The Effect of Financing Types Provided by Participation Banks in Türkiye on Economic Growth

IF 0.2
Serkan GÖKSU
{"title":"The Effect of Financing Types Provided by Participation Banks in Türkiye on Economic Growth","authors":"Serkan GÖKSU","doi":"10.52637/kiid.1352885","DOIUrl":null,"url":null,"abstract":"Katılım bankalarının sahip olduğu finansal enstrümanlar ve bankacılık işleyişleri, konvansiyonel bankacılık uygulamalarından farklılık göstermektedir. Bu nedenle, katılım bankalarının ekonomik aktiviteler üzerine olan etkilerinin ayrı bir şekilde incelenmesi ve analiz edilmesi gerekir. Son yıllarda finans sektörü içerisinde katılım bankalarınca sunulan finansman paylarının artmasıyla beraber, konu hakkında yapılan çalışmalar giderek artmış olsa da katılım bankacılığı sektörü gelişime açık pek çok alanı içerisinde barındırmaktadır. Bu bağlamda katılım bankacılığına ilişkin yapılan çalışmalar incelendiğinde, çalışmaların konuyu ağırlıklı olarak ya finansman toplamı temelinde ya da özel sektöre sağlanan finansmanlar odağında ele aldıkları tespit edilmiştir. Literatürdeki bu boşluktan hareketle çalışmada katılım bankalarınca sunulan toplam finansman kaynakları özel sektör, kamu sektörü ve mali kuruluşlar şeklinde ayrıştırılarak sektörel bazda bir etkinlik analizi yapılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ekonomik büyüme bağımlı değişken olarak belirlenmiş ve her bir sektörün büyümeye etkisi dikkate alınmıştır. Ekonomik büyüme dışındaki değişkenler hem aykırı değerlerin yakınsanması hem de analiz sonuçlarının yüzdesel olarak yorumlanmak istenmesi amacıyla logaritmik formda analizlere dahil edilmiştir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından elde edilen veriler, Türkiye örneklemine ilişkin olup 2006-2022 dönemine ait 68 çeyreği kapsar. Veriler, çeyreklik olması sebebiyle mevsimsel etkilerden arındırılmıştır. Verilerin standardize edilmesinin ardından analiz kapsamında ilk olarak betimleyici istatistikler ve korelasyon matrisi sunulmuştur. Korelasyon matrisi sonuçlarına göre ekonomik büyüme ile özel sektöre sağlanan finansmanlar arasında pozitif, kamu ve mali kuruluşlara sağlanan finansmanlar arasında negatif korelasyon olduğu tespit edilmiştir. Korelasyon matrisinden elde edilen bir diğer önemli bulgu ise çoklu doğrusal bağlantı sorununun olmamasıdır. Ardından gerek sahte regresyon sorununu ekarte etmek için gerekse de kullanılacak olan yönteme karar verebilmek için hem geleneksel hem de yapısal kırılmaları dikkate alan birim kök testleri uygulanmıştır. Uygulanan birim kök testlerinin ortak sonucu olarak A-ARDL tahmin yönteminin tercih edilmesinin daha etkili sonuçlar vereceğine karar verilmiştir. Tahmin yönteminden elde edilen bulgulara göre, ekonomik büyüme ile katılım bankalarınca özel sektöre, kamu sektörüne ve mali kuruluşlara sağlanan finansmanlar arasında farklı anlamlılık seviyelerinde eş bütünleşme ilişkisi vardır. Bu sonuç modelde yer alan değişkenlerin uzun dönemde birlikte hareket ettiği ve doğrusal bileşimlerinin denge noktasına yakınsandığı anlamına gelir. Uzun dönem katsayılar açısından katılım bankaları tarafından özel sektöre sağlanan finansmanlar ekonomik büyümeyi pozitif etkilemiştir. Bu sonuç katılım bankalarının hane halkları ve firmalara sağladıkları finansman süreçlerinde seçici davrandıklarını ve topladıkları katılım fonlarını ekonomik büyüme üzerinde olumlu etkisi olacak alanlara plase ettikleri şeklinde yorumlanabilir. Diğer yandan kamu sektörüne sunulan finansmanlar ise ekonomik büyümeyi negatif etkilemiştir. Bu sonuç ilk bakışta katılım bankalarınca kamu sektörüne sağlanan finansmanların ekonomik büyümeyi olumsuz etkilediğini göstermektedir. Ancak kamu sektörüne sağlanan finansmanların büyüme üzerine olan etkisi tam da böyle olmayabilir. Çünkü katılım bankaları tarafından yerel yönetimlere ve mali olmayan kamu girişimlerine sağlanan kaynaklar genellikle kamu alt yapı yatırımları gibi özel sektör tarafından kârlı bulunmayan kamu hizmetlerinin finansmanı için kullanıldığından bu kaynakların olumlu etkilerinin ortaya çıkmasının daha uzun zaman alması beklenir. Benzer şekilde mali kuruluşlara sağlanan finansmanların da ekonomik büyüme üzerinde olumlu etkisi olmamıştır. Kısa dönemde ekonomik büyüme üzerinde en etkili olan faktör, ekonomik büyümenin kendi gecikmeli değerleridir. Ayrıca, Türkiye’nin tecrübe ettiği önemli yapısal kırılmaları temsil eden kukla değişkenlerin negatif ve istatistiksel olarak anlamlı olan katsayıları, 2008 küresel ekonomik krizinin ve 2019'da meydana gelen pandeminin ekonomik büyüme üzerindeki olumsuz etkilerine ampirik bir kanıt oluşturmaktadır. Sonuç olarak katılım finansmanı açısından ekonomik büyüme üzerinde en etkili olan faktörün katılım bankalarınca özel sektöre sunulan finansmanlar olduğu açıktır. Bu yüzden ekonomik aktivitelerdeki etkinliğin arttırılması adına katılım bankalarınca özel sektöre sağlanan finansmanların teşvik edilmesi ve kamu sektörüne sağlanan finansmanların etkinliğinin arttırılması adına kamu denetim mekanizmalarının daha aktif bir şekilde işletilmesi önerilebilir.","PeriodicalId":485944,"journal":{"name":"Kocatepe İslami İlimler Dergisi","volume":"22 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.2000,"publicationDate":"2023-10-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":"0","resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":null,"PeriodicalName":"Kocatepe İslami İlimler Dergisi","FirstCategoryId":"1085","ListUrlMain":"https://doi.org/10.52637/kiid.1352885","RegionNum":0,"RegionCategory":null,"ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":null,"EPubDate":"","PubModel":"","JCR":"","JCRName":"","Score":null,"Total":0}
引用次数: 0

Abstract

Katılım bankalarının sahip olduğu finansal enstrümanlar ve bankacılık işleyişleri, konvansiyonel bankacılık uygulamalarından farklılık göstermektedir. Bu nedenle, katılım bankalarının ekonomik aktiviteler üzerine olan etkilerinin ayrı bir şekilde incelenmesi ve analiz edilmesi gerekir. Son yıllarda finans sektörü içerisinde katılım bankalarınca sunulan finansman paylarının artmasıyla beraber, konu hakkında yapılan çalışmalar giderek artmış olsa da katılım bankacılığı sektörü gelişime açık pek çok alanı içerisinde barındırmaktadır. Bu bağlamda katılım bankacılığına ilişkin yapılan çalışmalar incelendiğinde, çalışmaların konuyu ağırlıklı olarak ya finansman toplamı temelinde ya da özel sektöre sağlanan finansmanlar odağında ele aldıkları tespit edilmiştir. Literatürdeki bu boşluktan hareketle çalışmada katılım bankalarınca sunulan toplam finansman kaynakları özel sektör, kamu sektörü ve mali kuruluşlar şeklinde ayrıştırılarak sektörel bazda bir etkinlik analizi yapılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ekonomik büyüme bağımlı değişken olarak belirlenmiş ve her bir sektörün büyümeye etkisi dikkate alınmıştır. Ekonomik büyüme dışındaki değişkenler hem aykırı değerlerin yakınsanması hem de analiz sonuçlarının yüzdesel olarak yorumlanmak istenmesi amacıyla logaritmik formda analizlere dahil edilmiştir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından elde edilen veriler, Türkiye örneklemine ilişkin olup 2006-2022 dönemine ait 68 çeyreği kapsar. Veriler, çeyreklik olması sebebiyle mevsimsel etkilerden arındırılmıştır. Verilerin standardize edilmesinin ardından analiz kapsamında ilk olarak betimleyici istatistikler ve korelasyon matrisi sunulmuştur. Korelasyon matrisi sonuçlarına göre ekonomik büyüme ile özel sektöre sağlanan finansmanlar arasında pozitif, kamu ve mali kuruluşlara sağlanan finansmanlar arasında negatif korelasyon olduğu tespit edilmiştir. Korelasyon matrisinden elde edilen bir diğer önemli bulgu ise çoklu doğrusal bağlantı sorununun olmamasıdır. Ardından gerek sahte regresyon sorununu ekarte etmek için gerekse de kullanılacak olan yönteme karar verebilmek için hem geleneksel hem de yapısal kırılmaları dikkate alan birim kök testleri uygulanmıştır. Uygulanan birim kök testlerinin ortak sonucu olarak A-ARDL tahmin yönteminin tercih edilmesinin daha etkili sonuçlar vereceğine karar verilmiştir. Tahmin yönteminden elde edilen bulgulara göre, ekonomik büyüme ile katılım bankalarınca özel sektöre, kamu sektörüne ve mali kuruluşlara sağlanan finansmanlar arasında farklı anlamlılık seviyelerinde eş bütünleşme ilişkisi vardır. Bu sonuç modelde yer alan değişkenlerin uzun dönemde birlikte hareket ettiği ve doğrusal bileşimlerinin denge noktasına yakınsandığı anlamına gelir. Uzun dönem katsayılar açısından katılım bankaları tarafından özel sektöre sağlanan finansmanlar ekonomik büyümeyi pozitif etkilemiştir. Bu sonuç katılım bankalarının hane halkları ve firmalara sağladıkları finansman süreçlerinde seçici davrandıklarını ve topladıkları katılım fonlarını ekonomik büyüme üzerinde olumlu etkisi olacak alanlara plase ettikleri şeklinde yorumlanabilir. Diğer yandan kamu sektörüne sunulan finansmanlar ise ekonomik büyümeyi negatif etkilemiştir. Bu sonuç ilk bakışta katılım bankalarınca kamu sektörüne sağlanan finansmanların ekonomik büyümeyi olumsuz etkilediğini göstermektedir. Ancak kamu sektörüne sağlanan finansmanların büyüme üzerine olan etkisi tam da böyle olmayabilir. Çünkü katılım bankaları tarafından yerel yönetimlere ve mali olmayan kamu girişimlerine sağlanan kaynaklar genellikle kamu alt yapı yatırımları gibi özel sektör tarafından kârlı bulunmayan kamu hizmetlerinin finansmanı için kullanıldığından bu kaynakların olumlu etkilerinin ortaya çıkmasının daha uzun zaman alması beklenir. Benzer şekilde mali kuruluşlara sağlanan finansmanların da ekonomik büyüme üzerinde olumlu etkisi olmamıştır. Kısa dönemde ekonomik büyüme üzerinde en etkili olan faktör, ekonomik büyümenin kendi gecikmeli değerleridir. Ayrıca, Türkiye’nin tecrübe ettiği önemli yapısal kırılmaları temsil eden kukla değişkenlerin negatif ve istatistiksel olarak anlamlı olan katsayıları, 2008 küresel ekonomik krizinin ve 2019'da meydana gelen pandeminin ekonomik büyüme üzerindeki olumsuz etkilerine ampirik bir kanıt oluşturmaktadır. Sonuç olarak katılım finansmanı açısından ekonomik büyüme üzerinde en etkili olan faktörün katılım bankalarınca özel sektöre sunulan finansmanlar olduğu açıktır. Bu yüzden ekonomik aktivitelerdeki etkinliğin arttırılması adına katılım bankalarınca özel sektöre sağlanan finansmanların teşvik edilmesi ve kamu sektörüne sağlanan finansmanların etkinliğinin arttırılması adına kamu denetim mekanizmalarının daha aktif bir şekilde işletilmesi önerilebilir.
参股银行融资类型对经济增长的影响
参股银行的金融工具和银行业务与传统银行的做法不同。因此,应单独研究和分析参与银行对经济活动的影响。近年来,随着参与银行在金融领域提供的融资份额不断增加,对该主题的研究也逐渐增多,但参与银行领域仍有许多有待开发的领域。在此背景下,对参与银行的研究进行分析后发现,这些研究主要是在融资总额或向私营部门提供融资的基础上进行的。基于这一文献空白,本研究旨在通过将参与银行提供的总融资资源分为私营部门、公共部门和金融机构来进行部门效率分析。为此,将经济增长确定为因变量,并考虑各部门对经济增长的影响。经济增长以外的变量均以对数形式纳入分析,以收敛异常值,并以百分比形式解释分析结果。从土耳其共和国中央银行获得的数据是土耳其的样本数据,涵盖 2006-2022 年间的 68 个季度。由于数据为季度数据,因此进行了季节性调整。在对数据进行标准化处理后,首先列出了描述性统计和相关矩阵。根据相关矩阵的结果,经济增长与向私营部门提供的融资之间呈正相关,而向公共和金融机构提供的融资之间呈负相关。相关矩阵得出的另一个重要结论是,不存在多重共线性问题。然后,为了排除虚假回归问题并决定使用何种方法,我们采用了传统的单位根检验和考虑到结构断裂的单位根检验。单位根检验的共同结果是,A-ARDL 估计方法能得出更有效的结果。根据估计方法得出的结果,经济增长与参与银行向私营部门、公共部门和金融机构提供的融资之间存在不同显著性水平的协整关系。这一结果意味着模型中的变量在长期内共同运动,其线性组合趋于均衡点。从长期系数来看,参与银行向私营部门提供的融资对经济增长产生了积极影响。这一结果可以解释为,参与银行在向家庭和企业提供融资的过程中是有选择性的,它们将筹集到的参与资金投入到对经济增长有积极影响的领域。另一方面,向公共部门提供的融资对经济增长产生了负面影响。乍一看,这一结果表明参与银行向公共部门提供的融资对经济增长有负面影响。然而,公共部门融资对经济增长的影响可能并不完全如此。因为参与银行向地方政府和非金融公营企业提供的资金一般用于资助私营部门无利可图的公共服务,如公共基础设施投资,这些资金的积极效应预计需要较长时间才能显现。同样,向金融机构提供的资金也没有对经济增长产生积极影响。从短期来看,对经济增长影响最大的因素是经济增长本身的滞后值。此外,代表土耳其经历的重大结构性断裂的虚拟变量系数为负,且在统计上具有显著性,这为 2008 年全球经济危机和 2019 年发生的大流行病对经济增长的负面影响提供了经验证据。因此,在参与金融方面,对经济增长影响最大的因素显然是参与银行向私营部门提供的融资。因此,可以建议鼓励参与银行向私营部门提供融资,以提高经济活动的效率,并更积极地运行公共审计机制,以提高向公共部门提供融资的效率。
本文章由计算机程序翻译,如有差异,请以英文原文为准。
求助全文
约1分钟内获得全文 求助全文
来源期刊
自引率
0.00%
发文量
0
×
引用
GB/T 7714-2015
复制
MLA
复制
APA
复制
导出至
BibTeX EndNote RefMan NoteFirst NoteExpress
×
提示
您的信息不完整,为了账户安全,请先补充。
现在去补充
×
提示
您因"违规操作"
具体请查看互助需知
我知道了
×
提示
确定
请完成安全验证×
copy
已复制链接
快去分享给好友吧!
我知道了
右上角分享
点击右上角分享
0
联系我们:info@booksci.cn Book学术提供免费学术资源搜索服务,方便国内外学者检索中英文文献。致力于提供最便捷和优质的服务体验。 Copyright © 2023 布克学术 All rights reserved.
京ICP备2023020795号-1
ghs 京公网安备 11010802042870号
Book学术文献互助
Book学术文献互助群
群 号:604180095
Book学术官方微信
小红书