{"title":"Sovyet Döneminde Kutadgu Bilig Üzerine Yapılan Çalışmalarda Materyalist Yaklaşımın İzleri Ve Din Eğitimi Açısından Değerlendirilmesi","authors":"Hatice Artukbey","doi":"10.52754/16947673_2020_29_5","DOIUrl":null,"url":null,"abstract":"Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig adlı eseri üzerine günümüze kadar pek çok çalışma yapılmıştır. Ancak yapılan her çalışma doğal olarak değerlendirildiği dönemin bakış açısından ve konjonktüründen etkilenmiştir. Şüphesiz Kutadgu Bilig dünya kültür mirasının en önemli öğesidir ve bu seviyeye evrensel öğretileri sayesinde ulaşmıştır. Bu açıdan bakılınca Kutadgu Bilig üzerine yapılan yorumlardaki farklı yaklaşımları normal karşılamak gerekir. Ancak Sovyetdöneminde Kutadgu Bilig üzerine yapılan çalışmalar irdelendiğinde, ideolojik saiklerin tahrif boyutuna varacak kadar ileri gittiğini gözlemlemek mümkündür. Örneğin Kırgız Türkçesine “Kuttuu Bilim” olarak çevrilen ve 1992 Frunze baskılı kitapta yer alan Askar ABDULKADİR BEKBO’nun “Kiyetizimden Hümanizme” adlı makalesinde Kutadgu Bilig materyalist bakış açısıyla yorumlanmış, özellikle içerik açısından idealizme daha yakın olarak değerlendirilmesine rağmen, dönemin ideolojik tesirinden kurtulamamıştır. Ayrıca makale yazarı Yusuf Hac Hacibi akılcı filozof olarak değerlendirmekte ve kader konusunda mutezileye yakın olduğu görüşünü savunmaktadır. Bu düşüncenin kitabın çevirisi ve dipnotlarında dahissedildiğini görebiliriz. Yine ilginç bir şekilde Hz. Osman ve Hz. Ali’yi bir peygamber olarak nitelemektedir. Tabii ki böylesi dünya kültürüne mal olmuş bir eser, Sovyet döneminde materyalist yaklaşım benimsenmiş olsa dahi görmezlikten gelinemezdi. Bu yüzden eserin didaktik boyutu da dikkate alınmış ve eser üzerinde tahrif boyutuna varan aşırı yorumlar yapılarak dini unsurlar hasıraltı edilmeye çalışılmıştır. Bu yaklaşım din eğitimi açısından ele alındığında, eserin Türk İslam kültürünün bir ürünü olarak takdim etmek ateist din eğitimi yaklaşımını benimsemiş bir sistemde “sakıncalı” olurdu. Bu yüzden ortaya çıkabilecek “sakıncaları” bertaraf edebilmek için Yusuf Has Hacib’in de bir materyalist olarak sunabilecek kadar aşırı yorumlara gidildiği gözlemlenmektedir.","PeriodicalId":394532,"journal":{"name":"Scientific Journal of Faculty of Theology","volume":"44 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0000,"publicationDate":"2020-12-26","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":"0","resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":null,"PeriodicalName":"Scientific Journal of Faculty of Theology","FirstCategoryId":"1085","ListUrlMain":"https://doi.org/10.52754/16947673_2020_29_5","RegionNum":0,"RegionCategory":null,"ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":null,"EPubDate":"","PubModel":"","JCR":"","JCRName":"","Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Abstract
Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig adlı eseri üzerine günümüze kadar pek çok çalışma yapılmıştır. Ancak yapılan her çalışma doğal olarak değerlendirildiği dönemin bakış açısından ve konjonktüründen etkilenmiştir. Şüphesiz Kutadgu Bilig dünya kültür mirasının en önemli öğesidir ve bu seviyeye evrensel öğretileri sayesinde ulaşmıştır. Bu açıdan bakılınca Kutadgu Bilig üzerine yapılan yorumlardaki farklı yaklaşımları normal karşılamak gerekir. Ancak Sovyetdöneminde Kutadgu Bilig üzerine yapılan çalışmalar irdelendiğinde, ideolojik saiklerin tahrif boyutuna varacak kadar ileri gittiğini gözlemlemek mümkündür. Örneğin Kırgız Türkçesine “Kuttuu Bilim” olarak çevrilen ve 1992 Frunze baskılı kitapta yer alan Askar ABDULKADİR BEKBO’nun “Kiyetizimden Hümanizme” adlı makalesinde Kutadgu Bilig materyalist bakış açısıyla yorumlanmış, özellikle içerik açısından idealizme daha yakın olarak değerlendirilmesine rağmen, dönemin ideolojik tesirinden kurtulamamıştır. Ayrıca makale yazarı Yusuf Hac Hacibi akılcı filozof olarak değerlendirmekte ve kader konusunda mutezileye yakın olduğu görüşünü savunmaktadır. Bu düşüncenin kitabın çevirisi ve dipnotlarında dahissedildiğini görebiliriz. Yine ilginç bir şekilde Hz. Osman ve Hz. Ali’yi bir peygamber olarak nitelemektedir. Tabii ki böylesi dünya kültürüne mal olmuş bir eser, Sovyet döneminde materyalist yaklaşım benimsenmiş olsa dahi görmezlikten gelinemezdi. Bu yüzden eserin didaktik boyutu da dikkate alınmış ve eser üzerinde tahrif boyutuna varan aşırı yorumlar yapılarak dini unsurlar hasıraltı edilmeye çalışılmıştır. Bu yaklaşım din eğitimi açısından ele alındığında, eserin Türk İslam kültürünün bir ürünü olarak takdim etmek ateist din eğitimi yaklaşımını benimsemiş bir sistemde “sakıncalı” olurdu. Bu yüzden ortaya çıkabilecek “sakıncaları” bertaraf edebilmek için Yusuf Has Hacib’in de bir materyalist olarak sunabilecek kadar aşırı yorumlara gidildiği gözlemlenmektedir.