{"title":"FROM NATURAL SCIENCES TO SOCIAL SCIENCES: ORGANIZATIONAL ENTROPY","authors":"Hatice Gökçe DEMİREL","doi":"10.33723/rs.1358922","DOIUrl":null,"url":null,"abstract":"Termodinamik yasaları doğa bilimlerinin en temel ve sarsılmaz yasalarıdır. Termodinamiğin birinci yasası ise, enerjinin yoktan var vardan yok olamayacağını ifade etmektedir. Bir başka ifade ile evrendeki enerji sabittir ve var olan bir enerji asla yok olmaz sadece başka bir şeye dönüşür. Termodinamiğin ikinci yasası olan entropi evrendeki her şeyin düzenden düzensizliğe doğru bir eğilimi olduğunu ifade etmektedir. Özellikle evren gibi izole sistemlerin entropisinin asla azalmayacağını, kapalı sistemlerin entropisinin yüksek, açık sistemlerin ise entropisinin madde, enerji ve bilgi girişi ile tersinmez sistemlerde sıfır entropi, tersinir sistemlerde negentropi ile sonuçlanacağı öngörülmektedir. 
 Sosyal sistemler de doğa sistemleri gibi entropiye maruz kalmaktadır. Ancak doğa bilimlerinden farklı olarak sosyal sistemler açık olmalarının yanında en küçük yapı taşı olan insan bilinç sahibidir ve entropiye karşı koyabilecek mekanizmalar geliştirme şansı vardır. Sosyal bilimlerde insanların bir arada yaşamaları için geliştirdikleri ortak dil, kültür, devlet, ideolojiler, kâr amacı gütmeyen örgütler, ekonomiler ve işletmeler hepsi aslında insan yaşamını ortak kabul görmüş belirli kurallar altında düzenli yapılar içinde entropi eğilimine karşı korumaya çalışan kurumlardır.
 Sosyal sistemler içinde insanları ortak bir amaç etrafında, belirli kurallar ve işleyiş altında toplayan en önemli kurumlardan biri örgütlerdir. Örgütler insanlara amaçla bir yön vererek, enerjilerini ve zamanlarını üretime dönüştürerek, ön görülebilir davranış örüntüleriyle belirsizliği azaltarak bir düzen oluştururlar. Ancak örgütler de tüm sistemler gibi entropiden kaçamazlar. 
 Bu çalışmada, örgütlerin entropisini artıran ve azaltan unsurlara ilişkin daha önce yapılan araştırmalarla gerekçelendirilmiş hipotezler ileri sürülmüştür. Örgütlerin entropisine ilişkin bu hipotezlerin makro analiz düzeyinde öngörülebilir sonuçlar üretme kapasitesi yüksektir. Ancak analiz düzeyi küçüldükçe örgütlerin karmaşıklık düzeyi arttığından deterministik kaos kuramları çerçevesinde sonuçlar farklılık gösterebilir.","PeriodicalId":328126,"journal":{"name":"R&S - Research Studies Anatolia Journal","volume":"88 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0000,"publicationDate":"2023-09-23","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":"0","resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":null,"PeriodicalName":"R&S - Research Studies Anatolia Journal","FirstCategoryId":"1085","ListUrlMain":"https://doi.org/10.33723/rs.1358922","RegionNum":0,"RegionCategory":null,"ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":null,"EPubDate":"","PubModel":"","JCR":"","JCRName":"","Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Abstract
Termodinamik yasaları doğa bilimlerinin en temel ve sarsılmaz yasalarıdır. Termodinamiğin birinci yasası ise, enerjinin yoktan var vardan yok olamayacağını ifade etmektedir. Bir başka ifade ile evrendeki enerji sabittir ve var olan bir enerji asla yok olmaz sadece başka bir şeye dönüşür. Termodinamiğin ikinci yasası olan entropi evrendeki her şeyin düzenden düzensizliğe doğru bir eğilimi olduğunu ifade etmektedir. Özellikle evren gibi izole sistemlerin entropisinin asla azalmayacağını, kapalı sistemlerin entropisinin yüksek, açık sistemlerin ise entropisinin madde, enerji ve bilgi girişi ile tersinmez sistemlerde sıfır entropi, tersinir sistemlerde negentropi ile sonuçlanacağı öngörülmektedir.
Sosyal sistemler de doğa sistemleri gibi entropiye maruz kalmaktadır. Ancak doğa bilimlerinden farklı olarak sosyal sistemler açık olmalarının yanında en küçük yapı taşı olan insan bilinç sahibidir ve entropiye karşı koyabilecek mekanizmalar geliştirme şansı vardır. Sosyal bilimlerde insanların bir arada yaşamaları için geliştirdikleri ortak dil, kültür, devlet, ideolojiler, kâr amacı gütmeyen örgütler, ekonomiler ve işletmeler hepsi aslında insan yaşamını ortak kabul görmüş belirli kurallar altında düzenli yapılar içinde entropi eğilimine karşı korumaya çalışan kurumlardır.
Sosyal sistemler içinde insanları ortak bir amaç etrafında, belirli kurallar ve işleyiş altında toplayan en önemli kurumlardan biri örgütlerdir. Örgütler insanlara amaçla bir yön vererek, enerjilerini ve zamanlarını üretime dönüştürerek, ön görülebilir davranış örüntüleriyle belirsizliği azaltarak bir düzen oluştururlar. Ancak örgütler de tüm sistemler gibi entropiden kaçamazlar.
Bu çalışmada, örgütlerin entropisini artıran ve azaltan unsurlara ilişkin daha önce yapılan araştırmalarla gerekçelendirilmiş hipotezler ileri sürülmüştür. Örgütlerin entropisine ilişkin bu hipotezlerin makro analiz düzeyinde öngörülebilir sonuçlar üretme kapasitesi yüksektir. Ancak analiz düzeyi küçüldükçe örgütlerin karmaşıklık düzeyi arttığından deterministik kaos kuramları çerçevesinde sonuçlar farklılık gösterebilir.