{"title":"Stalin’in Kırgız Aydınlara Baskısı","authors":"Aziza ERGESH KYZY","doi":"10.52754/16947673_2020_29_6","DOIUrl":null,"url":null,"abstract":"Stalin’in Kırgız Aydınlara baskısı, Ekim Devrimi’nden sonra iktidara gelen Komünist Bolşevik Partisi döneminde başlamıştır. Çünkü bu dönemde tüm mahalli teşkilatlar, üyesi bulundukları söz konusu partinin kararlarına uymak zorunda idiler. Marksizm teorisine ve Sovyet ideolojisine göre kurumsallaşan Komünist Partisi toplumda sınıfsal ayrımı kaldırmayı hedeflemiştir. Bu gerekçeyle Parti’ye bağlı olan bölgelerin yanı sıra Türkistan topraklarındaki sömürgeci ve burjuva saydıkları “feodal aristokratlar”, “milliyetçiler” ve “dindarlar” gibi kesimler üzerinde yöneticiler baskı kurmaya başlar. Böylece Parti, kendi yönetimine karşıçıkan gruplardan kurtularak daha etkin ve örnek bir sosyalist rejim kurmayı hedeflemiştir. Bu konuda “eşitlik” dedikleri politik uygulamayı 1920-1950 yılları arasında kesintisiz devam ettirmişlerdir. Bu süreçteki “temizlik hareketi” adını verdikleri baskı, özellikle 1937-1938'de doruk noktasına ulaşmıştır. Bu bağlamda en fazla zarar gören halklar arasında Kırgız aydınları da bulunmaktaydı. Bu aydınların büyük kısmı Ekim Devrimi öncesinde eğitim almış, tanınmış aile mensupları ve farklı düşünceye sahip gençlerden oluşmaktaydı. Onlar, Kırgız halkının uzun süre boşluklarını dolduramadıkları ilk aydınlarıydı. 1920'lerin sonlarından itibaren muhalefet duyguları daha da güçlenmeye başlayan Kırgız aydınları sözde Sosyal-Turan Partisi'nin üyesi olmakla itham edilmişlerdir. Bu gerekçe ile Stalinist fikirlerin yerine getirilmesi için Kırgız aydınları neredeyse tamamen ortadan kaldırılmış ve Kırgız halkının geleceğine darbe vurulmuştur.","PeriodicalId":394532,"journal":{"name":"Scientific Journal of Faculty of Theology","volume":"6 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0000,"publicationDate":"2020-12-26","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":"0","resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":null,"PeriodicalName":"Scientific Journal of Faculty of Theology","FirstCategoryId":"1085","ListUrlMain":"https://doi.org/10.52754/16947673_2020_29_6","RegionNum":0,"RegionCategory":null,"ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":null,"EPubDate":"","PubModel":"","JCR":"","JCRName":"","Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Abstract
Stalin’in Kırgız Aydınlara baskısı, Ekim Devrimi’nden sonra iktidara gelen Komünist Bolşevik Partisi döneminde başlamıştır. Çünkü bu dönemde tüm mahalli teşkilatlar, üyesi bulundukları söz konusu partinin kararlarına uymak zorunda idiler. Marksizm teorisine ve Sovyet ideolojisine göre kurumsallaşan Komünist Partisi toplumda sınıfsal ayrımı kaldırmayı hedeflemiştir. Bu gerekçeyle Parti’ye bağlı olan bölgelerin yanı sıra Türkistan topraklarındaki sömürgeci ve burjuva saydıkları “feodal aristokratlar”, “milliyetçiler” ve “dindarlar” gibi kesimler üzerinde yöneticiler baskı kurmaya başlar. Böylece Parti, kendi yönetimine karşıçıkan gruplardan kurtularak daha etkin ve örnek bir sosyalist rejim kurmayı hedeflemiştir. Bu konuda “eşitlik” dedikleri politik uygulamayı 1920-1950 yılları arasında kesintisiz devam ettirmişlerdir. Bu süreçteki “temizlik hareketi” adını verdikleri baskı, özellikle 1937-1938'de doruk noktasına ulaşmıştır. Bu bağlamda en fazla zarar gören halklar arasında Kırgız aydınları da bulunmaktaydı. Bu aydınların büyük kısmı Ekim Devrimi öncesinde eğitim almış, tanınmış aile mensupları ve farklı düşünceye sahip gençlerden oluşmaktaydı. Onlar, Kırgız halkının uzun süre boşluklarını dolduramadıkları ilk aydınlarıydı. 1920'lerin sonlarından itibaren muhalefet duyguları daha da güçlenmeye başlayan Kırgız aydınları sözde Sosyal-Turan Partisi'nin üyesi olmakla itham edilmişlerdir. Bu gerekçe ile Stalinist fikirlerin yerine getirilmesi için Kırgız aydınları neredeyse tamamen ortadan kaldırılmış ve Kırgız halkının geleceğine darbe vurulmuştur.