{"title":"Felsefede Sistemleştirme Dayatması Karşısında Heidegger’e Göre Karar’ın Değeri ve Kurtuluş’a Katkısı","authors":"Seyhan Mizrak","doi":"10.15869/itobiad.1244006","DOIUrl":null,"url":null,"abstract":"Heidegger’in geç dönem felsefesi hep merak edilmiştir. Bu merakın altında Kurtarıcı Son Tanrı Fügesi bulunmaktadır. Bu yüzden kendisi, Olagelme’den (VomEreignis) Felsefe’ye katkı sunmak ister ve bir başyapıt kaleme alır. Söz konusu makalemiz, zikredilen meraktan felsefi kaygıya geçiş sıçramasıyla problemleştirmenin araştırma konusuna taşınmasının bir gereği olarak hazırlanmıştır ve Felsefe’yeOlagelme’den Katkılar kitabından beslenmektedir. Sistem ve Karar başlıklarının iddiaları ve birbirinin yerine geçme durumları irdelenmektedir. Modern çağda sistem ve sistemlerin yaygınlaşmasında, Bilimler’deki kesinlik düşüncesinin ve hakikatin önüne geçen yöntem algısının etkisi büyüktür. Bilim’in daha fazla kesinlik kazanması, O’nun (dasSeyn’in) terk edişi ve edilişinin pekiştirilmesi yüzündendir. Sistemleştirmeden ve nedensellikle düşünmekten ziyade Heidegger’de nelere Karar denildiği ve neden böyle bir ayrıma gidildiği araştırılmıştır. On bir Karar’ın değeri, karşılaştırma hâlinde seçikleştirilerek ortaya konulmaktadır. Heidegger’e göre felsefede revizyon yapılmalıdır. Zira felsefede sistemler dönemi bitmiştir ve yetkiden geçen Karar/lar dönemi yeniden hatırlanmalı veya hatırlatılmalıdır. En son kertede acziyet ve tehlike, karar ânıdır. Hölderlinci anlayışa göre nerede bir tehlike varsa orada sağaltıcı güç bulunur. Sağaltıcı gücün yani kurtuluşun olması için tehlike maksimum düzeye çıkmalıdır. Böylece bunalım dönemlerinde felsefe umut idesini yeşertebilecektir. Umut idesi felsefenin temellendirdiği sorularla kilit taşı sorularını içeriden aştığı Öteki Başlangıç’la imkân dairesine girecektir. Heidegger burada Karar kavramından yaratmayı ve temellendirmeyi kastetmektedir. Ancak bu yaratma, yaşantı kavramıyla ve makineleşmeyle yozlaşmış çağımızın tekrardan felsefî temellendirilmesini ve yorumlanmasını gerektirecektir. Karar, O’nun kendi kendinin zemininin burada olduğu mahaldir ve O’nun hakikati Son Tanrı Fügesi’ndefigürleşir. Son Tanrı, insanlığın kurtuluşudur. Zaten Heidegger’in son mülakatında söylediği de budur. Karar, düşünme etkinliğinin de merkezinde durmaktadır. Bu görev, nadir sayıdaki gelecekten gelecek Düşünür-Eğitmenler’in işidir. Gelassenheit metninde Heidegger; Bilim Adamı, Âlim ve Eğitmen diyaloğunda Nadirler’in karar ânının kilit taşı ve yol açıcıları olduklarını vurgulamaktadır. Neticede Karar, olağanüstü manada anlaşılır. Kararın/kararların fevkaladeliği, Kurtarıcı Son Tanrı fügesinin yolunu açmaktadır. Heidegger’de kurtuluş aslında Meister Eckhart’ın Salıverme basamaklandırmasıdır.","PeriodicalId":112385,"journal":{"name":"İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi","volume":"34 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0000,"publicationDate":"2023-03-31","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":"0","resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":null,"PeriodicalName":"İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi","FirstCategoryId":"1085","ListUrlMain":"https://doi.org/10.15869/itobiad.1244006","RegionNum":0,"RegionCategory":null,"ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":null,"EPubDate":"","PubModel":"","JCR":"","JCRName":"","Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Abstract
Heidegger’in geç dönem felsefesi hep merak edilmiştir. Bu merakın altında Kurtarıcı Son Tanrı Fügesi bulunmaktadır. Bu yüzden kendisi, Olagelme’den (VomEreignis) Felsefe’ye katkı sunmak ister ve bir başyapıt kaleme alır. Söz konusu makalemiz, zikredilen meraktan felsefi kaygıya geçiş sıçramasıyla problemleştirmenin araştırma konusuna taşınmasının bir gereği olarak hazırlanmıştır ve Felsefe’yeOlagelme’den Katkılar kitabından beslenmektedir. Sistem ve Karar başlıklarının iddiaları ve birbirinin yerine geçme durumları irdelenmektedir. Modern çağda sistem ve sistemlerin yaygınlaşmasında, Bilimler’deki kesinlik düşüncesinin ve hakikatin önüne geçen yöntem algısının etkisi büyüktür. Bilim’in daha fazla kesinlik kazanması, O’nun (dasSeyn’in) terk edişi ve edilişinin pekiştirilmesi yüzündendir. Sistemleştirmeden ve nedensellikle düşünmekten ziyade Heidegger’de nelere Karar denildiği ve neden böyle bir ayrıma gidildiği araştırılmıştır. On bir Karar’ın değeri, karşılaştırma hâlinde seçikleştirilerek ortaya konulmaktadır. Heidegger’e göre felsefede revizyon yapılmalıdır. Zira felsefede sistemler dönemi bitmiştir ve yetkiden geçen Karar/lar dönemi yeniden hatırlanmalı veya hatırlatılmalıdır. En son kertede acziyet ve tehlike, karar ânıdır. Hölderlinci anlayışa göre nerede bir tehlike varsa orada sağaltıcı güç bulunur. Sağaltıcı gücün yani kurtuluşun olması için tehlike maksimum düzeye çıkmalıdır. Böylece bunalım dönemlerinde felsefe umut idesini yeşertebilecektir. Umut idesi felsefenin temellendirdiği sorularla kilit taşı sorularını içeriden aştığı Öteki Başlangıç’la imkân dairesine girecektir. Heidegger burada Karar kavramından yaratmayı ve temellendirmeyi kastetmektedir. Ancak bu yaratma, yaşantı kavramıyla ve makineleşmeyle yozlaşmış çağımızın tekrardan felsefî temellendirilmesini ve yorumlanmasını gerektirecektir. Karar, O’nun kendi kendinin zemininin burada olduğu mahaldir ve O’nun hakikati Son Tanrı Fügesi’ndefigürleşir. Son Tanrı, insanlığın kurtuluşudur. Zaten Heidegger’in son mülakatında söylediği de budur. Karar, düşünme etkinliğinin de merkezinde durmaktadır. Bu görev, nadir sayıdaki gelecekten gelecek Düşünür-Eğitmenler’in işidir. Gelassenheit metninde Heidegger; Bilim Adamı, Âlim ve Eğitmen diyaloğunda Nadirler’in karar ânının kilit taşı ve yol açıcıları olduklarını vurgulamaktadır. Neticede Karar, olağanüstü manada anlaşılır. Kararın/kararların fevkaladeliği, Kurtarıcı Son Tanrı fügesinin yolunu açmaktadır. Heidegger’de kurtuluş aslında Meister Eckhart’ın Salıverme basamaklandırmasıdır.