{"title":"Carbamazepine-Induced Facial Rash: A Case Report","authors":"Mehmet Hamdi ÖRÜM, Dilek ÖRÜM","doi":"10.59778/sbfdergisi.1300159","DOIUrl":"https://doi.org/10.59778/sbfdergisi.1300159","url":null,"abstract":"Epilepsi, trigeminal nevralji, bipolar bozukluk başta olmak üzere çeşitli nörolojik ve psikiyatrik bozuklukların ve saldırganlık gibi psikiyatrik belirtilerin tedavisinde kullanılan karbamazepin, deri döküntüsüne neden olabilir. Burada, karbamazepin ile ilişkili deri döküntüsü gelişen olguyu sunmayı amaçladık. Kokain yoksunluğu ile başvuran ve dürtü kontrolünü sağlamak amacıyla 400 mg/gün karbamazepin başlanan 41 yaşındaki erkek hastada tedavinin onuncu gününde yüz bölgesiyle sınırlı deri döküntüsü ortaya çıktı. Öyküden yola çıkılarak mevcut yan etki karbamazepin kullanımı ile ilişkilendirildi ve ilaç kesildi. Karbamazepin kesilmesini takiben deri döküntüsü giderek azaldı ve yirmi üç günün sonunda tamamen ortadan kayboldu. Hastanın kokain ile ilişkili tedavisi tamamlandı ve taburcu edildi. Takiplerinde deri döküntüsü gözlenmedi. Deri ile ilişkili yan etkiler karbamazepin kullanımı ile ilişkili olabilir. Klinisyenler, karbamazepinin deri döküntüsü yan etkisine karşı uyanık olmalıdır.","PeriodicalId":485164,"journal":{"name":"Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-27","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135536535","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"The Factors Affecting Microbiota","authors":"Aleyna EMİR, Tuğba TATAR","doi":"10.59778/sbfdergisi.1337716","DOIUrl":"https://doi.org/10.59778/sbfdergisi.1337716","url":null,"abstract":"Mikrobiyota birçok mikroorganizmayı içerisinde barındıran, immünolojik, hormonal ve metabolik açıdan önemi son dönemlerde daha fazla anlaşılan bir yapıdır. Mikrobiyota immünolojik sisteminin güçlendirilmesi, bazı vitaminlerin sentezlenmesi, sindirim ve emilim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi, bağırsak bütünlüğünün korunması, inflamasyonun önlenmesi, nörolojik faaliyetler, sağlıklı vücut ağırlığına kavuşulması gibi çok farklı metabolik işlevlerin gerçekleşmesinde önemli roller üstlenmektedir. Mikrobiyotanın oluşumunu ve gelişimini etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bu derlemede bu faktörlerden bazılarına değinilmiştir. Probiyotikler ve prebiyotikler faydalı mikrobiyal yükü artırarak mikrobiyotanın düzenlenmesinde fayda sağlar. Genel itibariyle bitkisel kaynaklı besinlerde bulunan polifenoller mikrobiyotayı olumlu yönde etkilemektedir. Mikrobiyota ile polifenoller arasında karşılıklı bir ilişki bulunmaktadır. Mikrobiyota polifenollerin biyoyararlılığını ve biyolojik aktivitesini artırabilirken, polifenollerin de mikrobiyotanın faydalı mikrobiyal çeşitliliğini artırabildiği gösterilmiştir. Mikrobiyota ilaçların emilim, metabolizma, toksisite gibi mekanizmalarını etkileyerek kimyasal değişikliklere uğraması ve metabolize edilmesinde önemli roller üstlenmektedir. Bununla birlikte antibiyotikler başta olmak üzere bazı ilaçlar mikrobiyom bileşimi, metabolizması ve konak etkileşimini değiştirebilmektedir. Emülgatörler veya yapay tatlandırıcılar gibi gıda katkı maddeleri mikrobiyota bileşimini etkileyebilmektedir. Emülgatörlerin mikrobiyota disbiyozu ile ilişkili hastalıkları artırdığı gösterilmiştir. Yapay tatlandırıcıların da mikrobiyota üzerine olumsuz etkileri nedeniyle obezite ve glukoz intoleransı eğilimini artırdığı düşünülmektedir. Mikrobiyota leptin ekspresyonu üzerinde etkili olabilmekte ve vücut ağırlığı kazanımında rol oynayabilmektedir. Sonuç olarak mikrobiyotanın bileşimi ve mikrobiyal yükün yoğunluğu insan sağlığı üzerinde birçok olumlu veya olumsuz etki oluşturabilmektedir. Önemi gün geçtikçe daha fazla anlaşılan mikrobiyotaya etki eden etmenlerin daha fazla anlaşılması ve altta yatan mekanizmaların bilinmesi sağlıklı bir mikrobiyota oluşumu için önem arz etmektedir. Sağlıklı bir mikrobiyota oluşturmak obezite, inflamasyon, diyabet gibi birçok hastalığın önlenmesinde ve bireylerin genel sağlığının iyileşmesinde aktif olarak rol oynamaktadır.","PeriodicalId":485164,"journal":{"name":"Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi","volume":"115 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-20","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136378837","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}