Ehl-i Hadîsin “Re’ysiz” ve “Mezhepsiz” Fıkıh Arayışı: Sıddîk Hasan Han Örneği

Ali Hakan ÇAVUŞOĞLU
{"title":"Ehl-i Hadîsin “Re’ysiz” ve “Mezhepsiz” Fıkıh Arayışı: Sıddîk Hasan Han Örneği","authors":"Ali Hakan ÇAVUŞOĞLU","doi":"10.32950/rid.1344096","DOIUrl":null,"url":null,"abstract":"Bu çalışmada, Ehl-i sünnet’in teşekkül döneminden itibaren İslam tarihinin farklı dönemlerinde ve İslam coğrafyasının farklı bölgelerinde ehl-i re’y ile ehl-i hadîs arasında farklı içerik ve boyutlarda yaşanan mücadele, özellikle ehl-i hadîs’in “re’y fıkhı” ve “mezhep” karşıtlığı bağlamında ele alınacaktır. İlk etapta bu mücadelenin fıkıh mezheplerinin teşekkül sürecindeki ve sonrasındaki yansımalarına dair bazı örnekler verilecek ve ehl-i hadîs eğilimine sahip bazı âlimlerin re’y fıkhını mahkûm etmek amacıyla bir geçmiş inşasına giriştiklerine dair tespitler ortaya konmaya çalışılacaktır. İkinci aşamada 19. yüzyılda Hint alt kıtasında ortaya çıkan Ehl-i Hadîs Cemaati’nin önemli temsilcilerinden Sıddîk Hasan Han’ın (ö. 1307/1890) re’y, taklid ve mezhebe intisap hakkındaki görüşleri değerlendirilerek onun da çok daha kapsamlı bir tarih kurgusu yapmaya çalıştığı ve bunun için keskin bir üslup kullandığı gösterilmeye çalışılacaktır. Re’y fıkhını ve taklidi bidʻat, hatta şirk kapsamında değerlendiren ve konuyu fıkhî olmaktan ziyade itikadî boyuta taşıyan Hasan Han’a göre, selef-i sâlihîn döneminin ardından müslümanların yaşadığı en büyük kırılma fıkıh mezheplerinin ortaya çıkmasıdır. Hasan Han İslam’ı doğru anlayıp ihlâsla yaşayabilmek için Kur’an’a ve sahih sünnete ittiba gerekirken, bu dönemden itibaren bir müctehid âlimin görüşlerini taklid etmenin ya da ona nispet edilen fıkıh mezhebine intisab etmenin İslam’ı anlamanın meşrû yolu haline getirilmesine itiraz eder. Ona göre dinî hayatın bütün veçhelerine ve meselelerine dair kuşatıcı ve yeterli bilgi Kur’an ayetlerinde ve sahih hadislerde mevcut olmasına, hadis kitapları sayesinde bu bilgi herkes için ulaşılabilir hale gelmesine rağmen mezhep müntesipleri bu kaynakları görmezden gelip kendi mezheplerinin kitaplarını dini anlayıp yaşamak için yeterli saymışlardır. Bu tavrı Allah’a ve resulüne muhalefet, onların şârî sıfatına ortak koşmak gibi gören Hasan Han, re’y ictihadının yanı sıra icmâ ve kıyas gibi naslar dışındaki şer’î delillerin hemen hepsini geçersiz kabul eder. Onun bu görüşleri merkeze alarak yaptığı fıkıh tarihi kurgusunda mezhep imamları ve her mezhebin müntesipleri arasında var olduklarına inandığı müctehid âlimler ile ictihad kapısının kapandığına inanan mukallid fakihler farklı kategorilerde değerlendirilir. Dört mezhep imamının Kur’an ve sünnete dayalı ictihad yolundan ayrılmadıklarını ve kendi görüşlerinin körü körüne taklid edilmemesi hususunda uyarılarda bulunduklarını sürekli vurgulayan Hasan Han’ın Ebû Hanîfe ve Hanefî mezhebine müntesip fakihler hakkındaki değerlendirmeleri diğer imamlar ve mezheplere nazaran daha olumsuzdur. Hasan Han’a göre en doğru mezhep, her zaman hakkı ve İslam’ın doğru yorumunu temsil ettiklerini iddia ettiği ehl-i hadîsin yoludur. Diğer ilimler gibi fıkıh ilmi ve bu ilmin doğal gelişim seyrinde ortaya çıkan fıkıh mezhepleri de aslında İslam âlimlerinin Kur’an ve sünnetin doğru anlaşılıp yaşanması ve sonraki nesillere aktarılması uğrundaki gayret ve çabalarının bir ürünü olduğu halde Hasan Han tarafından olumsuz bir bakış açısıyla değerlendirilmiştir. Bu çalışma Hasan Han’ın bu tavrının tarihsel ve sosyolojik saiklerini tespite yönelik ipuçları sunmayı hedeflemektedir.","PeriodicalId":493123,"journal":{"name":"Rize İlahiyat Dergisi","volume":"28 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0000,"publicationDate":"2023-10-02","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":"0","resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":null,"PeriodicalName":"Rize İlahiyat Dergisi","FirstCategoryId":"1085","ListUrlMain":"https://doi.org/10.32950/rid.1344096","RegionNum":0,"RegionCategory":null,"ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":null,"EPubDate":"","PubModel":"","JCR":"","JCRName":"","Score":null,"Total":0}
引用次数: 0

Abstract

Bu çalışmada, Ehl-i sünnet’in teşekkül döneminden itibaren İslam tarihinin farklı dönemlerinde ve İslam coğrafyasının farklı bölgelerinde ehl-i re’y ile ehl-i hadîs arasında farklı içerik ve boyutlarda yaşanan mücadele, özellikle ehl-i hadîs’in “re’y fıkhı” ve “mezhep” karşıtlığı bağlamında ele alınacaktır. İlk etapta bu mücadelenin fıkıh mezheplerinin teşekkül sürecindeki ve sonrasındaki yansımalarına dair bazı örnekler verilecek ve ehl-i hadîs eğilimine sahip bazı âlimlerin re’y fıkhını mahkûm etmek amacıyla bir geçmiş inşasına giriştiklerine dair tespitler ortaya konmaya çalışılacaktır. İkinci aşamada 19. yüzyılda Hint alt kıtasında ortaya çıkan Ehl-i Hadîs Cemaati’nin önemli temsilcilerinden Sıddîk Hasan Han’ın (ö. 1307/1890) re’y, taklid ve mezhebe intisap hakkındaki görüşleri değerlendirilerek onun da çok daha kapsamlı bir tarih kurgusu yapmaya çalıştığı ve bunun için keskin bir üslup kullandığı gösterilmeye çalışılacaktır. Re’y fıkhını ve taklidi bidʻat, hatta şirk kapsamında değerlendiren ve konuyu fıkhî olmaktan ziyade itikadî boyuta taşıyan Hasan Han’a göre, selef-i sâlihîn döneminin ardından müslümanların yaşadığı en büyük kırılma fıkıh mezheplerinin ortaya çıkmasıdır. Hasan Han İslam’ı doğru anlayıp ihlâsla yaşayabilmek için Kur’an’a ve sahih sünnete ittiba gerekirken, bu dönemden itibaren bir müctehid âlimin görüşlerini taklid etmenin ya da ona nispet edilen fıkıh mezhebine intisab etmenin İslam’ı anlamanın meşrû yolu haline getirilmesine itiraz eder. Ona göre dinî hayatın bütün veçhelerine ve meselelerine dair kuşatıcı ve yeterli bilgi Kur’an ayetlerinde ve sahih hadislerde mevcut olmasına, hadis kitapları sayesinde bu bilgi herkes için ulaşılabilir hale gelmesine rağmen mezhep müntesipleri bu kaynakları görmezden gelip kendi mezheplerinin kitaplarını dini anlayıp yaşamak için yeterli saymışlardır. Bu tavrı Allah’a ve resulüne muhalefet, onların şârî sıfatına ortak koşmak gibi gören Hasan Han, re’y ictihadının yanı sıra icmâ ve kıyas gibi naslar dışındaki şer’î delillerin hemen hepsini geçersiz kabul eder. Onun bu görüşleri merkeze alarak yaptığı fıkıh tarihi kurgusunda mezhep imamları ve her mezhebin müntesipleri arasında var olduklarına inandığı müctehid âlimler ile ictihad kapısının kapandığına inanan mukallid fakihler farklı kategorilerde değerlendirilir. Dört mezhep imamının Kur’an ve sünnete dayalı ictihad yolundan ayrılmadıklarını ve kendi görüşlerinin körü körüne taklid edilmemesi hususunda uyarılarda bulunduklarını sürekli vurgulayan Hasan Han’ın Ebû Hanîfe ve Hanefî mezhebine müntesip fakihler hakkındaki değerlendirmeleri diğer imamlar ve mezheplere nazaran daha olumsuzdur. Hasan Han’a göre en doğru mezhep, her zaman hakkı ve İslam’ın doğru yorumunu temsil ettiklerini iddia ettiği ehl-i hadîsin yoludur. Diğer ilimler gibi fıkıh ilmi ve bu ilmin doğal gelişim seyrinde ortaya çıkan fıkıh mezhepleri de aslında İslam âlimlerinin Kur’an ve sünnetin doğru anlaşılıp yaşanması ve sonraki nesillere aktarılması uğrundaki gayret ve çabalarının bir ürünü olduğu halde Hasan Han tarafından olumsuz bir bakış açısıyla değerlendirilmiştir. Bu çalışma Hasan Han’ın bu tavrının tarihsel ve sosyolojik saiklerini tespite yönelik ipuçları sunmayı hedeflemektedir.
阿赫勒-哈迪特对 "无宗教 "和 "无教派 "教法的追求:西迪克-哈桑-汗的案例
在本研究中,将从不同的内容和层面,特别是在 "哈迪特 "反对 "教法派 "和 "宗派 "的背景下,讨论自 "先知派 "形成以来,"先知派 "与 "哈迪特 "在伊斯兰历史的不同时期和不同地区的斗争。在第一阶段,将举例说明这种斗争在教法宗派形成期间和之后的反映,并试图揭示一些具有 "哈迪特 "倾向的学者试图构建过去以谴责 "拉伊 "教法的结论。在第二阶段,将对 19 世纪在印度次大陆兴起的 "哈迪派"(Ahl al-Hadīth Jama'at)的杰出代表之一西迪克-哈桑-汗(Siddiq Hasan Khan,卒于 1307/1890)关于伊斯兰教律、伊斯兰教法和教派归属的观点进行评估,并证明他也试图构建更为全面的历史,并为此使用了鲜明的风格。哈桑-汗(Hasan Khan)将 "赖伊 "和 "塔克里德 "的教法学说归入 "拜功 "甚至 "叛教 "的范畴,并将这一问题上升到神学而非教法学说的层面。哈桑-汗反对这样的观点,即从这一时期开始,遵循穆圣的观点或归属于穆圣的教法派别成为理解伊斯兰教的合法方式,而要想正确理解伊斯兰教并以伊赫兰的方式生活,就必须服从《古兰经》和正统的《圣训》。他认为,虽然在《古兰经》经文和真实的圣训中可以获得关于宗教生活各个方面和问题的包罗万象的充分信息,而且由于圣训书籍的存在,这些信息已变得人人都能获得,但教派的追随者却忽视了这些信息来源,认为自己教派的书籍足以让他们理解和信奉宗教。哈桑-汗(Hasan Khan)认为这种态度是对真主及其使者的反对,是将伙伴与他们的教法属性联系在一起,他认为除了伊斯兰教法(r'y ijtihād)之外,几乎所有教法证据,如伊斯兰教法(ijmā)和 "清算"(qiyas)都是无效的。在他以这些观点为中心构建的教法史中,教派的伊玛目和穆圣学者(他认为他们存在于每个教派的追随者中),以及认为 "伊吉哈德 "之门已被关闭的穆卡利德-法齐赫(muqallid faqihs)被分门别类地评价。哈桑-汗强调四个教派的伊玛目没有偏离以《古兰经》和《圣训》为基础的 "即知 "之路,并告诫人们不要盲目追随自己的观点,他对阿布-哈尼法和属于哈乃斐教派的法学家的评价比对其他伊玛目和教派的评价更为负面。哈桑-汗认为,最正确的教派是 "阿赫勒-哈迪特 "教派,他认为 "阿赫勒-哈迪特 "教派代表了伊斯兰教的真理和正确解释。与其他科学一样,法理学和在这门科学的自然发展过程中出现的法理学教派实际上是伊斯兰学者为正确理解和奉行《古兰经》和《圣训》并将其传给后代而努力和奋斗的产物,但哈桑-汗却对它们做出了负面评价。本研究旨在为确定哈桑-汗这种态度的历史和社会学动机提供线索。
本文章由计算机程序翻译,如有差异,请以英文原文为准。
求助全文
约1分钟内获得全文 求助全文
来源期刊
自引率
0.00%
发文量
0
×
引用
GB/T 7714-2015
复制
MLA
复制
APA
复制
导出至
BibTeX EndNote RefMan NoteFirst NoteExpress
×
提示
您的信息不完整,为了账户安全,请先补充。
现在去补充
×
提示
您因"违规操作"
具体请查看互助需知
我知道了
×
提示
确定
请完成安全验证×
copy
已复制链接
快去分享给好友吧!
我知道了
右上角分享
点击右上角分享
0
联系我们:info@booksci.cn Book学术提供免费学术资源搜索服务,方便国内外学者检索中英文文献。致力于提供最便捷和优质的服务体验。 Copyright © 2023 布克学术 All rights reserved.
京ICP备2023020795号-1
ghs 京公网安备 11010802042870号
Book学术文献互助
Book学术文献互助群
群 号:481959085
Book学术官方微信