Memlük Dımaşk’ında Mezhepler Arası Rekâbet: Necmeddin Tarsûsî’nin Tuhfetü’t-Türk Adlı Eserindeki Şâfiî Mezhebine Yönelik Değerlendirmelerinin Analizi

Muhammed Usame ONUŞ
{"title":"Memlük Dımaşk’ında Mezhepler Arası Rekâbet: Necmeddin Tarsûsî’nin Tuhfetü’t-Türk Adlı Eserindeki Şâfiî Mezhebine Yönelik Değerlendirmelerinin Analizi","authors":"Muhammed Usame ONUŞ","doi":"10.32950/rid.1344074","DOIUrl":null,"url":null,"abstract":"Hicrî 5. asrın başlarından itibaren dört fıkıh mezhebinin beraber yaşama tecrübesine şahit olan Dımaşk’ın bu zenginliği Memlüklerin şehre hâkim olduğu dönemde dört mezhebin kazâda müesseseleşmesiyle beraber daha ileri bir seviyeye taşınmıştır. Şâfiî ve Hanefî mezhebi daha ağırlıklı olmakla beraber dört mezhep de şehrin sosyo-kültürel, ilmî ve siyasi hayatının şekillenmesinde etkili olmuştur. Bununla beraber ilmî faaliyetler konusunda farklı bir mezhebin hocasından ders alarak veya ilmî meselelerde görüş alışverişi yaparak teşrik-i mesai içinde olmak, mezheplerin fıkhi, itikâdi ve politik açıdan birbiriyle rekabet, hatta mücadele etmesini engellememiştir. Özellikle dört mezhep için de birer kâdılkudatlık makamının var olması ve bu makamlar arasında mezheplere göre bir hiyerarşi gözetilmesi gibi siyasi uzantıları da bulunan hususlar, bazen itikâdi veya fıkhi endişelerle başlayan tartışmaların sosyo-politik sonuçlara işaret edecek şekilde genişlemesine sebebiyet vermiştir. Dımaşk’ta doğmuş, neredeyse ömrünün tamamını bu ilmî çevre içinde geçirmiş ve genç sayılabilecek bir yaşta, Hanefî kâdılkudatlığı makamına gelen Necmeddin et-Tarsûsî’nin (ö. 758/1357) Tuhfetü’t-Türk fî mâ yecibü en yuʽmele fi’l-mülk adlı eserinde Şâfiî mezhebine dair yaptığı değerlendirmeler söz konusu rekabete dair derin izler taşır. Zira uzunca bir süredir olduğu gibi bu dönemde de Şâfiîler yönetimde etkindi ve Hanefî kâdılkudatının makamı Şâfiî kâdılkudatından sonra ikinci sırada gelmekteydi. Tarsûsî, Tuhfetü’t-Türk’ü hükümdarların ülke ve reayayı en iyi şekilde idare edebilmeleri için dikkat etmeleri gereken hususları açıklamak amacıyla yazmıştır. Fakat bu amacını yerine getirirken eseri boyunca vurguladığı en önemli husus devletin devamlılığı için yönetimde Şâfiî mezhebi yerine Hanefî mezhebinin esas alınması gerektiğidir. Tarsûsî’ye göre devlet ancak böyle bir durumda gücünü muhafaza edebilir, ekonomik olarak ayakta kalabilir ve savaşlarda başarılı olabilir. Yazar bu argümanlarını savunurken Şâfiî mezhebine ait görüşleri eleştirel bir gözle incelemekte, bunların hangi sebeplerle devlet yönetiminde fayda sağlamayacağını açıklayarak Hanefî mezhebinin ilgili hususlardaki meziyetini göstermeye çalışmaktadır. Bunu yaparken devlet yönetimi ile ilgili Şâfiî görüşleri bazen kaynak zikretmeden vermekte bazen ise dönemin Şâfiî kâdılkudatı Takiyüddin es-Sübkî’ye (ö. 756/1355) atıflarda bulunmaktadır. Ancak Tarsûsî’nin Şâfiîlere nispet ettiği görüşlerin sıhhati meselesi önemli bir problem olarak gözükmektedir. Onun bu mezhebe nispet ettiği görüşler genelde yöneticinin yetkileri, mâlî hususlar ve kadıların görevleri üzerinde yoğunlaşmaktadır. Tarsûsî her ne kadar eserinin başında Hanefî mezhebinin Şâfiî mezhebine göre daha meziyetli olduğunu gösteren on üç meseleyi sıralayarak açıklamalarda bulunsa da metin içinde diğer birçok konuya da değinmektedir. Bu makalede Tarsûsî’nin devletin devamlılığı bağlamında yer verdiği Şâfiî görüşler, muteber Şâfiî kaynaklardaki görüşlerle karşılaştırılarak söz konusu nakillerin hangi oranda mezhep birikimiyle örtüştüğü tespit edilmeye çalışılacak, buradaki benzerlik ve farklılıkların anlamına dair değerlendirmelerde bulunulacak, müellifin atıf ve değerlendirmelerinin sıhhati meselesi ele alınacaktır","PeriodicalId":493123,"journal":{"name":"Rize İlahiyat Dergisi","volume":"19 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0000,"publicationDate":"2023-09-14","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":"0","resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":null,"PeriodicalName":"Rize İlahiyat Dergisi","FirstCategoryId":"1085","ListUrlMain":"https://doi.org/10.32950/rid.1344074","RegionNum":0,"RegionCategory":null,"ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":null,"EPubDate":"","PubModel":"","JCR":"","JCRName":"","Score":null,"Total":0}
引用次数: 0

Abstract

Hicrî 5. asrın başlarından itibaren dört fıkıh mezhebinin beraber yaşama tecrübesine şahit olan Dımaşk’ın bu zenginliği Memlüklerin şehre hâkim olduğu dönemde dört mezhebin kazâda müesseseleşmesiyle beraber daha ileri bir seviyeye taşınmıştır. Şâfiî ve Hanefî mezhebi daha ağırlıklı olmakla beraber dört mezhep de şehrin sosyo-kültürel, ilmî ve siyasi hayatının şekillenmesinde etkili olmuştur. Bununla beraber ilmî faaliyetler konusunda farklı bir mezhebin hocasından ders alarak veya ilmî meselelerde görüş alışverişi yaparak teşrik-i mesai içinde olmak, mezheplerin fıkhi, itikâdi ve politik açıdan birbiriyle rekabet, hatta mücadele etmesini engellememiştir. Özellikle dört mezhep için de birer kâdılkudatlık makamının var olması ve bu makamlar arasında mezheplere göre bir hiyerarşi gözetilmesi gibi siyasi uzantıları da bulunan hususlar, bazen itikâdi veya fıkhi endişelerle başlayan tartışmaların sosyo-politik sonuçlara işaret edecek şekilde genişlemesine sebebiyet vermiştir. Dımaşk’ta doğmuş, neredeyse ömrünün tamamını bu ilmî çevre içinde geçirmiş ve genç sayılabilecek bir yaşta, Hanefî kâdılkudatlığı makamına gelen Necmeddin et-Tarsûsî’nin (ö. 758/1357) Tuhfetü’t-Türk fî mâ yecibü en yuʽmele fi’l-mülk adlı eserinde Şâfiî mezhebine dair yaptığı değerlendirmeler söz konusu rekabete dair derin izler taşır. Zira uzunca bir süredir olduğu gibi bu dönemde de Şâfiîler yönetimde etkindi ve Hanefî kâdılkudatının makamı Şâfiî kâdılkudatından sonra ikinci sırada gelmekteydi. Tarsûsî, Tuhfetü’t-Türk’ü hükümdarların ülke ve reayayı en iyi şekilde idare edebilmeleri için dikkat etmeleri gereken hususları açıklamak amacıyla yazmıştır. Fakat bu amacını yerine getirirken eseri boyunca vurguladığı en önemli husus devletin devamlılığı için yönetimde Şâfiî mezhebi yerine Hanefî mezhebinin esas alınması gerektiğidir. Tarsûsî’ye göre devlet ancak böyle bir durumda gücünü muhafaza edebilir, ekonomik olarak ayakta kalabilir ve savaşlarda başarılı olabilir. Yazar bu argümanlarını savunurken Şâfiî mezhebine ait görüşleri eleştirel bir gözle incelemekte, bunların hangi sebeplerle devlet yönetiminde fayda sağlamayacağını açıklayarak Hanefî mezhebinin ilgili hususlardaki meziyetini göstermeye çalışmaktadır. Bunu yaparken devlet yönetimi ile ilgili Şâfiî görüşleri bazen kaynak zikretmeden vermekte bazen ise dönemin Şâfiî kâdılkudatı Takiyüddin es-Sübkî’ye (ö. 756/1355) atıflarda bulunmaktadır. Ancak Tarsûsî’nin Şâfiîlere nispet ettiği görüşlerin sıhhati meselesi önemli bir problem olarak gözükmektedir. Onun bu mezhebe nispet ettiği görüşler genelde yöneticinin yetkileri, mâlî hususlar ve kadıların görevleri üzerinde yoğunlaşmaktadır. Tarsûsî her ne kadar eserinin başında Hanefî mezhebinin Şâfiî mezhebine göre daha meziyetli olduğunu gösteren on üç meseleyi sıralayarak açıklamalarda bulunsa da metin içinde diğer birçok konuya da değinmektedir. Bu makalede Tarsûsî’nin devletin devamlılığı bağlamında yer verdiği Şâfiî görüşler, muteber Şâfiî kaynaklardaki görüşlerle karşılaştırılarak söz konusu nakillerin hangi oranda mezhep birikimiyle örtüştüğü tespit edilmeye çalışılacak, buradaki benzerlik ve farklılıkların anlamına dair değerlendirmelerde bulunulacak, müellifin atıf ve değerlendirmelerinin sıhhati meselesi ele alınacaktır
马穆鲁克大马士革教派之间的竞争:分析 Najm al-Dīn Tarsūsī 在其著作《Tuhfat al-Turk 》中对沙菲教派的评价
自 5 世纪初以来,大马士革见证了四大教法派别共存的经历,在马穆鲁克王朝统治大马士革期间,随着四大教法派别在卡扎的制度化,大马士革这座城市的丰富性更上一层楼。虽然沙菲派和哈乃斐派更占主导地位,但所有四个教派都有效地塑造了这座城市的社会文化、科学和政治生活。然而,向不同教派的教师上课或就科学问题交换意见并不能阻止各教派在法学、神学和政治方面相互竞争甚至斗争。特别是,四个教派中每个教派都设有 qād al-kudāt 职位,而且这些职位根据教派的不同也有等级之分,这在政治上也有延伸,有时会导致从神学或法学问题开始的讨论扩大到社会政治后果。出生在大马士革的纳吉姆-阿尔丁-塔尔苏西(Najm al-Dīn al-Tarsūsī,卒于 758/1357)几乎一生都在这种学术氛围中度过,并在相对年轻的时候就成为了哈纳菲教派(Hanafī qād al-kudāt),在他的著作《Tuhfat al-Turk fī mā yajibu en yuʽmele fi al-mulk》中,他对沙菲教派的评价带有这种竞争的深刻痕迹。在这一时期,沙斐仪教派在政府中的影响力很大,哈纳菲-卡迪尔夸达的地位仅次于沙斐仪-卡迪尔夸达。塔尔苏西撰写《图赫法特-图尔克》的目的是解释统治者应该注意的问题,以便以最佳方式治理国家和人民。然而,在实现这一目的的同时,他在整部作品中强调的最重要的一点是,为了国家的延续,应将哈乃斐教法作为治理的基础,而不是沙斐教法。塔尔苏西认为,只有在这种情况下,国家才能保持其权力,在经济上生存下去,并在战争中取得胜利。在为这些论点辩护的同时,作者批判性地分析了沙菲伊斯兰教派的观点,并试图通过解释哈纳菲伊斯兰教派无益于国家管理的原因来说明哈纳菲伊斯兰教派在相关问题上的优点。在此过程中,他有时会给出沙斐仪派关于国家管理的观点而不引用来源,有时会提及当时的沙斐仪派 qāḍīqudat Taqi al-Dīn al-Subqī(卒于 756/1355)。然而,塔尔苏西认为沙菲派的观点的真实性似乎是一个重要问题。他归于该教派的观点一般集中在统治者的权力、财务问题和卡迪的职责上。尽管塔尔苏西在其作品的开头做出了解释,列出了 13 个问题,表明哈纳菲教派优于沙斐教派,但他在文中还提到了许多其他问题。在本文中,将把塔尔苏西在国家的连续性方面所包含的沙斐仪观点与沙斐仪权威资料中的观点进行比较,以确定这些传承与教派知识积累的吻合程度,对其中的异同意义做出评价,并解决作者的引用和评价的真实性问题。
本文章由计算机程序翻译,如有差异,请以英文原文为准。
求助全文
约1分钟内获得全文 求助全文
来源期刊
自引率
0.00%
发文量
0
×
引用
GB/T 7714-2015
复制
MLA
复制
APA
复制
导出至
BibTeX EndNote RefMan NoteFirst NoteExpress
×
提示
您的信息不完整,为了账户安全,请先补充。
现在去补充
×
提示
您因"违规操作"
具体请查看互助需知
我知道了
×
提示
确定
请完成安全验证×
copy
已复制链接
快去分享给好友吧!
我知道了
右上角分享
点击右上角分享
0
联系我们:info@booksci.cn Book学术提供免费学术资源搜索服务,方便国内外学者检索中英文文献。致力于提供最便捷和优质的服务体验。 Copyright © 2023 布克学术 All rights reserved.
京ICP备2023020795号-1
ghs 京公网安备 11010802042870号
Book学术文献互助
Book学术文献互助群
群 号:481959085
Book学术官方微信