{"title":"ALMAN EMPERYALİZMİ VE OSMANLI TOPRAKLARINDA ARKEOLOJİ","authors":"H. Erdemir, H. Erdemir","doi":"10.14225/JOH281","DOIUrl":null,"url":null,"abstract":"Binyillar boyunca farkli kultur ve medeniyetlerin kuruldugu, Anadolu’yu da icine alan Guneybati Asya (Ortadogu), zengin tarihi degerleriyle butun dunyanin dikkatini uzerine cekmistir. Osmanli Devleti’nin dogdugu, kultur ve medeniyetinin olustugu ve gelistigi yer de bu eski dunyanin harikalarinin, yeralti ve yerustu zenginlikleri halinde geride birakildigi topraklardir. Gozle gorulup, elle tutulamayan, ancak eski kulturlerden bir sonraki topluluga geleneksel yollarla yasatilarak aktarilan manevi kultur ve geride birakilan sekillenmis her turlu eserle butun ya da parca parca gunumuze kadar ulasmis olan maddi kultur kalintilari artik yasayan toplumun ve dunyanin da sahip cikmasi gereken ortak degerler olmustur. Osmanli Devleti’nin kuruldugu ve gelistigi caglarda, bu degerlerin ne kadar farkinda olup olmadigi konusu tartismali olmakla birlikte, Osmanli, karsilastigi yeni kulturlerin baska milletlerin urunu olup olmamasini gunumuz asiri milliyetci bakis acilarindan cok farkli degerlendirmistir. Ele gecirilen yerlerde ayakta kalan yapilarin yikilmasi yerine, ise yarayacak halde restore edilerek kullanilmalari sayesinde bu yapilar, bakim ve onarim gorebilmis ve varligini devam ettirmistir. Ancak bu eserlerin ayni zamanda birer sanat, kultur ve tarihi degerinin oldugunun farkina varilmasinin, Osmanli’nin gec donemlerine rastladigi belgelerden anlasilmaktadir. Belgelere gore Osmanli Devleti yetkilileri, 18. yuzyil sonlari-19. yuzyil baslarindan itibaren topraklari uzerinde baslatilmis olan hummali tarihi eser arastirmalarinin sebebini ancak 20. yuzyil baslarinda anlamlandirmaya baslamistir. Bati dillerine tercume edilen antik kaynaklarin Avrupa’da cesitli sebeplerle ilgi ve merak uyandirmasi ve istah kabartmasi, pekcok gezginin Osmanli topraklarinda belirmesine yol acmistir. Gezgin ve seyyahlarin bir kismi ozellikle kendi kulturlerine temel olusturmak icin Hellen, Roma ve Hiristiyanlik kulturune ya da daha eskiye ait olan eserleri gormek, kesfetmek ve hatta ulkelerine goturmek icin yeni bir caba icerisine girmislerdir. Bu, Avrupa dunyasinda yeni bir hareketin baslamasina sebep olmustur. Bu calismada, basta ozellikle Istanbul Basbakanlik Osmanli Arsivi olmak uzere Berlin’de Politisches des Archiv Auswartigen Amtes’daki Alman belgelerine dayanarak Devlet ve sahislar nezdinde, Almanlar’in Osmanli Devleti icerisinde yaptiklari eskicag ve arkeoloji arastirmalari ve bunlarin sonuclari ele alinacaktir.","PeriodicalId":342763,"journal":{"name":"Journal Of History School","volume":"22 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0000,"publicationDate":"1900-01-01","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":"1","resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":null,"PeriodicalName":"Journal Of History School","FirstCategoryId":"1085","ListUrlMain":"https://doi.org/10.14225/JOH281","RegionNum":0,"RegionCategory":null,"ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":null,"EPubDate":"","PubModel":"","JCR":"","JCRName":"","Score":null,"Total":0}
引用次数: 1
Abstract
Binyillar boyunca farkli kultur ve medeniyetlerin kuruldugu, Anadolu’yu da icine alan Guneybati Asya (Ortadogu), zengin tarihi degerleriyle butun dunyanin dikkatini uzerine cekmistir. Osmanli Devleti’nin dogdugu, kultur ve medeniyetinin olustugu ve gelistigi yer de bu eski dunyanin harikalarinin, yeralti ve yerustu zenginlikleri halinde geride birakildigi topraklardir. Gozle gorulup, elle tutulamayan, ancak eski kulturlerden bir sonraki topluluga geleneksel yollarla yasatilarak aktarilan manevi kultur ve geride birakilan sekillenmis her turlu eserle butun ya da parca parca gunumuze kadar ulasmis olan maddi kultur kalintilari artik yasayan toplumun ve dunyanin da sahip cikmasi gereken ortak degerler olmustur. Osmanli Devleti’nin kuruldugu ve gelistigi caglarda, bu degerlerin ne kadar farkinda olup olmadigi konusu tartismali olmakla birlikte, Osmanli, karsilastigi yeni kulturlerin baska milletlerin urunu olup olmamasini gunumuz asiri milliyetci bakis acilarindan cok farkli degerlendirmistir. Ele gecirilen yerlerde ayakta kalan yapilarin yikilmasi yerine, ise yarayacak halde restore edilerek kullanilmalari sayesinde bu yapilar, bakim ve onarim gorebilmis ve varligini devam ettirmistir. Ancak bu eserlerin ayni zamanda birer sanat, kultur ve tarihi degerinin oldugunun farkina varilmasinin, Osmanli’nin gec donemlerine rastladigi belgelerden anlasilmaktadir. Belgelere gore Osmanli Devleti yetkilileri, 18. yuzyil sonlari-19. yuzyil baslarindan itibaren topraklari uzerinde baslatilmis olan hummali tarihi eser arastirmalarinin sebebini ancak 20. yuzyil baslarinda anlamlandirmaya baslamistir. Bati dillerine tercume edilen antik kaynaklarin Avrupa’da cesitli sebeplerle ilgi ve merak uyandirmasi ve istah kabartmasi, pekcok gezginin Osmanli topraklarinda belirmesine yol acmistir. Gezgin ve seyyahlarin bir kismi ozellikle kendi kulturlerine temel olusturmak icin Hellen, Roma ve Hiristiyanlik kulturune ya da daha eskiye ait olan eserleri gormek, kesfetmek ve hatta ulkelerine goturmek icin yeni bir caba icerisine girmislerdir. Bu, Avrupa dunyasinda yeni bir hareketin baslamasina sebep olmustur. Bu calismada, basta ozellikle Istanbul Basbakanlik Osmanli Arsivi olmak uzere Berlin’de Politisches des Archiv Auswartigen Amtes’daki Alman belgelerine dayanarak Devlet ve sahislar nezdinde, Almanlar’in Osmanli Devleti icerisinde yaptiklari eskicag ve arkeoloji arastirmalari ve bunlarin sonuclari ele alinacaktir.