{"title":"NÂSIR-I HÜSREV DİVANI’NDA ŞİİR VE ŞAİR","authors":"Mahmut Caduk","doi":"10.55036/ufced.1202491","DOIUrl":null,"url":null,"abstract":"Fars şiiri, İran’da İslam fetihlerinden sonra VII. Yüzyılda ortaya çıkmıştır. Bu dönemde birçok nazım türü Arap edebiyatından Fars edebiyatına geçse de daha çok kaside nazım türü revaç bulmuştur. İranlı hükümdarlar ve vezirler, kendilerini halk nezdinde ve siyasal zeminde tanıtmaları için saraylarında şairler bulundurmuşlardır. Kaside, Rûdekî, Dakîkî gibi şairlerle Sâmânîler devrinde olgunluğunun zirvesine erişmiştir. Sâmânîler sonrası dönemde kaside, Gazneliler Devleti’nin en meşhur hükümdarı Gazneli Mahmûd’un şairlere sunduğu büyük desteklerle gelişimini sürdürmüştür. Bu dönemde kasidelerin konuları da çeşitlilik arz etmeye başlamış ve dönemin ilmî meseleleri de kasidelerin mazmunları arasına girmeye başlamıştır. Bu devrin önemli kaside şairlerinden biri olan Nâsır-ı Hüsrev de kasidelerinde dinî, felsefî ve ilmî konuları öne çıkaran bir şair olmuştur. Dahası o, kasidelerinde kendi şiir anlayışına yer vermiş; şairliğe ve şairlere dair düşünceler ortaya koymuştur. Nâsır-ı Hüsrev, saray şairlerine yönelik olumsuz bir tutum da sergilemiş, onlara dönük suçlamalarda bulunmuştur. Ayrıca o, gazel tarzında şiirler söyleyen şairleri de tenkit etmiştir. Bu çalışmada Nâsır’ın şiir anlayışı incelenerek gerek çağdaşı gerek önceki dönemlerde yaşayan şairlere bakışı ortaya konulmaya çalışılacaktır.","PeriodicalId":213916,"journal":{"name":"Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Uluslararası Filoloji ve Çeviribilim Dergisi","volume":"332 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0000,"publicationDate":"2022-12-21","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":"0","resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":null,"PeriodicalName":"Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Uluslararası Filoloji ve Çeviribilim Dergisi","FirstCategoryId":"1085","ListUrlMain":"https://doi.org/10.55036/ufced.1202491","RegionNum":0,"RegionCategory":null,"ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":null,"EPubDate":"","PubModel":"","JCR":"","JCRName":"","Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Abstract
Fars şiiri, İran’da İslam fetihlerinden sonra VII. Yüzyılda ortaya çıkmıştır. Bu dönemde birçok nazım türü Arap edebiyatından Fars edebiyatına geçse de daha çok kaside nazım türü revaç bulmuştur. İranlı hükümdarlar ve vezirler, kendilerini halk nezdinde ve siyasal zeminde tanıtmaları için saraylarında şairler bulundurmuşlardır. Kaside, Rûdekî, Dakîkî gibi şairlerle Sâmânîler devrinde olgunluğunun zirvesine erişmiştir. Sâmânîler sonrası dönemde kaside, Gazneliler Devleti’nin en meşhur hükümdarı Gazneli Mahmûd’un şairlere sunduğu büyük desteklerle gelişimini sürdürmüştür. Bu dönemde kasidelerin konuları da çeşitlilik arz etmeye başlamış ve dönemin ilmî meseleleri de kasidelerin mazmunları arasına girmeye başlamıştır. Bu devrin önemli kaside şairlerinden biri olan Nâsır-ı Hüsrev de kasidelerinde dinî, felsefî ve ilmî konuları öne çıkaran bir şair olmuştur. Dahası o, kasidelerinde kendi şiir anlayışına yer vermiş; şairliğe ve şairlere dair düşünceler ortaya koymuştur. Nâsır-ı Hüsrev, saray şairlerine yönelik olumsuz bir tutum da sergilemiş, onlara dönük suçlamalarda bulunmuştur. Ayrıca o, gazel tarzında şiirler söyleyen şairleri de tenkit etmiştir. Bu çalışmada Nâsır’ın şiir anlayışı incelenerek gerek çağdaşı gerek önceki dönemlerde yaşayan şairlere bakışı ortaya konulmaya çalışılacaktır.