk başvurusunda baş ağrısı şikayeti ile başvuran, hipertansif olması sebebi ile hospitalize edilen bir hasta ele alınmıştır. Medikal tedavisi düzenlendikten sonra hala baş ağrısı devam eden hastada devam eden süreçte herpetik döküntüler gelişmiştir ve herpes zoster oftalmicus tanısı konulmuştur. Tartışılan olguda olduğu gibi risk faktörleri olmayan hastalarda dahi herpes zoster oftalmicus gelişebileceği vurgulanmıştır.","PeriodicalId":301488,"journal":{"name":"Troia Medical Journal","volume":"38 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-08","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135363910","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Mustafa Ahmet AKÇALI, Mustafa Burak SAYHAN, Ömer SALT
{"title":"Assessment of the level of knowledge of rabies and prophylaxis for rabies among medical senior students","authors":"Mustafa Ahmet AKÇALI, Mustafa Burak SAYHAN, Ömer SALT","doi":"10.55665/troiamedj.1241584","DOIUrl":"https://doi.org/10.55665/troiamedj.1241584","url":null,"abstract":"Objective: Rabies is a zoonotic disease with acute, progressive viral encephalitis that affects both human and animal health. In our study, it was aimed to measure the level of knowledge about rabies and prophylaxis of senior students of the faculty of medicine. 
 Methods: The study population was 163 students in their final year during the academic year 2019–2020. The participants were interviewed face to face and filled the required questionnaire. The questionnaire was developed based on the Guide for Rabies Prophylaxis published in 2019 by the Republic of Türkiye Ministry of Health.
 Results: In our study, 88.34% (n=114) of the participants did not have sufficient knowledge about rabies pre-contact indications. It was determined that 64.4% (n= 105) of the participants had insufficient knowledge about the effectiveness of post-exposure prophylaxis. In addition, it was determined that indications for starting antibiotics after rabies exposure of 66.24% (n=108) of the participants and 29% (n=) rabies vaccine/ human rabies immunoglobulin (HRIG) application indications and 46% (n=75) did not know the method of application and the area where it was applied.
 Conclusion: It was determined that the senior students of the faculty of medicine did not have sufficient information about rabies and prophylaxis.","PeriodicalId":301488,"journal":{"name":"Troia Medical Journal","volume":"7 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-01","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135144992","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Tedaviye dirençli pnömoni, parapnömonik apse mi yabancı cisim mi?","authors":"Tolga Kasap, Hakan Aylanc, Korhan Yavuz","doi":"10.55665/troiamedj.1211302","DOIUrl":"https://doi.org/10.55665/troiamedj.1211302","url":null,"abstract":"Akciğer apsesi, akciğer parankiminde nekroz ve kavite oluşumuyla karakterize ciddi bir enfeksiyondur. Akciğer apseleri çocuklarda yetişkinlere göre çok daha nadir görülmektedir. Sıklığının yılda 100.000 başvuru başına 0.7 olduğu tahmin edilmektedir. Akciğer apsesi genellikle sağ akciğerde yerleşim göstermektedir. Apselerin yaklaşık %70- 80’inde etken anaerobik mikroorganizmalardır. Akciğer apsesinde en sık başvuru şikayeti ateştir. Öksürük, nefes darlığı ve balgam çıkarma olguların büyük çoğunluğunda görülmektedir. Tanı için toraks bilgisayar tomografisi en önemli görüntüleme yöntemidir. Bu yazıda daha önceden sağlıklı olduğu bilinen, 7 gündür devam eden ateşi olan ve antibiyotik tedavisine rağmen klinik olarak düzelmeyen, çekilen postero-anterior akciğer grafisinde apse formasyonu görülen, 4 yaşında erkek hasta sunuldu. Toraks bilgisayar tomografisinde kist hidatik benzeri görünüm nedeniyle apse ayrımı yapılamayan hastaya albendazol, vankomisin, meropenem ve amikasin tedavileri başlandı. Ateş şikayetinin 10.gününde devam etmesi nedeniyle lipozomal amfoterisin B tedavisi eklendi. Yatışının 22.gününde vankomisine bağlı ilaç reaksiyonu gelişmesi nedeniyle vankomisin ve amikasin kesilerek teikoplanin başlandı. Yatışının 24.gününde lipozomal amfoterisin B’ye bağlı hipopotasemi gelişmesi nedeniyle ilaç kesilerek klindamisin tedavisine eklendi. Toplam tedavi 6 haftaya tamamlanan hasta şifa ile taburcu edildi.","PeriodicalId":301488,"journal":{"name":"Troia Medical Journal","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-05-31","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"133427765","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}