{"title":"Piero della Francesca ve Jan van Eyck’ın eserleri üzerinden Güney ve Kuzey Rönesansı’nın karşılaştırılması","authors":"Oğulcan Öz","doi":"10.26809/oa.7.4.02","DOIUrl":"https://doi.org/10.26809/oa.7.4.02","url":null,"abstract":"İnsanın kendisini keşfetmesi ile başlayan ve Türkçeye “yeniden doğuş” olarak çevrilen XV. yüzyıl Rönesans döneminde, birçok alanda olduğu gibi sanatta da pek çok yenilik yaşanmıştır. Bu, Rönesans çağında ortaya konan sanat eserleri incelendiğinde net bir şekilde görülür. Özellikle, resimlerde dikkat çeken gerçeğe ulaşma isteği; perspektif, renk, ton ve espas gibi yöntemlerin kullanılmasıyla oluşturulan üç boyutlu mekân algısı ve figürün resmin odak noktası haline getirilmesi, bahsi geçen bu yeniliklere örnek verilebilir. Öte yandan, çalışmaların başlıca teması olan Hristiyan öğretisinin önemini kaybetmeye başlaması da dönemin önemli olaylarındandır. Böylece, Orta Çağ’ın kültürel ve sanatsal geleneğinden giderek uzaklaşmaya başlayan sanatçılar, yapıtlarını çok daha özgür bir ortamda, özgün bir tavırla sunmaya başlamışlardır. Ancak, süreç içerisinde Avrupa’nın güneyi ile kuzey kesimlerinde yaşayan sanatçıların eserlerinde, teknik ve üslupsal açıdan bazı ayırt edici özellikler belirmiştir. İki bölgenin resim sanatında beliren bu farklılıklar da dönemin, sanat tarihçileri tarafından Güney Rönesansı ve Kuzey Rönesansı olmak üzere iki başlık altında ele alınmasına yol açmıştır. Bu araştırma kapsamında da ilk olarak Rö-nesans dönemi ile birlikte Erken Rönesans sanatına değinilmiş, çalışmanın ilerleyen bölümlerinde ise Güney ve Kuzey Rönesansı’nın genel özellikleriyle beraber İtalyan sanatçı Piero della Francesca ile Flaman ressam Jan van Eyck’ın hayatları ve eserleri üzerinde durulmuştur. Makalenin son pasajında ise bu iki usta ismin yapıtları aracı-lığıyla, Güney Rönesansı ile Kuzey Rönesans sanatı karşılaştırılarak dönemin üslupsal farklılıkları irdelenmeye çalışılmıştır.","PeriodicalId":185957,"journal":{"name":"Volume 7, Issue 4","volume":"132 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-10-28","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"122095035","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Seramik formlarda işlevsellik üzerine bir inceleme: Melanie Brown","authors":"Tuba Batu, Ezgi Yemenicioğlu Negir","doi":"10.26809/joa.7.4.05","DOIUrl":"https://doi.org/10.26809/joa.7.4.05","url":null,"abstract":"Seramik en eski sanat dallarından biridir. Arkeolojik buluntular eşliğinde ilk üretilmiş seramik parçaların temel ih-tiyaçları karşılamak üzerine üretilmiş olduğunu görmekteyiz. Saklama, pişirme gibi işlevleri yerine getirecek olan seramik kap kacaklar fonksiyonu üzerine temellenmiş bir form ile karşımıza çıkmaktadır. Bugün seramik, halen fonksiyonel kap kacaklarda, sağlık gereçleri, karo üretiminde ve hatta ileri teknoloji seramikleri ile uzay bilimlerin-de sıklıkla karşımıza çıktığı gibi sanatsal bir üretim aracı olarak da kullanılan bir malzemedir. Binyıllardır fonksiyonu üzerinden şekillenmiş ve bugüne kadar gelmiş bir malzeme olarak seramiğin kavramsal sanat alanında kullanılmaya başlamış olması tarihsel sürecinde oldukça yakın bir zamana denk düşer. Kavramsal sanat alanında bir malzeme olarak seramiğin kullanımının yanı sıra işlevsel ve geleneksel seramik formlar üze-rinden kavram üretmiş bir İngiliz sanatçı olan Melanie Brown bu çalışmanın ana konusudur. 1978’den bu yana İngiltere Monmouthshire’daki stüdyosunda tornada şekillendirdiği çaydanlıkları ilk bakışta sıradan çaydanlıklar gibi görünse de, formlarıyla aile kavramını irdelemiş, bireyselliklerini koruyan grup içindeki bireyleri incelemiş ve ateşin malzemeyi değiştirmesi üzerine düşündürmüştür. Kısacası Brown’ın çaydanlıkları, formun tüm ihtiyaç-larını içinde taşıyan, ince, zarif iyi tasarlanmış ve istenirse lezzetli çayların demlenebileceği çaydanlıklar olmanın ötesinde birer heykele dönüşmüştür. İşlev, kavramdan daha aşağı bir konumda yer almış gibi, izleyici formu kul-lanmaktan çok izlemeye yönelmektedir.Bu bağlamda sanatçıyla yapılmış yüz yüze görüşmeler, röportaj ve kendisi hakkında yazılmış makaleler ışığında bir derleme çalışması olan bu makale seramik malzemenin sıklıkla kendini içinde bulunduğu işlev mi kavram mı sorusunun da cevabını aramaktadır.","PeriodicalId":185957,"journal":{"name":"Volume 7, Issue 4","volume":"18 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-10-28","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"129654074","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Medya okuryazarlığı ve dil","authors":"Nilay Köleoğlu","doi":"10.26809/oa.7.4.04","DOIUrl":"https://doi.org/10.26809/oa.7.4.04","url":null,"abstract":"Okuryazarlığın yüksek olduğu bilinen toplumlarda bile yüksek düzeyde medya okuryazarlığının olmadığı görül-mektedir. Burada pek çok sebebin olmasının yanı sıra dilin de etkisi olduğu kaçınılmazdır. Bu araştırmanın amacı, medya okuryazarlığında dilin etkisini ortaya koymaktır. Sanal ortamlarda medya okuryazarlığı günden güne ar-tarken dil konusu da önem kazanmaktadır. Yeni iletişim teknolojilerindeki hızlı değişim sayesinde medya okur-yazarlığı da dijital bir role sahip olmuştur. İnternet ortamındaki dilin İngilizce olması, anadili İngilizce olmayan toplumlarda bir takım zorlukları beraberinde getirdiği düşünülmektedir. Bu çalışmada bulanık kümeleme analizi kullanılarak medya okuryazarlığında dilin etkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır","PeriodicalId":185957,"journal":{"name":"Volume 7, Issue 4","volume":"25 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-10-28","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"121074202","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"19. Yüzyıldan günümüze Bebek’in değişen kentsel dokusu","authors":"Sezgi GİRAY KÜÇÜK","doi":"10.26809/joa.7.4.01","DOIUrl":"https://doi.org/10.26809/joa.7.4.01","url":null,"abstract":"Osmanlı döneminin önemli Boğaz köylerinden Bebek, 18. yüzyılın ikinci çeyreğinde cami, meşrutahaneler, mek-tep, hamam ve çarşısı ile Boğaziçi kıyısında kurulmuştur. Bölge, 19. yüzyılda gelişmiş, yerleşim tepelere doğru genişlemiştir. Bu çalışmada, eski haritalar, planlar ve fotoğraflar yardımıyla 19. yüzyıldan günümüze İstanbul ili Beşiktaş ilçesi Bebek Mahallesi’nin değişen kentsel dokusu incelenmektedir. Yapılan tespitlere göre, topoğrafyası-nın da şekillendirmesiyle Bebek’in ilk yerleşim yerleri Boğaziçi kıyıları, daha sonra Boğaza dökülen Büyük ve Kü-çük Bebek derelerinin vadileri olmuştur. Zaman içinde, bölgedeki dereler kurumuş, yerlerini aynı isimli sokaklara bırakmıştır. Bebek’teki yerleşim de bu iki dere etrafında iki ayrı koldan gelişmiş, önce Büyük Bebek’te, daha sonra zaman içinde Küçük Bebek’te yapılaşma başlamıştır. 20. yüzyıla gelindiğinde, imar faaliyetleri ile çıkmaz sokaklar açılmış, sokak ve caddeler genişletilmiş, yangın sebebiyle yanan bazı ahşap binaların yerine kâgir olarak yenileri yapılmış, Bebek Meydanı ve bazı yapı adalarının sınırları değişmiştir. 20. yüzyılın ikinci yarısı, Bebek’in kentsel dokusunun yoğunlaştığı dönem olmuş, 1970 ile 1982 yılları arası, Büyük ve Küçük Bebek arasındaki tepeler büyük ölçüde yapılaşmaya açılmış ve bu iki yerleşim neredeyse birleşmiştir. Günümüzde bu iki yerleşim birbirinden ayrılmaksızın “Bebek” olarak anılmaktadır. Günümüzde Bebek köyü, eski kırsal niteliğini sürdüremese de Kortel Korusu, Ayşe Sultan Korusu gibi yeşil alanlarıyla ve eğimli topoğrafyasının sunduğu Boğaz manzarası avantajıyla, İstanbul’un sıkça tercih edilen yerleşimlerindendir.","PeriodicalId":185957,"journal":{"name":"Volume 7, Issue 4","volume":"159 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-10-28","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"127356838","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
{"title":"Okul öncesi öğretmeni ve sınıf öğretmeni adaylarının müziğe yönelik ilgi düzeylerinin\u0000çeşitli değişkenler açısından incelenmesi","authors":"Feyza Sönmezöz","doi":"10.26809/joa.7.4.07","DOIUrl":"https://doi.org/10.26809/joa.7.4.07","url":null,"abstract":"Bu araştırmada Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi ve Sınıf Eğitimi Ana Bilim dallarında eğitim görmekte olan öğretmen adaylarının müziğe yönelik ilgi düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada katılımcı öğretmen adaylarının müziğe yönelik ilgi düzeylerini ölçmek için 2015 yılında Okay, Gencel Ataman ve Kırtak Ad tarafından geliştirilen “Müziğe Yönelik İlgi Ölçeği (MYİÖ)” kullanılmıştır. Araştırmaya 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar yarıyılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi ve Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dallarında eğitim görmekte olan 391 öğretmen adayı katılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiş, kullanılan ölçeğin güvenirliğini test etmek amacıyla “Güvenirlik Analizi” yapılmış Cronbach’s Alpha değeri 0.89 olarak hesaplanmıştır. Araştırmada katılımcı öğretmen adaylarının müziğe yönelik ilgi düzeyleri açısından sınıf ve cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir fark bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca söz konusu ölçeğin alt boyutlarına ilişkin olarak “Çalgı çalmaya yönelik olumlu tutumlar” puanlarının sınıf, cinsiyet ve lisans eğitiminden önce çalgı eğitimi alma değişkenine göre, “Konsere gitmeye yönelik olumlu tutumlar” puanlarının sınıf ve cinsiyet değişkenine göre, “Müzik dinlemeye yönelik tutumlar” puanlarının sınıf, cinsiyet ve yaş değişkenine göre, “Çalgı çalmaya ve konsere gitmeye yönelik olumsuz tutumlar” ve “Şarkı söylemeye yönelik tutumlar” puanlarının cinsiyet değişkenine göre anlamlı fark gösterdiği sonuçlarına ulaşılmıştır.","PeriodicalId":185957,"journal":{"name":"Volume 7, Issue 4","volume":"98 16","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-10-28","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"113985039","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}