YediPub Date : 2024-05-07DOI: 10.17484/yedi.1443060
Serap Dengin Sevinir, Pınar Göklüberk Özlü
{"title":"Giysi Deneyiminde Ürün Duyguları","authors":"Serap Dengin Sevinir, Pınar Göklüberk Özlü","doi":"10.17484/yedi.1443060","DOIUrl":"https://doi.org/10.17484/yedi.1443060","url":null,"abstract":"Ürün duyguları, ürünü görme, kullanma, sahip olma ya da düşünme yoluyla ürün deneyiminde ortaya çıkan tüm duyguları ifade eder. Ürün duyguları, ürünün sadece dış görünüm özelliklerine değil materyal niteliklerine, amaçlarına, anlamına, ifadesine ve benzeri şeylere bağlıdır. Bu araştırmanın amacı, giysi odağında ürün duygularını keşfetmektir. Araştırmanın modeli, olgu bilim; olgusu ise bir tasarım düşüncesi olarak ürün duygularıdır. Ürün duygularının ölçülmesinde kullanılan veri toplama tekniği dokümanlardır. Araştırmanın katılımcıları, yaşları 18-52 arasında değişen erkek ve kadın 186 giysi kullanıcısıdır. Materyali ise katılımcılara ait günlük giysilerdir. Araştırma sonucunda elde edilen ürün duyguları listesi, 32 duygudan oluşmaktadır. Bunlar; mutluluk, keyif/neşe, rahatlık, özgüven, zevk/beğeni/haz, hayranlık, huzur, büyülenme, güven, özgürlük, heyecan, hoşnutluk, rahatlama, sevgi, hoş şaşkınlık, gurur, kızgınlık, rahatsızlık, huzursuzluk, özgüvensizlik, mutsuzluk, üzüntü, hoşlanmama/beğenmeme, korku/kaygı, pişmanlık, hayal kırıklığı, nefret, hüzün, utanç, hoşnutsuzluk, hoş olmayan şaşkınlık ve iğrenme. Huzur, huzursuzluk, mutsuzluk ve özgüvensizlik, yeni kavramlar olarak literatüre dâhil edilen duygulardır. Ürün duyguları listesi, giysilerin sadece dış görünümlerine ilişkin değil, kalıp, kumaş özellikleri, vücuda uyum, kalite vb. konularda ortaya çıkan duyguları; ayrıca anlam, çağrışım ve öze dair deneyimlenen duyguları da içermektedir. Bu nedenle ürün duyguları listesinin, giysi tasarımında geniş bir kullanım alanına sahip olduğu düşülmektedir. Ürün duyguları listesi, giyim ürünlerine duygusal tepkilerin ölçülmesinde başlangıç noktası olarak düşünülebilir ve tasarım araştırmacıları ile uygulayıcılarına fayda sağlayabilir.","PeriodicalId":509744,"journal":{"name":"Yedi","volume":"115 3","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-05-07","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"141002749","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
YediPub Date : 2024-05-06DOI: 10.17484/yedi.1454051
Haşim Demirtaş
{"title":"Darwin ile Nietzsche Arasında: Snowpiercer (2013)","authors":"Haşim Demirtaş","doi":"10.17484/yedi.1454051","DOIUrl":"https://doi.org/10.17484/yedi.1454051","url":null,"abstract":"Charles Darwin ve Friedrich Nietzsche, dünya düşünce tarihinde önemli ve tartışmalı bir yere sahiptir. Darwin'in Evrim Teorisi, zaman içerisinde insan topluluklarına da uyarlanmış ve Sosyal Darwinizm, toplumsal ilerlemenin açıklamalarından biri olarak ele alınmıştır. Nietzsche ise sıklıkla Darwinci olmakla ilişkilendirilmiştir. Bu ilişkilendirmenin nedeni, her ikisinin de canlıların hayatta kalmak ve varlığını devam ettirmek için ihtiyaç duyduğu motivasyonları tanımlamalarından kaynaklanmaktadır. Darwin için bu motivasyon, varoluş mücadelesi ve en uyumlular hayatta kalır mottosuyken; Nietzsche için güç istencidir. Film endüstrisi için Sosyal Darwinizm ilgi çekici bir başlıktır ve sinemada birçok kez ele alınmıştır. Bu çalışmanın teorik altyapısını Sosyal Darwinizm ve güç istenci kavramları oluşturmaktadır. Bu kapsamda, yönetmenliğini Bong Joon Ho'nun yaptığı Snowpiercer (2013) filmi amaçlı örneklem dahilinde seçilmiştir. Bu çalışma, Snowpiercer, Sosyal Darwinizm ve güç istenci kavramlarıyla okunabilir mi? sorusuna cevap aramaktadır. Ana soruya paralel olarak belirlenen alt sorular ise karakterleri harekete geçiren motivasyonun kaynağı nedir? ve filmde Nietzsche'nin insan tiplerine uygun temsiller var mıdır? sorularıdır. Böylece filmin öyküsü sorunsallaştırılmıştır. Çalışmanın yöntemi nitel içerik analizidir. Çalışmanın sonucunda Sosyal Darwinist bakış açısının filmde kendine yer bulduğu görülmüştür. Bununla birlikte karakterlerin eylemlerindeki temel motivasyon kaynağının hayatta kalma içgüdüsü değil, güç istenci olduğu ortaya çıkmıştır.","PeriodicalId":509744,"journal":{"name":"Yedi","volume":"73 5","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-05-06","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"141008511","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
YediPub Date : 2023-12-25DOI: 10.17484/yedi.1381168
Elif Merve Çakir
{"title":"Türk Destanı Arketiplerinin Çağdaş Mitoloji Ekseninde Yeniden Tasarlanması","authors":"Elif Merve Çakir","doi":"10.17484/yedi.1381168","DOIUrl":"https://doi.org/10.17484/yedi.1381168","url":null,"abstract":"Türk destanları, binlerce yıllık Türk kültürü ve tarihine ait kültürel miraslardır. Genellikle kahramanlık, savaş, aşk ve doğaüstü varlıklar gibi konuları ele alan destanların, bu konuları işlerken kurgularında arketipik karakterler kullanılmaktadır. Günümüzde, arketipik karakterlerin çağdaş mitoloji ekseninde yorumlanarak tasarlanması ve güncel hikayelerde kullanılması toplumların ortak değerlerini yansıtması açısından önemlidir. Mitolojik hikayeler ve semboller, kültürlerin en büyük mirası olan mitolojinin korunmasına, gelecek kuşaklara aktarılmasında etkili olmaktadır. Literatür incelendiğinde ülkemizde Türk destanlarının konu edinildiği basılı veya dijital platformlara yönelik karakter tasarımlarının üretimi konusunda dünyanın gerisinde kalındığı gözlemlenmektedir. Makale çalışmasında literatüre katkıda bulunurken, şimdiye kadar üretilmiş, başarılı çağdaş mitolojik karakter tasarımları hikayeleri ve üretim biçimleri ile ele alınacaktır. Bu araştırma makalesinde oluşturulan örnek inceleme tablosu ile incelenen örnekler temel alınarak bir Yaradılış Destanı arketipi olan Tanrı Ülgen karakterine alternatif karakter tasarımı fikirleri üretilmiştir. Bu karakter tasarımı fikirlerinin alanda yapılacak animasyonlara, dijital oyun tasarımlarının üretimlerinde kullanılan tekniklere ışık tutması, Türk kültürünün diğer kültürler tarafından tanınmasında etkili olması beklenmektedir.","PeriodicalId":509744,"journal":{"name":"Yedi","volume":"7 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139159043","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
YediPub Date : 2023-12-23DOI: 10.17484/yedi.1364736
Esin PAÇA CENGİZ, Elif Akçali
{"title":"Digital Audio-Visual Data Base Design as a Method: The Case of “Cinematic Locations”","authors":"Esin PAÇA CENGİZ, Elif Akçali","doi":"10.17484/yedi.1364736","DOIUrl":"https://doi.org/10.17484/yedi.1364736","url":null,"abstract":"Bu makalede Türkiye Sineması Görsel-İşitsel Ansiklopedisi isimli projenin “Sinematik Mekânlar” bölümünün içeriği ve kapsamı aktarılacak ve yöntem olarak dijital görsel-işitsel veri tabanı oluşturmanın ve videografik üretimin sinema çalışmaları alanında ne gibi işlevleri olabileceği tartışılacaktır. Projeye adını veren “sinematik mekânlar” kavramı sadece filme arka plan olarak hizmet eden ve estetik olarak çerçevelenmeye uygun manzara ve yapıları kapsamaz; Türkiye Sinemasında yıllar boyunca yüzlerce filmde tekrar tekrar kullanılmış, hafıza ve hatırlama ile organik bir ilişki kuran mekânları da tanımlar. Sinema yoluyla toplumsal hafızamızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş Pierre Loti Çay Bahçesi, Haydarpaşa Garı, Taksim Meydanı gibi kentin belirleyici mekânları ile izleyicinin gördüğü anda tanıdığı Yeşilköy, Büyükada ve Kuzguncuk’taki köşkler ve yalılar gibi iç mekânlar da bu kavramla tanımlanabilir. Bu makalede, proje kapsamında gerçekleştirilen videografik çalışma aracılığı ile bir arada incelenmesi mümkün kılınmış bir dış ve bir iç mekânın (Galata Köprüsü ve Cam Kapılı Köşk) incelemesi yapılacak ve dijital arşiv ve videografinin film çalışmaları alanında yeni yöntemler olarak öne sürdükleri farklı olanaklar tartışılacaktır.","PeriodicalId":509744,"journal":{"name":"Yedi","volume":"4 12","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-23","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139162168","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
YediPub Date : 2023-11-16DOI: 10.17484/yedi.1342474
Zelfi Buse Yilmaz, Gülderen Görenek
{"title":"Rus Avangardında Faktura ve Doku ile İlişkisi","authors":"Zelfi Buse Yilmaz, Gülderen Görenek","doi":"10.17484/yedi.1342474","DOIUrl":"https://doi.org/10.17484/yedi.1342474","url":null,"abstract":"20. yüzyılın başlarında, resimde Modern Sanat yaklaşımı bağlamında, Doku ve Faktura terimleri, farklı olsalar da ortak özelliklerinden dolayı zaman zaman birbirleriyle karıştırılabilmektedir. Doku, dokunma ve görme duyularına hitap ederek, bilinçaltının evrensel deneyimlerine dayanan bir öğedir ve çevredeki her türlü nesnenin yüzey özelliklerini ifade eder. Sanatta ise, farklı amaçlara yönelik olarak gerçek doku, taklit doku gibi çeşitli doku türleri kullanılmıştır. 20. yüzyılın ilerleyen dönemlerinde, resim sanatına, farklı nesnelerin eklenmesiyle birlikte, sanatçılar gerçek dokuyu eserlerinde kullanmaya başlamışlardır. Gerçek doku, Faktura ile en fazla ilişkiselliği bulunan doku türüdür. Faktura, malzemenin veya nesnenin dokusu ve diğer nitelikleri üzerinden eserin özgünlüğünü belirten önemli bir kavramdır. Bir eserin Faktura’sından bahsedilirken malzemenin veya nesnenin dokusu ve tüm diğer nitelikleri önem kazanmaktadır. 1910-1923 yılları arasında Rusya'da ortaya çıkan Faktura terimi, zaman içinde değişikliklere uğramış ve terimin anlamı üzerine çeşitli eleştiriler getirilmiştir. Bu çalışmada, Doku kavramıyla sanat eserine etki eden dış etkenler ve Nikolai Tarabukin'in görüşleri aracılığıyla, yanılsamacılıktan kendine yeten bir nesne oluşturma süreçleri açıklanacaktır. Ardından, Doku teriminin etimolojik tanımı, teknik özellikleri ve farklı türleri ele alınacaktır. Bunun yanı sıra, Faktura teriminin etimolojik tanımı yapılacak ve Maria Gough'un beş an üzerinden irdelediği Faktura terimindeki değişiklikler, Vladimir Tatlin'in malzeme kültürü ve Konstrüktivistlerin terminolojisine yapılan atıflar yardımıyla açıklığa kavuşturulacaktır.","PeriodicalId":509744,"journal":{"name":"Yedi","volume":"89 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-16","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139268663","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
YediPub Date : 2023-11-06DOI: 10.17484/yedi.1296890
Burcu Yildirim, İsmail Emre Kavut
{"title":"Tasarım İmgesinde Teknoloji Etkisinin Eskiz Olgusu Üzerinden Okunması","authors":"Burcu Yildirim, İsmail Emre Kavut","doi":"10.17484/yedi.1296890","DOIUrl":"https://doi.org/10.17484/yedi.1296890","url":null,"abstract":"İmge, tasarlama edimi şemsiye kavramı altında toplanan tüm disiplinlerde yer edinmiş bir kavramdır. Tasarım imgesi ise genellikle tasarlayıcının erken evre üretimlerinde önce zihninde beliriveren ve tasarlanan, seçilen aktarım yöntemiyle fiziksel dünyada ifade bulan bir olgudur. Bu aktarım yöntemlerinden biri de eskizdir. Eskiz tasarlayıcının iç dünyasıyla bağlantı kurduğu öznel bir deneyim, yaratıcı bir ifade biçimi ve görsel düşünme aracıdır. Başlıca sanat, resim ve mimarlık dallarıyla ilişkilendirilebilecek farklı katmanlara haiz bir yaratım biçimidir. Tasarlayıcı öznenin algı, birikim ve deneyimlerinin aktarımında tasarlama ediminin ve tasarım süreçlerinin bir parçası olan zihinsel araçtır. Teknoloji etkisinde geliştirilen temsil araçları dolayısıyla eskiz yeni açılımlar göstermekte, tasarım imgesinin düşünsel süreçleri de bu durumdan etkilenmektedir. Gelişmelerin eskiz olgusunda yarattığı etki, imkân, kısıtlılık ve olanakların anlamaya yönelik çalışma, farklılaşan temsil yöntemlerine bağlı tasarım imgesinin temsille diyaloğunu ve tasarlama edimindeki konumunu irdeler. Temsilin üretim biçimlerini çizgi yoluyla üretilen eskiz ve kelime istemcilerin ürettiği piksel tabanlı eskiz çıktıları çerçevesinde nitel içerik analizi yaklaşımıyla değerlendirir. Gerçekleşen gelişmelerin tasarlayıcıya hız, varyasyon üretimi gibi faydalı sonuçlar sağlamanın yanı sıra imgenin üretim biçimine müdahale ettiği ve tasarımın örtük bileşenlerinin yadsındığı görülmüştür. Realite idealize edilirken yaratıcılık ve anlam üretimini tetikleyen muğlaklık geri planda kalmakta, elin ussal yönlendirmeleri ve zihin-göz koordinasyonu bu etki dolayısıyla değişmektedir.","PeriodicalId":509744,"journal":{"name":"Yedi","volume":"56 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-06","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139288153","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
YediPub Date : 2023-10-17DOI: 10.17484/yedi.1316954
Ceren Selmanpakoglu
{"title":"Sanatın Haz ve Arzu Ötesi Potansiyeli: Jouissance","authors":"Ceren Selmanpakoglu","doi":"10.17484/yedi.1316954","DOIUrl":"https://doi.org/10.17484/yedi.1316954","url":null,"abstract":"Haz ve arzu kavramlarının temel tanımları içinde yer alan “istek” kavramı, insanın varlık-eksikliği içinde kendini oldurma ve tamamlama çabasından kaynaklanmaktadır. Yaratma edimi ile yönelimlenen “istek” elde edildiğinde haz, yani tatmin gerçekleşir. Sanatçı, gerçekliği yansıtma tekrarından mastürbatif bir tatminle haz almaktadır. İzleyici de böylesi bir yapıtla karşılaştığında bildiği aynı simgesel yapıyı alımladığında haz almaktadır. Arzuda ise istek tamamlanamaz, yani istek devam eder. Çünkü arzu tatmin edilebilir değildir; öznenin eksiğini gidererek onun imgesel bütünlüğünün gerçekleştirilmesini sağlayacağı varsayılan imgesel objet-petit-a ile, yani kayıp arzu nesnesi ile karakterize edilir. Sanatçı üretirken, izleyici de alımlarken yapıtta aktarılan ve alımlananlar ile hem tatminin sağlandığı bir haz ilişkisi ama hem de o hep aranan kayıp arzu nesnesi elde edilemediğinden ve edilemeyeceğinden arzu ilişkisi yürütülmektedir. Bu ikilik ortaya bir paradoks çıkarmaktadır. Bu nedenle, bir sanat yapıtında aslında bu iki kavramın da ötesinde gerçekleşen bu şey’i tarif eden üçüncü bir terimin gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bunun için de bu araştırmada sanat, psikanaliz ve felsefe teorileri ilişkilendirilerek bir değerlendirme yapılmıştır. Buna göre, sanatçı ve izleyicide potansiyel olarak bulunan ve hem tamamlanamayan bir elde etmeyi hem de tamamlanamayışı feshetmekten duyulan coşkuyu tarif edebilen bu üçüncü terim Lacan’ın jouissance açıklamasında bulunmuştur. Yapıtın jouissance üzerinden işlemesi, önce sanatçının, akabinde de izleyicinin kişiliklerinin tüm düzeylerinde gerçekliği ayrıştırma arzusunun devreye girmesi anlamına gelmektedir. Böylelikle yapıt üzerinden kendi kurmacalıklarının farkına varıp onu feshederek kendi yıkımları ile yüzleştiklerinde duydukları coşku jouissance olacaktır. Bu tatmini hazda olduğu gibi tamamlanmış, bitmiş, elde edilmiş bir duygu olarak değil, aksine, toplumsal – simgesel- düzen ve ben’in yıkımından, feshedilmesinden alınan ‘haz ötesi’ – jouissance- olarak sadece bir anlığına yaşayabileceklerdir. Bu şey, imgesel olarak kurgulanan yapıtın simgeselleştirilirken aktarılamayan, gösterilemeyen fark ya da eksiğin onlara sürekli kendi kendilerini feshetmesi için sataşmasıdır: Sürekli şimdi ve burada ve hiçbir yerde olmanın ‘etkili bozgunluğunu’ bir sanat yapıtında duyumsamanın coşkusu olarak jouissance’tır.","PeriodicalId":509744,"journal":{"name":"Yedi","volume":"29 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-17","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139317950","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}